Fikir ve sanat eserleri kanununun 81. maddesinin 7. fıkrasına göre; kitap gibi bandrollü eserlerin "yol, meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde" satışı tamamen yasaklanmıştır.(Bu kanunu aşmak için, "kitap günleri" benzeri etkinlikler düzenlenir. Bu yerlerdeki kitap satışları, "etkinlik" çerçevesinde yapılır. ) Bu yasağın yasa hazırlanırkenki sebebi, satıcıların kitabevleri ile haksız rekabete girmesinin ve korsan satışın önlenmesidir. Fakat maddede geçen "pazar" ifadesi, günümüz koşullarını karşılamamaktadır. Teşebbüs hürriyetini ve rekabeti engelleyici niteliktedir.
Kanunun hazırlandığı yıllardaki pazaryerleri ile günümüzdeki pazaryerleri oldukça farklıdır. 2012 yılında yürürlüğe giren "Pazaryerleri Hakkında Yönetmelik" ile pazaryerleri tamamen düzenlenmiştir. Günümüz şartlarında pazaryerleri, satıcıların dükkanları gibidir. Pazarcılar, kitabevlerinin dükkanlarına ödediği gibi pazaryerlerine ücret öderler. Pazarcılar da vergi öderler. Pazarcılar da sigorta öderler. Pazarcılar odasına kayıtlıdırlar. Pazarda herkesin yeri de bellidir. Dolayısıyla, pazarda kitap gibi bandrollü ürünlerin satılmasında herhangi bir haksız rekabet oluşması beklenmemelidir. Çünkü pazarcılar, kaçak işportacılar değilerdir. "Kaçak işportacılar" gibi değerlendirilmemelidirler.
Ayrıca, ticari olarak kârlı olmadığı için, her yerde kitabevi kurulamaması, okurların kitaplara ulaşımını da kısmen olumsuz etkilemekte, daha haksız bir rekabeti de oluşturmaktadır.
Korsan piyasasının çoğunlukla dijital mecralardan yürüdüğü günümüzde, adı-yeri belli olan, bandrollü eser satışı için bakanlıktan sertifika da almış bir pazarcının, korsan işine girmesi de, kendisi için mantıksız olacaktır. Zaten günümüzde, pazar yerleri gibi perakende satış yapan zincir marketlerde de kitap ve benzeri