Tak Tak
8/10
·320 syf.··
2026 13. kitabı
Hepimiz yanlışlıkla eve gelen bir davetiye ile hayatımızın değişmesini istemez miydik? Tam olarak da öyle bir kitap:) okudukça okuyası geliyor insanın muhteşem bir aşk hikayesi gerçek olamayacağı kadar :)
DavetiyeVi Keeland · Yabancı · 01,070 okunma
Tanıştığıma memnun oldum bay Atsız.
Puan vermedi·308 syf.·
2026 8. kitabı
Toplam bir gün olmadan biten bu eseri kaleme alan ruhu şad ederek düşüncelerimi yazıya dökmeye başlayayım. Atsız'a dair ne olumlu ne olumsuz bir fikrim yoktu. Eserini öneren kuzenimin tavsiyesine uyacağım bir hali ruhiyete denk gelince bir gün dolmadan akıp gitti. Akıcı eserleri sevmemeye ne hacet? Akademik yazılarla sıkılmış ruhuma iyi geldi. Atsızın türk mitini zamanın karakterlerine işleyişi özgündü. Kağanların isimlerini görünce bir hoş olmadım değil. Hayalperest bir canlı olduğumdan dolayı geçmişe dair kağanlarla daha çok şey olmasını bekledim lakin olmadi(kendi zihnimle o arzumu tatmin ettim, merak etmeyin). Yine de dönemine göre kurgusu, kalemini döktürmesi... Üstad yazdığım yazılara karşı beni daha da hüzünlendirdi. Bir çok cümleyi alıntılamak isteğime direnerek, her haliyle tatlı bir eserdi, her cümlesi bir düşünce münazarasına davetiye çıkarıyordu. Vesselam, okuduğuma ve Atsız beyle tanıştığıma gayet memnun oldum. (40+ lı yaşlardaki erkek bireylerin genç kıza aşık olması meselesini ele almasının yanında bir başka eserde de benzer yaş farkına rağmen bu hislerin olmasını anlamakta zorlandım. Yani neden bu arzuya sahipler bilebilmem çok güç. Bir arkadaşım kız neşesi, yaşlı/olgun erkeklerin ilgisini çekiyor yorumunu kabul edemeyeceğim gibi. Ah kafam çok karışık. Oturun oturduğunuz yerde hanımızı sevin onun için çabalayın abi. Yani hanımına susup kıza saplantılanmakta ne bileyim. Korkak avuntusu gibi geliyor. Bu da Selim pusat'a ve onun temsil ettiği erkek abilerin zihnine dair naçizane düşüncem.)
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Vi Keeland, Davetiye
9/10
·320 syf.··
2026 1. kitabı
Merhaba, oncelikle Vi Keeland'in yazarligini gercekten cok cok seviyorum. Her seferinde beni assiri duygulandiriyor. Ben Stella'ya bayildim yaptigi meslek zaten harika ve o kadar havali ki. Hudson muthis biri kendinden emin ve ne istedigini bilen biri, kizi icin aldigi karar o kadar iyiydi ki. Onlar olana kadar cildirdim ama her sey cok yerindeydi. Ben Stella'nin kiz kardesine daha cok sasirdim Lexi'nin olayindansa cidden kucuk bir yaprak dokumu cekmisler. Kitaplarda karakterlerin ruhu olmasini bayagi seviyorum ve bu kitaptaki karakterler de oldukca ruhlu birileriydi. Davetiye ____________
1000Kitap
DavetiyeVi Keeland · Yabancı · 01,070 okunma
7/10
·192 syf.··
2026 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:32
Kristin Hannah - Mucizeler Yağarken Kristin Hannahin okuduğum 4. kitabi ve en son Bülbülü okumustum ki bilenler bilir 10 üzerinden 9 belkide 10 puanlık bir kitapti. Spoiler içerir Mucizeler yağarken kitabini ilk okumaya basladigimda ne yalan söyleyeyim uyuz oldum, yazar kitap yazmış olmak için yazmış bunu dedim. Çünkü baş karakterimiz Joy kocasının kendisini kız kardeşiyle aldattigina tanık olmasiyla yasadigi zor dönemi atlatmaya çalışırken bir gün kiz kardeşi kapısına gelir hamile olduğunu ve evleneceklerini söyleyip davetiye verir. Gururlu kızımız kaldıramaz tabi öfkeyle kendini yollara vurur ve havalimana gider. Hazırlıksız hiç düşünmeden macera yaşamak ya da uzak kalmak artik neye sayarsaniz atlar bi uçağa.. Uçak kaza yapar kazadan yaralı kurtulur kendine geldiginde kaza mahaline gitmektense oradaki insanlardan kaçar bilmediği yollara düşer. Ha bide uçağa binerken gördüğü bi motelin broşürü onu etkiler. Bu düştüğü yollarin ucunda ne tesadufse o moteli bulur. Yine ne tuhaftır ki motelde müşteri yoktur satılıktır ve sadece baba ve oğlu yasamaktadir. Çok yakin zamanda anne ölmüştür. Çocuk depresiftir annenin hayaliyle zaman gecirir sürekli, yaşıtlarına gore egitim konusunda geri kalmıştır destege ihtiyacı vardir vs. Kızımız çocukla saglam dostluk kurar oyunlar oynar okuma ve yazmayı ogrenmesinde yardımcı olur onu destekler ama bunları yasarlarken babamız kızı umursamaz pek hatta istemez konusmaz ne yaparsa ilişki adina cocugun "hadi baba joya şu olayı anlat", "hadi baba joy da gelsin", "hadi baba joyla dans et" gibi darlamalari üzerine yapar. Joy yakınlaşmaya çalışır adam karşılık vermez ama bu surecte beni irite eden basitce yasadigi evden sehirden uzaklasabilmesi, motelin viraneligine bakinca neler yapılması gerektiğini bilmesi çünkü onunda hep hayaliyMİŞ bir
Duygu ve Düşünce
Mucizeler YağarkenKristin Hannah · Doğan Kitap · 20252,868 okunma
TAVŞAN DELİĞİ
8/10
·344 syf.·
2026 44. kitabı
Selam. Bu gün daha iyi anlaşılmasını istediğim bir kitaptan söz etmek istiyorum. Kitabı okuduktan sonra ekin ✧ tüm kapalı anlamları açıklayan bir araştırma atmıştı bana, bundan çokça faydalandığımın altını çizmek istiyorum. Ancak kimse inceleme yazmaya yanaşmayınca bu işe el atmaya karar verdim. Çok fazla inceleme inceleyip yazdığım ilk inceleme bu oldu çünkü topluca herkesin aklındaki karışıklıkları gidermek istedim. !Spoiler içerir Mona Awad'ın Tavşan romanı son yılların en kutuplaştırıcı eserlerinden biri. Sevenleri onu modern gotiğin en özgün örneklerinden biri olarak görürken, sevmeyenleri anlamsız ve gereksiz derecede absürt olmakla suçluyor. İlginç olan şu ki, kitaba yöneltilen eleştirilerin büyük kısmı aslında romanın başarısız olduğunu değil, tam olarak yapmak istediği şeyi başardığını gösteriyor çünkü Tavşan okurunu rahat ettirmek için yazılmış bir roman değil. Bu nedenle kitabın aldığı düşük puanların önemli bir kısmının, romanın niteliğinden çok okurun beklentileriyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Pek çok kişi kitabı eline aldığında Donna Tartt'ın Gizli Tarih'ine benzeyen, seçkin öğrenciler, akademik entrikalar ve planlı suçlar etrafında dönen geleneksel bir dark academia hikâyesi bekliyor. Oysa Awad'ın yazdığı şey bambaşka. Bu kitap bir kampüs romanı görünümüne bürünmüş yaratım alegorisi, ir cinayet hikâyesi görünümüne bürünmüş yazarlık hikâyesi, bir arkadaşlık hikâyesi görünümüne bürünmüş yalnızlık hikâyesi ve her şeyden önemlisi, güvenilmez bir anlatıcının zihninde geçen olayları okuduğumuz farklı bir kitap. Ben farklı zihinleri okumayı çok sevdiğimden bu durum çok hoşuma gidiyor. Romanın geçtiği Warren Üniversitesi bile aslında anlamlıdır. İngilizcede "warren" kelimesi tavşan yuvası, yani yer altındaki karmaşık tünel sistemi anlamına gelir. Daha
Duygu ve Düşünce
TavşanMona Awad · İthaki Yayınları · 2024750 okunma
10/10
·344 syf.··
2026 21. kitabı
‎Katrine Engberg, Kiracı ile bizi sadece Kopenhag’ın soğuk kaldırımlarında dolaştırmıyor; bizi bir katilin zihninde inşa ettiği o çarpık ve estetik "kâbus fabrikasına" davet ediyor. Bu fabrika, tuğla ve harçtan değil; ihmal edilmiş çocukluklardan, dile dökülemeyen öfkelerden ve sessizliğin çığlıklarından oluşuyor. ‎ ‎Failin, "Beni kâbus fabrikasının battaniyesine sarınmış insanlar biçimlendirdi. Yokluklarıyla biçimlendirdiler beni" sözü, aslında sadece bir itiraf değil, aynı zamanda bir varoluş bildirgesi. Katil, mağdurlarını sadece yok etmiyor; onları kendi hikâyesinin birer sahne objesine dönüştürüyor. Olay mahalline bırakılan her iz, sanki titizlikle kurgulanmış bir tiyatro prodüksiyonunun parçası. Ölüm, burada doğal bir son değil, katilin elinde biçimlenen bir sanat eseri. Katilin, kurbanlarının üzerine çizdiği o gizemli desenler, sadece bir nefretin değil, aynı zamanda "kurgu ile gerçek hayat" arasındaki o tekinsiz bağı kuran bir imzanın göstergesi. ‎ ‎Kitaptaki cinayetler, sıradan bir polisiyenin ötesinde, okuru bir "sessiz anlaşmaya" davet ediyor. Fail, kendi acısını öyle bir sahneye taşıyor ki; dedektifler Jeppe Kørner ve Anette Werner, sadece bir katil aramıyor, aynı zamanda bu kaotik tiyatronun senaryosunu çözmeye çalışıyorlar. Cesetlerin bulunuş biçimleri, sanki katilin kendi romanını yazarken kullandığı kelimeler gibi: Kesin, soğukkanlı ve dehşet verici derecede estetik. ‎ ‎Bu kurgusal kaosun tam ortasında ise dedektif Jeppe Kørner duruyor. Failin "kendi hikâyesini yazma" arzusu, Jeppe’nin hayatındaki o "bitmemişlik" hissiyle garip bir şekilde rezonansa giriyor. Jeppe, cinayet mahallindeki o tiyatral havayı koklarken, aslında kendi geçmişindeki "haksızlığa uğramışlık" duygusunu da bastırmaya çalışıyor. Katil, kurbanlarını "yoklukla" biçimlendirirken, Jeppe
Edebiyat
KiracıKatrine Engberg · The Kitap Yayınları · 2021282 okunma