ayşenur k.

ayşenur k.
@dearmyselfs
Yaşlanan portre üzerine
Puan vermedi
Dorian Gray’in Portresi, Oscar Wilde’ın bir ruhun hikayesi olarak bahsettiği felsefik ve psikolojik bir romandır. Romandaki gelişmeler, ressam Basil Hallward’ın genç ve kusursuz bir güzelliğe sahip olan Dorian Gray’in portresini çizmesi ile başlar. Portrede kendi güzelliğini gören Dorian Gray, bir gün kendisinin yaşlanıp çirkinleşeceğini ancak bu portrenin sonsuza kadar bozulmadan kalacağını düşünerek portreyi kıskanır ve kendisinin yerine portrenin yaşlanmasını diler. Ne yazık ki bu dileği gerçek olur. Dorian Gray’in bedeni zamanın yaşlandırıcı etkisinden kurtulur ve sonsuza dek genç ve güzel kalır. Ancak çizilen portesi, ruhunun bir yansıması olarak ürkütücü biçimde değişmeye ve çürümeye başlar. Dorian Gray’in ruhundaki bu çürümeye sebep olan en büyük etken ise Basil Hallward’ın arkadaşı olan Lord Henry’nin hazza, gençliğe ve güzelliğe dair söylemleridir. Roman boyunca estetiğe ve hedonizm’e dair bolca betimlemeler görmekteyiz. Özellikle Lord Henry’nin diyalogları ve bakıp açısı, farklı görüşte olanlar için bile ikna edici derecede etkileyiciydi. Ayrıca romanda kişilik çatışmalarının işlendiğini söylemek de mümkün. Oscar Wilde, romandaki üç ana karakterin kendi kişiliklerini temsil ettiğini söyleyerek bu konuda, “Basil Hallward olduğumu sandığım kişidir, Lord Henry insanların beni sandığı kişidir, Dorian Gray ise belki başka bir çağda benim olmak istediğim kişidir.” demiştir. Bu üç kişinin Freud’un psikanalitik kuramındaki kişiliği oluşturan 3 temel yapıyı temsil ettiği söylenmektedir: Ego, superego ve id. Dürtüsel, ilkel ve haz odaklı olan Dorian Gray idi temsil eder. Ahlaki yönümüz olan superegoyu ise Basil Hallward temsil eder. Lord Henry ise idden gelen dürtülerin tatmin edilmesine izin veren yanımızı, egoyu temsil eder. Beklenmedik şekilde ilerleyen olaylar,
1000Kitap
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Düşlerimiz varsa...
Puan vermedi
Simyacı, bana hayatta üzerine çokça düşündüğüm bir konuyu yeniden düşündürttü: sonuç odaklı yaşamak. Sadece sonuca odaklandığımızda, sonuca götüren yolda bize öğretilenleri göremiyoruz. Düşler önemlidir, düşlerimizi gerçekleştirmek önemlidir, düşlerimizi gerçekleştirme arzusu önemlidir, düşlerimize sahip olmak önemlidir, ama sanırım en önemlisi, düşlerimize giden yolda yaşadıklarımız, o süreçte kazandıklarımız, öğrendiklerimiz ve fark ettiklerimizdir. Düşlerimiz varsa öğrenmemiz gerekenler olduğu için vardır. Düşlerimiz varsa olmak istediğimiz kişiye ulaşmamız için vardır. Ve düşlerimiz uğruna bir yola çıkıyorsak bilmeliyiz ki tüm evren, insanlar, nesneler, olaylar, doğa bizim için işbirliği yapar. Karşımıza çıkan hiçbir insan, yaşadığımız hiçbir olay birbirinden bağımsız ve sebepsiz değildir. Evrende her şey, bir tek şey için, bizim içindir.
1000Kitap
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,6bin okunma
En iyi planları fareler ve insanların, sıklıkla ters gider...
Puan vermedi
Başkahramanlarımız Lennie ve George, iki farklı kişilik, iki farklı birey ama sahip oldukları tek bir hayal. Her insanın isteyebileceği, insancıl, sıradan bir hayal. Bu hayale giden yolda işlenen dostluk, vefa, fedakarlık, iyilik, kötülük, saflık, masumiyet, yalnızlık, yoksulluk, ırkçılık, insan ilişkileri gibi birçok konu... Bana kalırsa en çok çıkarsız dostluk ve iyilik/kötülük kavramları üzerine düşündüğüm bir kitaptı. Bazı kötülükler gerçekten kötü müdür? Bazı iyilikler gerçekten iyi midir? Hayatta hep karşı karşıya kaldığımız ve ayrımını yapmakta zorlandığımız bu iki kavrama eninde sonunda sadece kendi penceremizden gördüğümüz kadarı ile karar veririz. Oysa belirsiz de olsa her iyiliğin içinde bir kötülük, her kötülüğün içinde bir iyilik mutlaka vardır. Daha ilginci ise eğer insanın karşısında bağ kurduğu birisi varsa, birbiriyle iç içe olan bu kavramlar arasındaki o ince çizgi gittikçe silinir, belirsizleşir. Ve insan bazen mecbur kalır... Bir de yadsınamaz bir gerçek daha vardır ki, en iyi planları fareler ve insanların, sıklıkla ters gider...
1000Kitap
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2012211,6bin okunma
O Kitaplar Yazılmıştı...
Puan vermedi
"O kitaplar yazılmıştı." Bu cümle kitabı okuduktan sonra günlerce çıkmadı aklımdan. İmkanı olsaydı ve kitabı tek bir cümleye sığdıracak olsaydım bu cümleyi seçerdim. Bu cümle hala öyle günümüz ki, öyle gerçek ve canlı ki... Romanın içerisinde ne yaşandıysa hepsini bu cümleye sığdırabilirim; aşk, edebiyat, sanat, eğitim, başarı, felsefe, sosyoloji, psikoloji... Kitap boyunca işlenen konu öyle genişti ki kendi ruhunuza ve yaşamınıza dokunmayan bir cümleyle karşılaşmamanız imkansız. Ne bulmak istiyorsanız hepsine dair cümleler okuyacağınız bir kitap Martin Eden, hatta ne yaşamak istiyorsanız onu yaşayacağınız... Kitabı okuduğum hafta sanki romanın içerisinde, Bay Eden'ın yanıbaşında nefes alıyor gibiydim. Yaşananlar çok gerçek, çok etkileyici ve sürükleyiciydi. Eden'ın idealize ettiği bir güzel ruh için, işçi sınıfından burjuva sınıfına -hayır daha ilerisine- geçme çabası, ama yapayalnız çabası. Kitap boyunca sahip olduğu motivasyon ve güç beni de fazlasıyla etkisine aldı. Fakat hedefine ulaştığında şahit oldukları öyle hayal kırıklığına uğrattı ki onu, beni, bizi... İsteklerimi ve amaçlarımı sorguladım, onlara ulaştığımda göreceklerime hazır mıydım? Sonuca ulaşmak beni gerçekten tatmin edecek miydi? Hayat zaten hep böyle değil midir? Büyük bir hevesle heyecanla şevkle ulaşmak istediğimiz hedefler vardır ama hedefe ulaştığımızda o heyecanımızı yitirir ve "derya deniz" bir boşluğa düşeriz.. Belki de yolda olmak, yolun sonundan daha güzeldir.
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Puan vermedi
Sürünün dışına çıkanın ezildiği bir toplum modelinde Gregor Samsa sürüye dönebilmek ve ezilmemek için böceklikten çıkmalıdır. Oysa burada sözü edilen "hayvan", asıl ya da olması gereken insandır. Dönüşüm, Kafka için insanın özgür ve doğal bir yaşama duyduğu özlemin ifadesidir. Franz Kafka, Gustav Janouch ile bir konuşmasında şöyle der: "Bugün hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay. Herkes sürüye katıldığından ötürü güven içerisinde, kentlerin yollarından geçip işe, yemliklerin başına ve eğlenceye gidiyor. Tıpkı büroda olduğu gibi, sınırları iyice çizilmiş bir yaşam. Böylesi bir yaşamda mucizeler değil, yalnızca kullanma talimatları, doldurulacak başvuru formları ve kurallar var. Özgürlükten ve sorumluluktan korkuluyor. O nedenle insanlar, kendi yaptıkları parmaklıkların ardında boğulmayı yeğliyor."
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,8bin okunma