Köylü milletin efendisidir diyen bir kurucunun ülkesinde yetişen bir edebiyatçının romaninda yine köylüyü bu denli aşağılaması bir gerçekçiliğin ürünu mü yoksa bir kompleksin mi?
Edebiyat namına çok değerli bulmadığım bir kitapta,köylü kurnazlığı, köylü ahlaksızlığına dair çok şey bulabilirsiniz.
Ķöylü portresi ve 1950 lerin Adana sına dairde bir cok izlenim edinebilirsiniz ama köylülerden bir okadar da nefret edeceksiniz.
Çünkü hikaye sivas ın bir koyunden adana ya gocen üc arkadaşın hikayesi.
Ve onların çarpık zihin,ruh ve ahlak yapısının...
Bir çocuğun gözünden bir bozkır seyehati.
Çehovun 6.koğuşuna göre çok vasat bulduğum bir eser.
Nuri Bilge Ceylan filmi seyredin daha iyi.
Bir bozkır yolculuğu gibi sıkıcı diyebilirim.
Dostoyevski yine size yaşamadan yaşanmışlığı hissettiriyor.
Ve bu hikaye kendinden yaşça cok kucuk bir kadınla evlenmenin bir erkek nezdinde acımasız gerçeklerini bütün çıplaklığı ile ortaya seriyor.
Evet bu hikaye çoğuna göre bir âşk hikayesi...
Ama aslında olan bütünüyle bir hayal kırıklığı, uysal değil bir asi kızın hikayesi...
İsteseydin eğer, bir kere isteseydin, evet bir kez gerçekten isteseydin olan olurdu...
*Sen hiç istemedin ki dostum!*
İstemek nedir bilmedin ki!
Hiç tutulmadın sen!
Tutkuların için ölmedin ki!
İsteseydin ölürdün,ölseydin olurdun!
Sen hiç olmadın ki!
Evet olmadın çünkü sen hiç ölmedin!
Ölecek kadar istemedin, ölümün pahasına istemedin , ölümüne istemedin!
İsteseydin ölürdün ölseydin olurdun.
*Oysa ne öldün , ne oldun!*
Çünkü sen istemedin; Isteğini, istediğini aslında dile bile getirmedin.Öyle ya, bir kere dile getirseydin, olurdun, bir kez adam gibi aklından geçirseydin hemen orda olmuş ve ölmüş idin.
Sen hiç istemedin ki dostum!
İstemesini bilemedin,istemek nedir bilemedin.
*Çünkü sen ol deyince olduranı hiç tanımadın!*
*( Dücane Cündioğlu -GÖZ İZİ )*