ne yalnızlık imgeleri gordu ne umut ne özlem ne de caresizlik.ruhundaki tutkulardı canlanan; savuruyor, kamcılıyorlardı ruhunu, kusursuz bedenıne gunbegun çarpan dalgalar gibi
bir daha asla eski ben olmayacağım. yarın başka bir insan olacağım. ancak etrafımdaki hiç kimse Japonya'ya dönenin eskisinden farklı bir kişi olduğunu fark etmeyecek. dışarıdan bakıldığında, tek bir şeyin bile değiştiği anlaşılmayacak çünkü. fakat, içinde bir şeyler yanıp kül olmuş, yok olmuş olacak. bir yerlerde kan akmış, içimden bir şeyler kopmuş olacak. yüzüm düşecek, dilim tutulacak. kapılar açılıp kapılar kapanacak. ışıklar sönecek. bugün benim için son gün. bu son günbatımım. şafak sökünce artık burda olmayacağım. bu bedene başka bir insan girmiş olacak.
benim en büyük mutluluğum her şeyden kaçmak.her şeyden.tüm çocuklardan.tüm acılardan.tüm sevgilerden.tüm orgazmlardan.tüm gecelerden.tüm günlerden.her hilal aydan, her ülkeden.her sınırdan.
her dünyadan, her öteki dünyadan, her yaşamdan.ben her gece ölüyorum.her sabah yeniden canlanıyorum.her yirmidört saatlik zaman dilimi hem ölüm hem yaşam aynı zamanda.en sonunda benim ben'im ve benim ben'im "ben" olacaklar.
susulan her şeyi, büyüyen ya da ölmekte olan, ölmüş olan her şeyi daha doğru anlatmalıyım, daha yoğun yaşamalı, ve daha çok öne çıkartmalıyım.her nesneyi, her canlıyı, herhangi bir insanı, her gördüğüm şeyi yaşanmışa çevirmeliyim, derinliştirmeli, yaygınlaştırmayı, rüzgarlar gibi esmesini, yağmurlar gibi yağmasını sağlamalıyız, kendimi canlı ya da cansız, doğmuş ya da doğmamış olarak göreceğim o ufacık noktanın sonsuzluğuna kadar.kendi aldığım bu kararla ölümü de büyütmeliyim.yaşamım, ölümüm tüm yaşamı, tüm aşkları ve tüm ölümleri kapsamalı.