8/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
Okuyunca çok iyi anladım bu piyesin neden klasikleştiğini. Kaç yüzyıldır halen aynı güç ve para arzusu, aynı dalkavuklar, aynı kanunların güçlüler elinde araçsallaştırılması. Kapitalist sistemim erken bir eleştirisi olarak da okuyabiliriz piyesi. Sonuçta oyun, yüzyıllara meydan okuyor. Eskimiyor. Umutsuzluğa kapılmadım yine de.
Edebiyat
CimriMolière · Remzi Kitabevi · 198328bin okunma
10/10
·706 syf.··
Beğendi
·
2026 211. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:43
Üç İstanbul, halk tabakasını değil elit zümreyi, iktidarı ve iktidarla yoğun bir ilişki kurınuş kişilikler arasındaki yozlaşınayı, çözülüşü, çürümüşlüğü ana tema olarak seçmiştir. Roman oradan bakarak bir aniatı oluşturur: iktidar seçkinlerinin bir anlatısı ve sosyolojisi ile yüz yüze getirir okuyucuyu. Roman toplumun çürüyen, bozulan, çöziilen yanlarını öne çıkardığı için hikaye ettiği dönemlere ait tipler bundan ötürü "yalnız kişisel çıkar ardında koşan insanlar, dalkavuklar, jurnalciler, iki yüzlüler, ancak başkalarının kötü durumlara düşmeleriyle mutlu olanlar, birbirlerinin kuyularını kazanlar, birbirlerinin karılarını baştan çıkaranlar, birbirlerinin servetlerine göz dikenler", iktidar gücüne sahip olmayı yahut iktidara yakın olmayı kendi çıkarı için kullanan lar, her zaman güçlü ve güçten yana tavır alanlar, takliti modernlikle eşleştiren kibir ve servet tutsağı kişilikler, savaş döneminde zenginleşen savaş vurguncuları olur. Amaç çürüyen İstanbul'un üç ayrı dönemini, bu dönemin sosyolojik gerçekliğine dayanarak açıklamaktır.
Hayata Dair
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20173,388 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çöken Bir İmparatorluğun ve Kokuşan Bir Aydın Neslinin Otopsisi
9/10
·576 syf.··
2026 24. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 08:46
​Yakın tarihimizin en sarsıntılı fay kırılmalarını; Abdülhamid, İttihat ve Terakki ile Mütareke dönemlerini okumak için kurguya sığındığınızda karşınıza çıkacak en sarsılmaz anıt Üç İstanbul'dur. Tevafuk odur ki, koca bir imparatorluğun tasfiyesini anlatan bu eseri, satır aralarında karşıma çıkan o karanlığı yırtan umut ışığıyla, 19 Mayıs'ta bitirmek okuma serüvenimi çok daha anlamlı kıldı. Yazarın bu üç dönemi de bizzat yaşamış olması, eserdeki siyasi ve sosyolojik havanın altını bir tarihçi soğukkanlılığıyla dolduruyor. ​Kitabın teknik anlamdaki en vurucu yanlarından biri, yazarın dönemsel ve zihniyet değişimlerini uzun nutuklarla değil; "şark odası", "kalpak" gibi eşyalar ve dekorlar üzerinden ustaca hissettirmesidir. Yüzden fazla karakterin olduğu bu devasa kadroyu genellikle ziyafetler ve balolar gibi büyük sahnelerde bir araya getirerek okuru yormaktan kaçınmış, aralara serpiştirdiği ufak hatırlatma cümleleriyle de kurgu hakimiyetindeki dehasını göstermiştir. ​Eserin dili konusunda yapılan eleştirilere katılmamakla birlikte, yazarın burada çok bilinçli bir "katmanlı dil" kullandığını belirtmek gerekir. Anlatıcı olarak nispeten temiz bir dil kullanırken; karakterlerin diyaloglarında, mektuplarında veya Adnan'ın kaleme aldığı "Yıkılan Vatan" adlı roman kesitlerinde mecburen dönemin o buhranlı, şatafatlı ve ağdalı "aydın" lisanına bürünmüştür. Ayrıca Tolstoy, Nietzsche ve Freud gibi düşünürlerin isimlerinin konaklarda yankılanması, eseri basit bir dönem kurgusu olmaktan çıkarıp, imparatorluk çökerken Batı'nın buhranlarıyla yönünü bulmaya çalışan Türk aydınının entelektüel krizini yansıtan bir fikir laboratuvarına dönüştürüyor. ​Karakter tahlillerine gelirsek; güç ve para zehirlenmesiyle adım adım çürüyen Adnan'ın çöküşü, bizzat devletin çöküşüyle paralel
Edebiyat
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,388 okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 00:00
Dalkavuklar Gecesi ve Z Vitamini, yazarın yaşadığı devri, o devirdeki yetkilileri -birincisinden antik çağda muhayyel bir devlete taşıyarak, ötekinde kendi zamanından 50 yıl sonrasına taşıyarak -hicvettiği iki kısa satirik/allegorik romandır. Hüseyin Hüseyin Nihâl Atsız
Dalkavuklar Gecesi - Z VitaminiHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20198,8bin okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 11:00
Hüseyin Nihal Atsız’ın Dalkavuklar Gecesi ve Z Vitamini adlı iki kısa romanı, aslında tek bir kitapta birleştirilmiş hiciv (taşlama) türünde eserlerdir. Kitap, hem kurgusal dünyası hem de verdiği mesajlarla dönem eleştirisi yapan politik bir anlatı olarak öne çıkar. Eserin temelinde, “dalkavukluk” yani güce yaranmak için doğrulardan vazgeçen insan tipleri sert bir şekilde eleştirilir. Dalkavuklar Gecesi kısmında, Hitit medeniyeti üzerinden yönetim çevresindeki çıkarcı kişiler ve onların adaleti nasıl bozduğu anlatılır. Z Vitamini bölümünde ise bu eleştiri daha güncel bir zamana taşınarak benzer karakterlerin modern toplumda da var olduğu gösterilir. Kitabın en dikkat çeken yönü, sembolik anlatımın güçlü olmasıdır. Gerçek isimler yerine kurmaca karakterler kullanılır ama aslında eleştirilen kişilik tipleri oldukça tanıdıktır: çıkarcılar, korkaklar ve güce göre yön değiştirenler. Bu da eseri sadece bir hikâye olmaktan çıkarıp toplumsal bir eleştiriye dönüştürür. Üslup olarak oldukça sert, yer yer alaycı ve iğneleyicidir. Yazar, düşüncelerini gizlemeden doğrudan ifade eder. Bu nedenle okurken hem düşündüren hem de zaman zaman rahatsız edebilen bir metin ortaya çıkar. Genel olarak Dalkavuklar Gecesi – Z Vitamini, sadece bir roman değil; insan karakteri, güç ilişkileri ve toplum eleştirisi üzerine yazılmış sert bir hiciv eseridir.
Dalkavuklar Gecesi - Z VitaminiHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20198,8bin okunma
Masal masal içinde-Öğütlerle dolu bir eser...
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 16:34
Masal Masal İçinde kitabındaki hikayelerin ana fikri, açgözlülük, bencillik, sabırsızlık ve savurganlık gibi insan zaaflarının kötü sonuçlar doğuracağı, buna karşılık aza kanaat etmenin, sevgi, sabır ve erdemle yaşamanın huzur getireceğidir. Padişah ve vezirin yolculuğu çerçevesinde anlatılan masallar, adaletin ve iyiliğin en büyük güç olduğunu vurgular. Kitaptaki Masalların Temel Ana Fikirleri:İnsanın açgözlü olmaması, elindekiyle yetinmeyi bilmesi ve sabırlı olması gerektiği. Şapkacının Hikayesi:Kıskançlığın ve sabırsızlığın aileye ve aşka zarar verdiği, sevginin ise sabır gerektirdiği. Demircinin Hikayesi:Paylaşmanın önemi,paylaşılmayan nimetlerin insana fayda sağlamayacağı. Kör Adamın Hikayesi:Kibir ve açgözlülüğün fiziksel/manevi kayıplara (gözlerin kör olması) yol açabileceği. Müezzin ve Kuyumcu Hikayeleri: Sabırsızlığın ve savurganlığın, insanın elindeki huzur ve varlığı yok ettiği.Kitap, her masalın sonunda bir ahlaki ders vererek, bireyin kendini sorgulamasını ve erdemli bir yaşama yönelmesini amaçlar. Bir varmış, bir yokmuş.Evvel zaman içinde kalbur saman içinde genç bir padişah varmış. Kendini halkının mutluluğuna adamış ve bu uğurda servetini harcamaktan çekinmeyen bir padişah. Nazarlık kabilinden. Bu padişahın küçük bir kusuru varmış. Halkı için yaptığı iyilikler için övünmek. Ve tabi övülmek. Öyle ki sarayında bir dalkavuklar sürüsü besler olmuş. Bu hal tek bir kişiyi rahatsız edermiş koca sarayda. Padişahın çocukluk arkadaşı veziri. Yine bir gün padişah yaptığı iyilikleri anlatıp dünyanın en cömert insanı olmakla övünür, dalkavuklar sürüsü tarafından da övülürken, vezir kendine hakim olamamış ve padişaha ondan daha cömert bir adamın var olduğunu söyleyivermiş. Padişah vezirinin bu çıkışından rahatsız olmuş, ancak merak da etmiş. Kimmiş o padişahtan
Duygu ve Düşünce
Masal Masal İçindeAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201910,5bin okunma