Köyde geçirdiğim iki üç yıllık zaman içinde, bana bir cehennem azabı çektiren bütün tiksintilerim, öfkelerim, gayızlarım, isyanlarım, umutsuzluklarım sağ böğrümdeki yaradan sızan kanlarla beraber akıp gidiyor. Sanki içimin ufuneti patlayıp bu delikten boşalıyor gibi... Öyle bir rahatlık, öyle bir rahatlık hissediyorum ki
Sahi, ben ne duruyorum? Bunu, kendi kendime izahtan acizim. Elim ayağım kımıldamaktadır. Fakat, bunları kımıldatan irademe bir taraftan felç gelmiş gibi. Bir şeye karar veremiyorum. Bütün basiretim bağlanmış.
İnsan, bazı, rüyalarda böyle olur. Bağırmak ister, sesi çıkmaz; koşmak ister, koşamaz.