"Şimdi bize, insanı kabaca her şeye alışabilen bir varlık olarak tanımlayan Dostoyevski'nin sözlerinin doğru olup olmadığını sorulacak olursa, cevabımız, 'Evet, insan her şeye alışabilir, ama nasıl olduğunu bize sormayın,' olacaktır."
"Madem ki gökyüzü şimdi böyle engin ve sözcükler böylesine yalındır. Bir kez daha aç kapıları sonuna kadar; yeni sorularla sarıp sarmala beni. Göğün denizle birleştiği o yerde bir umarım kalmıştır."
"Geceler nasıl bu kadar uzun sürebilir?
Yastıklara gözyaşıyla bir dünya çizerim
Alnımı duvara yaslayıp oturduğum da olur
Işığı yakmaya korkarım, dikkat çekmemek için."
"Hiçbir meydana açılmayan bir sokakta, akşamların geç, sabahların hemen olduğu evlerin birinde tanıdım dünyayı. Çocukların hiçbiri kendiliğinden uyanmazdı uykulardan. Zamanın ağırlığını duymak için öyle yılların geçmesi gerekmiyordu. Susmaktan yontulmuş kara kuru birer heykel herkes."