Mary

Mary
@dealadel
3 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Yağmur yağacak," dediğini hatırlıyordu babasının. "Fener'e gidemeyeceksin." O zamanlar Fener, akşamları aniden yumuşakça açılıveren sarı bir gözü olan gümüşsü, puslu gibi görünen bir kuleydi. Şimdi- James Fener'e baktı. Beyaza boyanmış kayaları, çıplak ve dimdik duran kuleyi görebiliyordu; üzerindeki siyah beyaz çizgileri, içindeki pencereleri görebiliyordu; hatta kuruması için kayalara serilmiş çamaşırları bile görebiliyordu. Demek Fener buydu, öyle mi? Hayır, öteki de Fener'di. Çünkü hiçbir şey sadece tek bir şey değildi. Öteki de Fener'di. Bazen koyun ötesinden zorlukla seçilebilirdi. Akşamları insan başını kaldırdığında o gözün açılıp kapandığını görür, işığı oturmakta oldukları o havadar ve güneşli bahçede ta onlara kadar ulaşıyormuş gibi olurdu.
Sayfa 192·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Bayan Guinea bana bir Avrupa ya da dünya turu bileti vermiş olsaydı da fark etmeyecekti. Çünkü nerede olursam olayım -bir gemi güvertesinde, Paris'te bir sokak kafesinde ya da Bangkok’ta-hep aynı sırça fanusun içinde kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım.”
Sayfa 194·Kitabı okudu
“Yaşamımın, öyküdeki yeşil incir ağacı gibi önümde dallanıp budaklandığını görüyordum. Her dalın ucunda tombul, mor bir incir gibi eşsiz bir gelecek beni çağırıyor, bana göz kırpıyordu. İncirlerden biri, eş, mutlu bir yuva ve çocuklardı; bir başkası ünlü bir şair, öteki parlak bir profesör, biri şaşırtıcı editör Ee Gee, öbürü Avrupa, Afrika ve Güney Amerika, biri Constantin, Socrates, Attila ve garip adları, değişik meslekleri olan bir yığın âşık, bir başkasıysa Olimpiyat şampiyonu bir kadındı, ve bu incirlerin üzerinde ve ötesinde, ne olduklarını pek çıkaramadığım bir sürü incir daha vardı. Kendimi dalların çatallandığı noktada otururken görüyordum, incirlerden hangisini seçeceğime bir türlü karar veremediğim için açlıktan ölüyordum. İncirlerin hepsini ayrı ayrı istiyordum ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararıyor, birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.”
Sayfa 83·Kitabı okudu
“Tanrı’nın çılgın aşığı, yılda otuz bin dolar için değil, tek bir buse için her şeyi yapabilirdi.”
Sayfa 86·Kitabı okudu
“Keşke başımıza demir ütüler koyup da büyümemizi engelleyebilseydik… Ama er ya da geç goncalar gül oluyor, küçük kediler de büyüyor ne yazık ki!”
Sayfa 279·Kitabı okudu