Başkahramanlarımız Lennie ve George, iki farklı kişilik, iki farklı birey ama sahip oldukları tek bir hayal. Her insanın isteyebileceği, insancıl, sıradan bir hayal. Bu hayale giden yolda işlenen dostluk, vefa, fedakarlık, iyilik, kötülük, saflık, masumiyet, yalnızlık, yoksulluk, ırkçılık, insan ilişkileri gibi birçok konu...
Bana kalırsa en çok çıkarsız dostluk ve iyilik/kötülük kavramları üzerine düşündüğüm bir kitaptı. Bazı kötülükler gerçekten kötü müdür? Bazı iyilikler gerçekten iyi midir? Hayatta hep karşı karşıya kaldığımız ve ayrımını yapmakta zorlandığımız bu iki kavrama eninde sonunda sadece kendi penceremizden gördüğümüz kadarı ile karar veririz. Oysa belirsiz de olsa her iyiliğin içinde bir kötülük, her kötülüğün içinde bir iyilik mutlaka vardır. Daha ilginci ise eğer insanın karşısında bağ kurduğu birisi varsa, birbiriyle iç içe olan bu kavramlar arasındaki o ince çizgi gittikçe silinir, belirsizleşir. Ve insan bazen mecbur kalır...
Bir de yadsınamaz bir gerçek daha vardır ki, en iyi planları fareler ve insanların, sıklıkla ters gider...