Ölür, derdi dedeciğim, masal bitince. Kimse kalmaz bu cihanda, her şey vakti gelince ölür, derdi. O vakitler bu cümleyi kavramak, bir çocuğun tahayyülüne sığmazdı elbet. Fakat anlıyorum artık, her şey bir gün son bulmak için başlamıştır. Ölür oğlum; insanlar, çiçekler, kuşlar ve her şey muhakkak bir gün ölür. Vakti gelir, masallar bile ölür.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Joe Dede, "Saçmalamayın!" diye gürledi. "Düşünsene Charlie, çikolatanın kâğıdını açıyorsun, içinden pırıl pırıl bir Altın Bilet çıkıyor. İnsan neler vermez!" Charlie, üzgün bir sesle, "Haklısın, dedeciğim," dedi, "ama benim hiç şansım yok. Yılda tek bir çikolata alanın ne kadar şansı olabilir ki?" Georgina Nine, "Belli mi olur, yavrucuğum," diye avutmaya çalıştı. "Haftaya doğum günün. Senin de herkes kadar şansın var.."
Sayfa 36 - Can Çocuk Yayınları·Kitabı okudu
Roman
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Peki, Bay Wonka sarayı yapmış mı, dedeciğim?" "Yapmış elbette. Hem de ne saray! Tam yüz odası varmış sarayın, her şey çikolatadanmış, sütlü, sade, nasıl istersen! Tuğlalar çikolatadan, çimentosu çikolatadan, pencereler, duvarlar, tavanlar çikolatadan, halılar, tablolar, koltuklar, masalar, karyolalar, her şey ama her şey tepeden tırnağa çikolatadan. Banyodaki muslukları açtın mı, sıcak çikolata akıyormuş.."
Sayfa 25 - Can Çocuk Yayınları·Kitabı okudu
Roman
"Ah dedeciğim ah, senin bana sevdirerek öğretmeye çalıştıklarını üniversite mezunu bazı öğretmenler döverek öğretmeye kalkıştılar. Senin kalbindeki şefkati birçok insanda bulamıyorum. Ne olur kalkıp gelsen de bir şeyin çocuklara şefkatle nasıl öğretildiğini bizim okulda anlatsan. Seni bu kadar çok özleyeceğimi bilmiyor muydun ki hemen göçüp gittin."
Sayfa 53 - Yediveren·Kitabı okudu
"Dedeciğim, burada gönlümü o kadar ferahlatan şey nedir?" "Özgürlük, adalet, eşitliktir. Oğlum, iyi bil ki insanın gönlünü sıkan, hayatının tadını kaybettiren haksızlık, adaletsizlik, eşitsizlik âlemde hüküm sürdükçe uğursuzluklar, felaketler adeta yağmur gibi yağar. İnsanların gönlünü bir sis, bir duman kaplar. Aksine adalet, insaf hüküm sürerse kalplerde bir ferahlık, vicdanlarda hakkı teslim etme duygusu uyanır. Nâzım, Cenâbıhâk canlıları ve cansızları yaratmış. İnsanlara da öyle keskin bir akıl, bir zekâ vermiş ki insanlar o akıl ve zekâ sayesinde dağları delip içindeki madeni çıkarırlar. Dağları, toprakları altüst edip düzelterek ziraat ederler. İlimleri ve fenleri öğrenerek bunların sayesinde her neye çalışırlarsa başarılı olurlar.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Alıntı
Kitapları yakmayacaklar değil mi dedeciğim? Kitapları yakamazlar!
Alıntı