ayşenur k.

ayşenur k.
@dearmyselfs
Siddhartha
Puan vermedi
Bir arayış ve yolculuk üzerine yazılan kitapları okumayı çok seviyorum, bana aslında hayatımızın da bir yolculuk olduğunu hatırlatıyorlar. Bu kitapta da kendi öz benliğini ve hakikati bulmak isteyen Siddhartha’nın bu yolculukta yaşadıklarını okuyoruz. Bir yolculuğa başlarken olduğumuz biz ile o yolculuğun sonundaki biz aynı biz miyizdir? Yol insanı değiştir, yolculuk insanı değiştirir. O yolculukta yaşadıklarımız, inişlerimiz, çıkışlarımız, acılarımız, kayıplarımız, mutluluklarımız bize aradığımız şeyi buldurur. Kimse bize o yolculuğumuzda neler yaşayacağımızı öğretemez; kendimiz yaşayarak öğreniriz. İşte Siddhartha’nın yolculuğu da böyleydi. Samanalar ile geçirdiği çile dolu günler, ticarete atılıp zengin olduğu günler, bir kadına aşık olduğu günler… ona hakikati öğretecek bir öğreticiyi bulmaya çalışır, ama zamanla anlar ki, aramak demek bulmak demektir. Bulmak demekse artık hayatta bir amacının kalmamasıdır. Artık aramayı bırakır, yaşamaya başlar. Yaşamın kendisi zaten bir öğreticidir. İnsan yaşarken öğrenir; bir ırmaktan öğrenir, bir taştan öğrenir, bir dosttan öğrenir, bir çocuktan öğrenir… öğrenmek için yaşamak; biraz gözlemlemek, seyretmek gerekir. Yaşam bize zaten öğrenmemiz gerekenleri verecektir. Yeter ki buna hazır olalım.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Reklam
“Daha iyi yaşayabilmek için sürekli bir şeyle meşguller, yaşamlarını harcayarak yaşam inşa ediyorlar!”
Mutlu Yaşam Üzerine ~ Yaşamın Kısalığı Üzerine
Puan vermedi
İki bin yıl önce yazılan bir kitapta mutlu yaşam üzerine ne yazılabilir diye çok merak etmiştim, o zamanki mutluluk tanımı ile günümüzdeki mutluluk tanımı farklıdır diye düşünmüştüm. İmkanlar, ihtiyaçlar, arzular, istekler ve dönemin şartları bu kadar farklı iken o dönemin mutluluğu da farklıdır sanmıştım. Ama yanılmışım, mutluluğun tanımı ikibin yıldır değişmemiş meğer. Doğayla uyum içinde yaşamak, erdem sahibi olmak, maddi şeylere değil ruhumuzu besleyecek alanlara yönelmek, iyi bir insan olmak… yüzyıllardır insanlar aynı şeylerden bahsediyorlarsa belki de doğamızda zaten var olan bu duyguyu, fabrika ayarlarımıza dönerek ve doğru yerde arayarak bulabiliz. Kitabın ikinci kısmında ise yaşamın kısalığından bahsediyor yazar. Ömrümüzü nasıl da boş yere harcadığımızdan, vaktimizin kısıtlı olduğunu unuttuğumuzdan, zamanın hızına yetişmeye çalışırken yorulduğumuzdan… hızla bitirip tükettiğimiz kısacık yaşamlarımız üzerine biraz durup düşünmeliyiz belki de. Ne için neyi harcıyoruz, kendimize sormalıyız. Bir çırpıda okuyacağınız bir kitap, iyi okumalar.
1000Kitap
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,6bin okunma
Bilinçaltının Gücü
Puan vermedi
Bilinçaltının Gücü’nün seveni de eleştireni de o kadar fazla ki, ben de arada kalmış gibiydim. Ama sanırım bu biraz da biz okurların kişisel deneyimleri, ilgi ve ihtiyaçları ile alakalı. Bazılarımızın gerçekten de bilinçaltının gücünün; düşüncelerimizin, cümlelerimizin hayatımıza etkisinin gücünü bilmeye ve uygulamaya ihtiyacı var. Özellikle uygulama noktasında, okuyup kenara atılacak bir kitap değil. Bu gücü kendi hayatımızda kullanmalıyız ki etkilerini görebilelim. Kitap isminden de anlaşılacağı üzere, bilinçaltının hayatımıza etkisini anlatıyor. “Hayatımızı düşüncelerimiz oluşturur. Ne düşünürsek oyuz. Düşüncelerimizin yansımalarıyız. Neye inanırsak o olur…” cümleleri kitabın özeti diyebilirim. Doğrusu ben bilinçaltının gerçekten de hayatımıza büyük bir etkisi olduğunu uzun zamandır bazı okumalarım ve araştırmalarım sayesinde biliyordum. Aynı zamanda neredeyse her konuda İslam ile paralel düşünceler içeriyordu kitap. Düşüncelerimizin, cümlelerimizin ne kadar önemli olduğunu bir çok ayette, bir çok hadiste zaten görebiliyoruz. Mesela “Ben, kulumun benim hakkımdaki zannı nasılsa öyleyim. Kuluma, hakkımda beslediği zanna göre muamele ederim.” hadisinde belirtildiği gibi Allah’a olan zannımızın yani aslında düşüncelerimizin hayatımızda etkisini görmek mümkün. Aynı şekilde “Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artıracağım .” ayeti de şükür bilincinin hayatımızda etkisi gösteriyor. Hatta büyüklerimizin sözlerinde de bunları görmek mümkün. “Bir şeyi kırk kere söylersen olur.” sözü de cümlelerimizin hayatımıza etkisini gösteren bir örnek. Yani aslında pek de yabancı olmadığım bir konuydu bilinçaltının gücü. Sanırım bu yüzden kitabın uzun sayfalarca aynı şeyleri anlatması, sürekli tekrara düşmesi ve bana şaşıracağım veya ilgimi çekecek yeni bir şeyler katmaması
1000Kitap
Bilinçaltının GücüJoseph Murphy · Koridor Yayıncılık · 200918,5bin okunma
Puan vermedi
Duygularımızı, düşüncelerimizi, hissettiklerimizi, acıyan yanlarımızı, gülen taraflarımızı, korkularımızı, sırlarımızı, içimizde olan ve dışımıza yansıtmadığımız ne varsa, hepsini, yalnızca biz biliriz. Ta ki birilerine söyleyene kadar. Ve artık söylediğimizde, bunlar sadece bize ait gerçekler olmaktan çıkar. Söyleme Bilmesinler'de yazar Şermin Yaşar, yıllarca söylenmeyen duyguların, saklanan sırların, yüzleşilmeyen ve kabul edilmeyen gerçeklerin zamanla bir aileyi nasıl sarstığını anlatıyor bize. Üç kardeş, onların eşleri ve anne babalarının bir gününü ve aslında yıllarca içlerinde sakladıklarını dinliyoruz. Kitabın en güzel yanı ise, tüm karakterlere ayrı ayrı söz hakkı vermesiydi. Kimi dinlesek ona üzülüyor, kimi dinlesek ona hak veriyoruz. Hepsinin de bakış açısından bakabiliyoruz yaşanmışlıklara. Ama keşke dedim, en başından; yalansız, sırsız, her şeyi açıkça konuşabilen, gerçekleri geç olmadan kabul edebilen, aile olmayı, eş olmayı, anne baba olmayı, evlat olmayı zoraki değil, samimiyetle ve içtenlikle seçen bir aile olsaydılar dedim. Bunları bize değil, en baştan kendilerine anlatsaydılar dedim. Belki her şey daha farklı olabilirdi. Çünkü bazen kaldıramayız sandığımız gerçekler, onlarla yüzleştikten sonra hafifler; aşamayız sandığımız duygular onları kabul ettiğimizde özgürleşir. Bazen güldürdü, bazen kızdırdı, bazen gözlerimi doldurdu, bazen yüreğimde kocaman bir sızı bıraktı. Öyle akıcı bir hikayeydi ki, her karakter üzerine konuşulacak çok şey var aslında. Birkaç günde okuyup bitirdim, birkaç gün de etkisinden çıkamadım. Bir ailenin tüm sırlarını -hala birkaçı hariç- öğrenmek, bana biraz yük oldu. Söylemeseler de bilmese miydik acaba? İyi okumalar...
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma