MUSTAFA KUKU

MUSTAFA KUKU
@daimaokur61
Ancak kendi mahremiyetimiz aşırı bir istilaya uğradığında öfkelenip kafa tutmaya başlıyoruz. Ama bu öfke de kısa sürüyor ve pek şiddetli olmuyor. Sanki tepki gösterme yeteneğimiz uyuşmuş veya uyuşturulmuş gibi. Bugün içinde yaşadıklarımızdan farklı koşullarda, özgürlüklerimize getirilecek en ufak bir engelleme bizde bir öfke patlamasına yol açardı. Bizi dinlemeleri, filme çekmeleri, gidiş gelişlerimizi gözetim altında tutmaları hiç kabul edilemez gelirdi; havaalanlarında üzerimizi aramaya, bedenlerimizi görüntüleme cihazlarıyla taramaya, ayakkabılarımızı veya kemerlerimizi çıkarmak zorunda bırakmaya cüret etmelerini hakaret sayardık; yetkililere katı sınırlar koymak amacıyla derhal yurttaş birlikleri oluşurdu. Ama artık böyle tepki vermiyoruz. Biyoloji terminolojisinden yararlanacak olsaydım, son otuz yılda dünyada olup bitenin vücutlarımızda "antikor salgılanması"nı "bloke" ettiğini söylerdim. Özgürlüklerimize yönelik ihlaller bizi eskisi kadar incitmiyor. An- cak gevşek bir biçimde karşı çıkıyoruz. Koruyucu makamlara güvenme eğilimindeyiz ve bazen abarttıklarında, hafifletici nedenler buluyoruz.
Sayfa 184·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kader
Bazıları anlamlı anlamlı göz kırparak, Doğulu olan bana, "ya kader?" diye soracaktır. Buna hep bir yelkenli için rüzgâr neyse, kaderin de bir insan için aynı şey olduğu cevabını veriyorum. Dümen başındaki insan rüzgârın nereden eseceğine karar veremez, ne şiddette eseceğine de, ama kendi yelkenini yönlendirebilir. Ve bu da kimi zaman inanılmaz derecede fark eder. Aynı rüzgâr deneyimsiz ya da ihtiyatsız ya da yanlış karar veren bir denizciyi felakete sürüklerken, bir başkasını sakin bir limana ulaştıracaktır
Sayfa 84·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
İnsanlar
"Her gün arabayla elli kilometre yol gidiyor, sonra bir iki cam kavanozu geri dönüşüm kutusuna attılar diye kendilerini iyi hisse- diyorlar. Barıştan iyi bir şey gibi bahsedip sonra savaşı yüceltiyorlar. Öfkeye kapılıp karısını öldüren adamı aşağılıyor ama bomba atıp yüzlerce çocuğu öldüren kayıtsız askerlere tapınıyorlar."
Sayfa 240·Kitabı okudu
Dünyada parayı elinde tutan patronların hayatları incelendiğinde hiçbirisinin başı ağrıdığında parol aldığını, tansiyon ilacı kullandığını görülmez. Elbette de "Şifa" kav- ramının ilahi boyutundan habersiz oldukları için tam anlamıyla "biliyorlar" desek doğru söylemiş olmayız, ancak en azından doğrunun kendi ürettikleri olmadığını bildiklerinden eminiz.
Sayfa 302·Kitabı okudu
Aşı; bilim dünyasının kutsallarındandır. Aşı ile hastalıkları önleme mantığı aslında bir teoriden öteye gitmese de yine de bu teoriye karşı gelen doktorlar; çalışmalarına, uzmanlıklarına bakılmadan tıp dünyası tarafından alaya alınır, aforoz edilir. Aşı dokunulmazdır. Yorumu açık değildir. Aşı hakkında soru sormak bile cehalettir birçoğunun gözünde. Ama bir kere merak edip “neler dönüyor?“ Sorusunu sorabilmek önemlidir, soran da işin içinden zor çıkar zaten… 
Sayfa 261 - FıtriKitap·Kitabı okudu