Analiz
2/10
·%40 (223/544 syf.)·
Bitirmeye çalıştım ama yok olmuyor dayanamıyorum okuduğum her kelime gözümde büyümeye başladı sanki. rs döneminden yeni çıktım korktum tekrar giriyorum diye bu yüzden bıraktım
Analiz 1: Yarına Atılan DüğümAzra İzgüner · Ephesus Yayınları · 20265 okunma
imdat
Yok dayanamıyorum, bir kitaba başlayıp yarım bırakmaktan veya bir seriyi yarım bırakmaktan nefret ederim ama olmuyor yani sabredemiyorum. Okurken gerçekten sinir harbi geçiriyorum. Kadın aklımla dalga geçiyor resmen ya. Hiçbir şey mi manalı olmaz, hiçbir olayın mantıklı bi sebebi yok. Bi karakter atıyor ortaya en kötüsü en nefret dolusu bakışları olan bi tip 50 sayfa sonra aa bunu iyi yapalım aslında yaptığı her şeyin böyle bi sebebi olsun. Ya ama bize bi hissettir bunu karakterde damdan düşer gibi aniden aklına geldiği gibi yazamazsın. Dünyanın bi düzeni yok oturmuş hiçbir şey yok. Ölümüne korunan kaç yıllık şehir ortalık malı oldu. Önem verilen durumlar 5 dakika sonra harcanabilir bi konumda oluyor, e hal buyken ben okuduğumu ciddiye alamıyorum yani. Zaten Ryhs ve Feyre beni çıldırtıyor yani her ortamda bi çekim muhabbeti ay tamam anladık en çok sizsiniz. Zamanında taciz edildiği için korunma olarak kütüphaneye sığınmış kadınlar hakkında konuşup bunun dramını yapıp 3 sayfa sonra orada sevişmekten bahsediyorlar ya gerçekten mi! Bu seriyi neden bu kadar çok seviyorlar hiç anlam veremedim maalesef. Yan karakterler daha aklı başında ama yine derinlik yok bi türlü okura geçmiyor. Yazar o an karar verip böyle bir şey olsun diyip yazıyor hissi veriyor. Zaten 2. Kitaptan sonra sabrım dolmuştu çünkü onun serinin en iyi kitabı olduğunu söylüyorlardı. Hadi dedim inat ediyim biraz daha okudum, ki bu kitabın başı güzel başladı bence Tamlinin sarayını içten çökertme çalışmaları olsun, kemik toplayan adama ziyaret olsun güzeldi ama gerçekten her yerden bi saçmalık fırlıyor iki güzel olaya denk gelicem diye bu kadar vaktimi vermeye katlanamıyorum yani. Her şey çok zorlama Tamlin nefreti de başta geliyor mesela. Yan karakterler daha sevimli mesela onları okusaydık sadece keşke
Kanatlar ve Küller SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20183,526 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·624 syf.·
2026 72. kitabı
Kartal İhtilali Baş karakterler: Asena Tugalay ve Baybars Kılıç Kartal timi üyeleri Baybars Kılıç Fatih Türkoğlu Kaan Sönmez Behçet Karatay Taha Yenilmez Serkan Turan Yeni üyelerimiz: Asena Tugalay Emirhan Alp Akın Çok düşündüm acaba bu kitabı nasıl anlatsam diye. Yani bir yerden başlıyorsun, bir de bakıyorsun destan yazmışsın. Şimdi kısaca: Baş karakterimiz Asena Tuğalay, 29 yaşında bir istihbaratçı. Asıl ismi ise Elfida Altınsoy. Peki, neden sahte isim kullanıyor? Çünkü 19 yaşında İngiltere'ye gittiğinde Alex isimli şerefsiz (küfür etmek bile yetmez buna) tarafından kaçırılıp şiddet ve tecavüze uğruyor. Allah'ım sabır! İşte bunun üzerinden 10 yıl geçmiş; artık o Elfida değil, Asena'dır. Ayrıca kendisi birçok cerrahi operasyon da geçirmiştir, yani eskisi gibi görünmemektedir. Asena, Özel Harekat bünyesinde olan Kartal Timi'ne dahil edilir. Kartal Timi'nin başkomiseri ise onu 15 yıl önce terk eden o adamdır. Tabii ilk zamanlar bunu anlamıyor çünkü onun Baybars'ı ile bu adamın hem soyisimleri hem de görünüşleri farklıdır. Baybars terk etdiği kıza bilmeden tekrar aşık olursa neler olur? Peki İntikam için geldiği bu timde Asena'nın başına neler gelicek.... ___________________________________ SPOİLER OLACAK! Uzun lafın kısası; ilk okuduğumda ne oluyor anlamamıştım. Ben, terk ettiği eski sevgilisinin timinde çalışmaya başlayan bir kız bekliyordum. Erkek onu tanımayacak ama kız tanıyacak diye düşünmüştüm. Ama meğer başka şeyler de varmış.
Kartal İhtilaliAslıcan Demir · Vera Kitap · 202558 okunma
Savaşın Ortasında “Normal” Kalmaya Çalışmak
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 22:23
Hadi Bakalım Normal Kal…Hafif Spoiler İçerebilir!!! Bu kitap savaşın tam ortasında geçiyor ama savaşın kendisini değil, insanların gündelik hayatını anlatıyor. Daha çok büyük olayların içinde hayatta kalmaya çalışan sıradan insanların hikâyesi. Hikâye, Londra’da II. Dünya Savaşı döneminde geçiyor ve merkezde Emmeline Lake var. Kendisi bir gazetede çalışmak istiyor ama olaylar beklediği gibi gitmiyor. Bir anda kendini savaşın gölgesinde, insanların dertlerini dinlediği bir köşe yazısının içinde buluyor. Gazete aracılığıyla gelen mektuplar, insanların yaşadığı kayıplar ve çaresizlikler hikâyenin en dokunaklı kısmı oluyor. Örneğin bir adamdan gelen mektupta “evim bombalandı, ne yapacağım?” yazıyor. Bir başkası “yakınım kayıp, delireceğim” diye yazıyor. Biri de direkt “artık dayanamıyorum” diye içini döküyor. Yani gelen mektuplar bildiğin hayatın tokadı gibi. Kitap savaşın “büyük” tarafını değil, küçük ama gerçek tarafını gösteriyor. Bombalar, sirenler, yıkım var ama asıl ağırlık insanların günlük hayatında. Bir yandan ekmek bulmaya çalışıyorlar, bir yandan da moralini korumaya çalışıyorlar. Bu yüzden kitap dramatik ama aynı zamanda insani bir yerden ilerliyor. Savaş sadece cephede yaşanmıyor. İnsanların evlerinde, işlerinde ve hatta yazışmalarında bile devam ediyor. Kitapta insanlar sabah kalkıp ekmek kuyruğuna giriyor, siren çalınca koşarak sığınağa iniyor, sonra ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi işe gidiyor. Yani hayat devam ediyor ama herkesin içinde sürekli “bir şey olacak” tedirginliği var. Kitap bunu mektuplar üzerinden çok iyi hissettiriyor. Birinin yardım isteği, bir başkasının yalnızlığı ya da umudu doğrudan sana geçiyor. Bir bölümde Emmeline bir mektuba cevap yazmaya çalışıyor ama kitleniyor. Çünkü karşısındaki adamın derdi öyle “geçer gider” bir şey
1000Kitap
Sevgili Bayan BirdA.J. Pearce · Yabancı · 2019147 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 13. kitabı
Bazı kitaplar okunmaz, yaşanır. Tezer Özlü’nün bu kült eseri, okuyucusunu Berlin’den Prag’a, Viyana’dan Trieste’ye sürüklerken aslında tek bir yere götürür: İnsanın kendi içindeki o karanlık ve dürüst boşluğa. Özlü, Pavese, Kafka ve Italo Svevo’nun izini sürerken aslında kurulu düzene, aileye, topluma ve dayatılan tüm kimliklere başkaldırır. Bu kitap, bir kaçış değil, bir varoluş haykırışıdır. Özlü için gitmek, bir varış noktasına ulaşmak değildir. Gitmek, evdeki o boğucu tozdan, sahte gülümsemelerden ve normal olma zorunluluğundan kurtulmaktır. "Buradayım, çünkü başka yerde olmaya dayanamıyorum."
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Yaşamak..
10/10
·205 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 20:18
Fugui, başlangıçta atalarının mirasını harcayan, hovarda ve sorumluluktan uzak bir karakterdir. Ancak atalarından kalan 65 dönümlük toprağı kumarda kaybetmesi, onun için sadece maddi bir yıkım değil, hayatın çıplak gerçeğiyle tanıştığı bir eşiktir. Görkemli bir konaktan, tarlanın kıyısındaki derme çatma bir kulübeye taşınmak; Fugui’nin trajedilerle dolu uzun yolculuğunun başlangıcıdır. Bu noktadan sonra da hayat, Fugui ve ailesi için acı bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Babasının kahrından ölümüyle başlayan bu süreç, annesinin hastalığına derman ararken askere alınmasıyla devam eder. Savaşın ortasında geçen iki yılın ardından eve döndüğünde, hiçbir şey bıraktığı gibi değildir. Karısı, kızı ve oğluyla kurmaya çalıştığı o çekirdek aile huzuru, toplumsal çalkantılar ve bitmek bilmeyen kişisel kayıplarla sürekli sarsılır. Yazar Yu Hua okuyucuyu öyle sarsıcı bir döngünün içine sokuyor ki, bir noktadan sonra: "Yeter artık, ben bile dayanamıyorum; bu adam nasıl dayanmaya devam ediyor?" diyerek gözyaşlarımı tutamadım. Kitap, olayların nereye varacağını hissettirse bile, yazarın anlatımı sayesinde okuma isteğinden hiçbir şey kaybettirmiyor. Aksine daha büyük bir heyecan ve merakla sayfaları çevirmeye devam ediyorsunuz.Kitabın sonuna geldiğinizde ise başlangıçtaki o mirasyedi Fugui ile elinde sadece bir öküz kalmış Fugui’nin aynı kişi olduğuna inanmak güçleşiyor. Hayat, Fugui’yi yontmuş, onu tüm fazlalıklarından arındırıp bambaşka bir ruha dönüştürmüştür. Okdukça hüzünlenmiş olsam da okurken keyif aldığım bir eserdi. Anlamak isteyene bir sürü mesaj veriyor. Kitabın bitiminde Fugui'nin öküzünü alıp gitmesi bile aslında bir anlam barındırıyor içinde. Yazarın anlatımı da fazlasıyla akıcı ve okurken hiç sıkmadı. Kitap bitip üzerine düşününce kitabın isminin hakkını
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,8bin okunma