Yasaları çoğaltarak eşitlik ve özgürlüğün daha çok güvence altında olacağı yanılsamasının kurbanı halklar, kendilerine her geçen gün daha ağır prangalar takarlar.
Bunu ceza gibi görmezler. Her tür boyunduruğa tahammül etmeye alıştıkları için, gün gelir onları aramaya başlar ve tüm serbestliklerini, tüm yaşam enerjilerini yitirirler. İşte o zaman, iradesi, direnci ve gücü tükenmiş gölgelerden, edilgen otomatlardan başka bir şey olmazlar.
Kitleler sadece yalın ve aşırı duyguları, kendilerine telkin edilen düşünceleri, fikirleri ve inançları tanırlar. Bunları toptan kabul ya da reddederler ve duruma göre bunları ya mutlak gerçek ya da mutlak yanlış sayarlar.
Tüketim ürünlerinden gündelik olarak kuruş bazında alınan vergi, kitlenin alışkanlıklarına zarar vermez ve onu fazla rahatsız etmez. Onun yerine maaşların ya da diğer gelirlere orantılı bir şekilde koyulacak, tek seferde tahsil edilecek ve diğerinden on kat daha fazla külfet yaratacan bir vergi getirin ve protestoların nasıl her tarafta başladığını izleyin.