Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
HAYALET YAZARLARININ KÂTİBİ PESSOA Herkes için hayat değerli. Bu yüzden hepimiz çaba göstermiyor muyuz? Güzel yaşamaya, uzun yaşamaya çalışmıyor muyuz? Bunun için değil mi dünyanın hengâmesi? Peki bir değil de birçok hayatı yaşama olanağımız olsaydı, aynı şeyleri yapar mıydık? Bana bütün bunları düşündüren, Portekizli yazar Fernando Pessoa. Hani şu meşhur “Huzursuzluğun Kitabı”nın yazarı. Kırk yedi yıllık ömrüne pek çok ayrı benliği sığdıran dâhi. Ölümünden sonra açılan tahta sandıkta bulunan yirmi yedi bin sayfalık edebî mirası ile dünyaya hâlâ bir şeyler söyleyen, edebiyat dünyasını besleyen yazar. Yazılarını yetmiş iki ayrı yazar kimliği ile dünyaya bırakan Pessoa için “mahlas kullanmış” demek yüzeysel bir yaklaşım olur. Pessoa, sadece farklı isimler kullanarak yazılar yazmamış. Öncelikle zihninde hayali yazarlar yaratmış. Onları kimlikleri, sosyal statüleri, üslupları, fikirleri ile kanlı canlı birer “kişi” olarak algılamış. “Yazarın kendisinden başka biri gibi yazması” olarak tanımlanan “Heteronim”i kullanarak, içindeki “çoklu yaşam”ı, “yaşamlar”ı edebiyata yansıtıp mahlas kullanmanın çok ötesine geçmiş. Pessoa’nın edebiyatta seçtiği yol, yetmiş iki ayrı yazar oyununu oynayarak yazılar yazması, akıllara “Acaba şizofreni hastası mıydı?” düşüncesini akla getirirken, “Ancak bir dehâ böyle bir şeyi başarabilir” yorumları da yapılıyor. Edebiyat dünyasının tartıştığı bu konuyu ben de merak ettim. “Huzursuzluğun Kitabı” ve “Anarşist Banker” kitaplarını okuduktan sonra, onu daha iyi tanımak için aldığım “Pessoa Pessoa’yı Anlatıyor” kitabında sorularıma açıklık getiren yine Pessoa’nın kendisi oldu. Işık Ergüden’in derlediği ve Türkçeleştirdiği Sel Yayınları etiketli “Pessoa Pessoa’yı Anlatıyor” kitabında, mektuplarla, günlüklerle, yazarın kendi analizleriyle kişiliği ve
Pessoa Pessoa'yı AnlatıyorFernando Pessoa · Sel Yayıncılık · 2019566 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2023 59. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2023 01:27
Benyusuf/Sezgin KAYMAZ Sezgin Kaymaz'ın okumuş olduğum ikinci kitabı, bundan sonra daha çok okurum diye düşünüyorum hatta okuyacağım kitabının ismini bile kitabın satırları arasında buldum birbirinden güzel hikayelerden oluşan güzel bir kitaptı. Ne bilsin başına gelmeyen kişi, Seyreder kenardan, bakar savuşur. (Katibi)/Syf.9 Zaman bir çiçek gibi büyür kabrimde kendiliğinden, Bir gün seni sevdiğimi anlarsın. Ümit Yaşar Oğuzcan /Syf.21 Ben de öleceğim şimdi, ölü yazarlar dirilerinden çok daha kıymetlidir./Syf.32 Ağladığımı fark ettim. O da fark etmiş. Mektup şöyle bitiyordu: ... Ağlıyor musun sen? /Syf.33 Taçları başlarından uçtu, elbiseleri üstlerinden döküldü ... Mevlana/Syf.43 Huyumdur bir de bir sonraki aşamayı, yani kötüsünü düşünmek istemem hiçbir zaman. Satrançta önüme gelene niye yeniliyorum? Bundan. Ben şu hamleyi yaparsam o da salak değil, bu hamleyi yapar diye bir öngörü hiç yok bende. Sadece "Ben şu hamleyi yaparsam ... " kısmı var./Syf.81 ilaçla iğneyle kimyayla kirletilmemiş mis gibi toprakta, kendi sevdiği yerde, kendi istediği güneşte senin de bayıla bayıla içeceğin kaynak suyuyla beslemiyorsan çay değil o içtiğin. Nitratı, azotu, amonyum sülfatı, kalsiyumu yemiş yemiş kudurmuş bol zehirli kuru yaprak./Syf.90 Bilmiyor boyunun ölçüsü için Başının ucuna geldiklerini ... Ahmet Kutsi Tecer /Syf.107 Düşünsene ... Ölmüşsün, bir dolu insan sana bakıyor dalga geçer gibi. Sevinçli bir telaş içindeler. Bir pozlar, bir gösterişler, ölüye saygıdan, ölü sahibine anlayıştan ziyade kendi egolarıyla, benlik ve bencil likleriyle, kibirleriyle dolu hepsi. Az sonra gömüp gidecekler seni, kalacaksın toprağın altında.../Syf.112 Turgenyev'in şu sözü çok hoşuma gider mesela: Ölüm en eski şeydir ama her insana yepyeni görünür. Di mi?" /Syf.114 Ne demiş Nazım Hikmet?
BenyusufSezgin Kaymaz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2019942 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·150 syf.··
2023 9. kitabı
Orhan Kemal Türk edebiyatında “kadın” karakterini ön planda tutmuş yazarlardan birisidir. Yine bir kadın karakteri başrolde tuttuğu Cemile kitabı 1930’lu yıllarda Adana’da geçmektedir. Romanımızı analiz etmeden önce kısa bir roman özeti geçmekte yarar vardır. Roman, Çukurova’da bir fabrika ve işçilerinin arasında geçen bazı olay örgülerini bizlere sunmaktadır. Fakir bir mahallenin fakir işçileri arasında geçen olay örgüleri okuyucuya mahallenin koşulları şu cümle ile çok iyi bahsedilmektedir; “Evler.. Yan yatmış, diz çökmüş, bağdaş kurmuş, kapaklanmış, yahut tam yuvarlanacakken tutunuvermiş, evler, işçi evleri.” Roman Boşnak bir kız olan Cemile ve aynı fabrikada Katip olan Necati’nin aşkını bizlere anlatmaktadır. Ancak sadece bu aşk bizlere sunulmamıştır. Orhan Kemal, Cemile’de ön plana çıkarttığı Boşnak kızı ve Katip Necati’nin aşkına ek olarak arka planda, geçimini emeğiyle sağlayan işçilerin karşı karşıya kaldıkları geçim zorluklarını anlatır. Çukurova’nın zenginlerinden olan bir başka karakter Çopur Halil’in arkadaşları aracılığıyla Cemile’ye evlenme teklif etmesi neticesinde olaylar başlar ve olay örgüler gelişir. Cemile’nin gönlü ise fabrikanın katibi Necati’dedir. Cemile, Çopur Halil’in evlilik teklifini reddederek kendisini istemediğini belirtir. Fakat, Çopur Halil işin peşini bırakmaz ve romanın bitimine kadar Cemile ile Necati’ye rahat vermemektedir. Romanda fabrikada bulunan mühendis İtalyan, kurduğu düzen ile fabrikanın gelişimi için katkıda bulunabilecek bir insandı. Fakat fabrika içerisindeki çıkarlar ile İtalyan’ın düzeni çekişmekteydi. İtalyan’ın fabrikadan kovulması için türlü entrikalar çeviren fabrika işçileri zaman zaman ustaların galeyana getirme durumlarına boyun eğmiş ve öfkeyle kalkmışlardır. İşçilerin aldığı maaş yeterli bulunmuyor ve bazı
1000Kitap
CemileOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20175,7bin okunma
10/10
·975 syf.··
Beğendi
·
2023 47. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2023 16:42
Neden çocukken belki Felsefe Taşı’nı belki de Sırlar Odası’nı okuduğumla bırakmışım, neden gençken bir daha, neden yetişkin olunca bir daha okumamışım? Beğenim, her kitapla katlanarak artıyor. Bayıla bayıla okudum. Çocukluk aşkım (hadi tamam itiraf edeyim, aşklarımdan biri) Cho ile Harry’nin arasında geçenler tatlı tatlı tebessüm etmeme (oooğlum Harry bak bu seni terk eder kesin diye düşünüşüm, kitabın sonunda gerçekten öyle çıkınca kadınlar konusunda... neyse devam edemeyeceğim), Sirius’un ölümü ya da perdenin arkasında kaybolması içimde bir şeylerin kopmasına, Dumbledore ile Voldemort arasındaki muazzam düello da heyecanla sayfaları çevirmeme sebep oldu. Serinin sayfa sayısı en fazla olan kitabı da an itibariyle bitti. Ben, Harry Potter serisini okurken, kitaplarla filmler arasındaki ufak detayları not aldım. Birileriyle Harry Potter izlerken, “aslında kitapta şöyle oluyor ya” diyerek eşi dostu kendime gıcık edeceğim farklılıklar -ilk kitapta çok az sonra her kitapta daha da fazlalaşan- o kadar fazlalaşmaya başladı ki bilmem birileri okur mu… Hatta benim bile bir anlığına -filmi tekrar ilk izleyişimde- notlarımı düzenleyecek olmamdan gözüm korktu. Ama illaki okumak isteyen olacaktır (bana sorarsanız uğraşmayın, ben zevk aldığım için yaptım, yaklaşık kırk - kırk beş kağıt dolusu ediyor) ya da eğer bir gün notlarımı kaybedersem bulabileceğim bir yer olur. Eğer okuyacak biri varsa kolay gelsin ve keyifli okumalar. 1- Dudley’in Ruhu Ağzında -Harry, kirli ve yırtık kot pantolon, bol ve solmuş bir tshirt ile tabanları kalkmış bir spor ayakkabı giyiyor. Harry bu halde Dudley’lerin evinin bahçesindeki çiçek tarhına uzanıp Dursley’lerden uzak olmaya çalışıyor. -Dudley ise ailesine her gün bir başka arkadaşına çaya gittiğini söyleyerek oyun parklarını kırıp dökmek, köşe
Harry Potter
Harry Potter ve Zümrüdüanka YoldaşlığıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202032,5bin okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2022 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2022 23:04
İncemeye nerden başlasam bilemiyorum. Kitap beni oldukça etkiledi duygularımı yazabilecekmiyim emin bile deyilim ama böyle bir kitap kesinlikle bir incelemeyi, güzel yorumları hak ediyor. Charles Dickens ' ın okuduğum ilk kitabı ve her ay bıkmadan 1 defa okuyabileceğim, kendime burdan öğütler çıkarabileceğim düşüncesindeyim. Ebenezer Scrooge, kalpsiz, insafsız, cimri, insanların sevmediği, noelden nefret eden, yakınında bulunan insanların bile sevemediği bir kişilik. SPOİLER İÇERİR...!!! Scrooge ve marley adında bir dükkanları var. Ortağı olan Jacob Marley 7 yıl önce noel günü ölüyor. Ortağıda Scrooge gibi bir adam onuda belirtmek isterim. Noelden 1 gün önce Scrooge ' nin yeğeni Fred dükkana gelip dayısını noel yemeğine davet ediyor ancak dayısı yine onu başından def ediyor. Sonrasında içeriye 2 tane güzel giyinşmli adam geliyor ve yardım kuruluşundan geldiklerini noel için yardım topladıklarını söylüyor ancak Scrooge onlarla dalga geçip onlarıda başından savıyor. Bide katibi var oda Bob Cratchit. Scrooge ona çok kötü davranıyor. Scrooge ölen ortağının evinde yaşıyor. Bu olaylar yaşandıktan sonra eve gidiyor üstünü değiştiriyor ve birden mahzenden ayak sesleri duymaya başlıyor merkalanıyor ve bir bakıyor ki karşınsada 7 yıl önce ölen ortağı marley in ruhu. Marley ona çok acı çektiğinden iyilik yapması gerektiğinden, kendini dünya hayatından soyutlamasını öneriyor. Kendi çektiği acıları onun çekmesini engellemek için ona 3 hayalet görüneceğini söylüyor ve gelecekleri zamanı da söylüyor. İlk hayalet cocuk gibi gözüken yaşlı biri ve kendini geçmiş noellerin hayaleti olarak tanıtıyor. Ve yolculuk burda başlıyor. Vardıkları yer Scrooge nin büyüdüğü çocukluğunu geçirdiği köye geliyorlar. Orada yaşadığı anılar hatırlıyor, cocuk gibi mutlu oluyor ve
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,3bin okunma
Lyon’da Düğün
Puan vermedi
LYON’DA DÜĞÜN Öykü aslında iki gencin aşkını anlatıyor gibi görünse de daha derin. Fransız devriminin ve Terör döneminin en kanlı günlerinden birini anlatan öykü oldukça etkiliydi. Hadi gelin öykünün içine girelim. Az önce de söylediğim gibi kanlı bir gün. İnfaz kararı çıkmış tam altmış dört kişi. Ve bu kişiler belediye mahzenine götürülür. Biraz sonra yirmi kişi daha eklenir. Yeni eklenen kişilerin arasında subay Robert de L.'nin nişanlısı da bulunmaktadır. Genç kadın sevdiği adamın hayatını kurtarmak için çok sonraları kentin kasabı olarak da ün salacak olan Joseph Fouche'nin yanına gider. Fakat adam kadına nişanlısının idam edildiğini söyler. Duydukları karşısında şaşkına dönse de artık hayata devam edemeyeceğini anlar ve o da bir nevi ölmek için adama hakaretler eder. Ve istediği olmuştur kız da şimdi mahzendedir. Diğer mahkumlar gibi ölümü düşünürken çocukluk arkadaşını, şimdiki nişanlısını görür. Kavuşurlar. Zweig burada iki sevgilinin birbiriyle kavuşma sahnesini yaşamış resmen. Çift aralarında konuşurken mahkumlardan biri onları dinler ve hikayelerinin hiç değilse mutlu sonla bitmesini ister. Mahkumların içinde eski bir papaz vardır. Onunla da konuşarak gençlerin durumunu anlatır. Ve papaz, çiftin nikahını kıyar. Mahkumlar el ele verip çiftin son gecelerini mutlu geçirmeleri için onlara küçük bir oda yaparlar. Ertesi sabah ise sadece çift değil, diğer mahkumlar da ölüme mutlu ve huzurlu bir şekilde giderler... Mahkumların ölmeden önce bir işe yaradıklarını, gençleri mutlu ettiklerini bilmeleri onları idama bile götürürken gülümsetir. Çiftin ve diğer mahkumların bedenleri ırmakta kaybolur. İKİ YALNIZ İNSAN Geldik ikinci öyküye. Epey kısa olan bu hikayede adından da anlaşılacağı üzere iki yalnız insanın hayatı daha doğrusu acıları ve üzüntüleri anlatılmakta.
Edebiyat
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139,1bin okunma