Sena Dalgıç

Sena Dalgıç
@dalgicsena
İzmir'de dünyaya geldim. Fotoğrafçılığa olan merakım beni makineme bağladı. Özel galeriler yapmaktayım.
Yazar - Editör
izmir
izmir
27 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
10/10
·360 syf.·
2017 3. kitabı
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi...
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·101 syf.··
Beğendi
·
2017 11. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2017 00:00
Sefalet, sömürülmüşlük, umut, hırs... Bir çok kelime ekleyebilirdim buraya İnci ile alakalı. O kadar güzel, o kadar sade, insanın içinde hoş bir seda bırakan bir uzun öyküydü İnci. Kitap çok kısa olmasına rağmen içinden bir çok ders çıkardım, hepsi aslında hayatın ta kendisi olan. 1) Kahramanımızın bebeği hastalanır ve çocuğu doktora götürmek isterler. Sömürülmüşlük öyle bir safhaya ulaşmıştır ki, doktor o küçücük yavruya bakmaz bile. Bu düzende, eğer paran yoksa ölürsün. Eğer kurulu düzene başkaldırırsan ölürsün. Eğer alt tabakadansan ölürsün. İnsanların senden sömüreceği hiç bir şeyin yoksa elinde, insanların seni kullanamayacağı kadar sefilsen, seni atarlar bir köşeye. 2)Bir diğer dikkatimi çeken mesele de şu oldu: Evlilik. İnsanların parası yok diye evlenemediği bir yer düşünün. Tanıdınız değil mi? Şuan bizde de böyle değil midir durum? Bu ayrıca o zamanki kokuşmuş sistemi de gözler önüne seriyor. İnsanların parası yok diye kilise nikahlarını bile kıymıyor, hatta çocuklarını vaftiz dahi etmiyorlar. Yine dini ticarete döken insan tipi ile karşı karşıya kalıyoruz. 3)Hırs... İnsanın para hırsı... Daha iyi yiyecekler yeme, daha iyi giysiler giyme, daha iyi bir evde yaşama gibi, her insanın tabii hakkı olarak görülmesi gereken bazı hasletler, insanların sömürülmesiyle ellerinden alınırken ortaya bu hırsa köle olan insan toplulukları çıkıyor. Aslında kitap hakkında o kadar derin bir tahlil gerekir ki, kitabın tahlilinden de ayrı bir kitap çıkar diye düşünüyorum. Steinbeck bize harika bir eser bırakmış, daha bir çok şey yazılabilirdi kitap hakkında ama, ben en dikkatimi çekenlerle sınırlamayı uygun buldum. Yazarımız çok gerçekçi, açık seçık yazan, söyleyeceğini okuyucunun kalbine üfleyen biri. Bu harika eseri mutlaka okumanız temennisiyle...
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2017 7. kitabı
Varlık yokluk, belirlilik belirsizlik, düş gerçeklik arasındaki ince çizgide duran romanda, kurum ve birey bazında katı olana ve taşra hurafelerine dair mizahi ve duygusal göndemeler yerli yerindeydi. Romanda doğayı, varoluşu ve tinsel olan unsurları içine alan tasvirler ve benzetmeler etkileyiciydi.. Bunun yanında olay kurgusunun aralarına ustaca serpiştirilmiş şiirsel dil yazarın kompozisyon üzerindeki yetkinliğinin önemli bir göstergesi.. Özellikle aşağıdaki satırları okurken, Rus yönetmen Andrei Tarkovsky'nin sanata bakış çerçevesinde imgelem gücünün doruğu olarak gördüğü, benim de çok sevdiğim japon Haiku şiirlerini anımsadım.. Kim bilir hangi tepeye çıktıkları sırada, bulanık bulutlar aktı içlerindeki umudun üstünden, keskin bir rüzgar yerdeki buz kırıntılarını süpürerek ince ince savruldu... Ola ki bu yüzden kanat sesleri, tam olarak izlenememiş bir uçuşun görülmeyen yanlarını tamamlamak istercesine bir süre kaldı boşlukta, belki birkaç karış daha yükselip çoğaldılar sonra, ardından da kalabalık bir sürü halinde, hızla ardıçların içine indiler. Öyle ki inişlerinin şiddetiyle birkaç topak kar düştü dallardan; ıssızlığından kopan birkaç topak kar, başka bir ıssızlığa yuvarlandı. Bu öyle hüzünlü bir yuvarlanıştı ki, ardıçlar dayanamayıp uğuldadı bir an; uğultu öteki dalları da silkeledi sonra, giderek derinleşen yemyeşil karanlığa lapa lapa kar yağmaya başladı...s. 227
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
10/10
·592 syf.··
2017 43. kitabı
İlk defa okuduğum bir yazar, kitaba şüphe ile başlamıştım fakat kurgusunu, anlatım dilini çok beğendim.Son sayfaya kadar ne olduğunu bir türlü bulamıyorsunuz.Aşk, ihanet ve cinayet üçlemesinde kimin ne kadar suçlu ya da suçsuz olduğunu anlamıyorsunuz sürekli kafanızdaki tespit değişiyor ve son sayfa da ters köşeye yatıyorsunuz.Muhakkak okuyun....
Gül Yaprağı KumsalıDorothy Koomson · Doğan Kitap · 201460 okunma
Bize verilen hayatı kemirmeye koyulanlar ilk saatimiz. - Seneka
Sayfa 177 - Bahar Yayınevi