Dikkat: Kitabın orjinali 420 sayfayken, 1994'de yayınlanan bu Kültür Bakanlığı baskısı 188 sayfa. Üstelik kitabın bu şekilde kuşa çevrilmesi, içinde yalnızca bir cümle ile bahsedilmiş. Kitabın adı da değiştirilmesi gerekirken, değiştirilmemiş! Anlaşılan o ki, Yunus Emre'yi sigaya çeken Molla Kasımlar gibi, Behçet Kemal Çağlar'ı, da sigaya çeken Molla Kasımlar gereğini yapmış. Bu kitabın özgün hali, Behçet Kemal Çağlar'ın bütün şiirlerinden seçtiği ve son halini verdiği şiirlerinden oluşuyormuş. Behçet Kemal Çağlar'ın coşkulu şekilde şiir okuduğu bir videoyu izlemiştim. Daha önce de bir şiirini okuyup etkilenmiştim. O yüzden merak ederek bu kitaba yöneldim. Fakat bu haliyle Behçet Kemal Çağlar'ın eserini okudum diyemem. Yine de şunu söyleyebilirim sanırım. Çok yalnızmış Behçet Kemal Çağlar. Bazılarının ona yakıştırdığı gibi dalkavuk da değilmiş. Ancak, kafadaki bazı şablonlara uymayınca, kimsenin tam sahiplendiği bir kişi olamamış. Baksanıza, eserlerine bile tam sahip çıkılamamış. Üzüldüm doğrusu. Sözü, kitapta da yer alan (sayfa 20) bir Fazıl Hüsnü Dağlarca alıntısına bırakayım:
"(...)
Behçet Kemal Çağlar'ı yitirmekle, Mustafa Kemal devriminin yürekli, inançlı bir eri daha aramızdan ayrıldı.
Yaşadığı süre içinde ahlak örneği olmuştur. Şiirin halka ulaşması yolundaki çabaları da devrimin halka ulaşması çabaları yanında büyük bir değer taşır. Böylece şiirimizdeki yeri de, devrimimizdeki yeri de yaşayacaktır.
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA (Cumhuriyet 27.X.1969)"