Puan vermedi·216 syf.··
2025 118. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2025 19:52
Kitabın adı:Beni Neyzen Yazarın adı:Sinan Yağmur Sayfa sayısı:216 Boyanacak ayakkabısı olmadığı için ve parasında peşin verdiğinde yüzünü boyatan Neyzen Tevfik'in kahvede kendisine gülenlere verdiği cevap;"Benim yüzümdeki bu siyah boyayı çıkarmak için bir kalıp sabuna ve Allah'ın suyuna bakar! Peki ya yüzlerinin karası ne kadar yıkasalarda çıkmayacak olanlar,kul hakkına girenler yalan söyleyenler, iftiracılar,dedikoducular,garibanın emeğini sömürüp ekmeğine göz dikenler, yükselmek için namusuyla hakkıyla çalışanların ayaklarını kaydıranlar, torpille hak yiyenler, din simsarları onlar o meymenetsiz suratlarını nasıl temizleyecekler... A N L A Y A N A......
Ben NeyzenSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 2024450 okunma
Tek Kişilik Protesto
Puan vermedi·160 syf.··
2025 69. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 21:46
Dinle Küçük Adam yorumuyla geldim. Aslında uzun uzun yazmak istiyordum ama kitabın yapısı spoiler vermeden yorum yapmaya uygun değil. Bu yüzden kitaba farklı bir açıdan bakmaya karar verdim. Öncelikle yazardan biraz bahsetmek istiyorum. Freud'un yardımcısı ve yakın dostu olduğunu herkes biliyordur. Freud'un cinsellik söylemlerini kabul edip insan üstündeki çalışmalarını bu konudan evriltmeye başlıyor. Tam bu nedenle gelenekçi meslektaşları ona zorluk çıkarıyor ve çalışmaları nedeniyle hapse atılıyor. Kitapta da sürekli buna değiniyor. Kitap bir yandan otobiyografik nitelikler taşırken diğer yandan tek kişilik bir protesto. Yazar okuyucuya hitap ederken hep Küçük Adam olarak hitap ediyor. Toplum ve sistemler her bireyin küçük adam olması için çalışıyor. Tabi olmama özgürlüğü yine sizde. Tabi toplumdan dışlanmayı, ayıplanmayı göze alabiliyorsanız. Dediğim gibi seçimde özgürüz(!). Genel olarak yazarla ikili sohbette gibiydik. Ben de böyle his yaratan kitapları seviyorum. Birçok yerinde kitabı ben mi yazdım dedim. Tabi bu işin şakası. Son olarak maalesef sistemi küçük adamlar tayin eder farkında olanlar da ne kadar sistemin dışında kalmaya çalışsa da kalamaz. Bu da hayatın adalet anlayışını ya da belki küçük adamların. Son olarak incelememi kitaptan bir alıntı ile bitiriyorum. ''Diktatörler ve zorbalar, küçük şeytanlar ve dedikoducular, kurtlar ve böcekler, bir Bilge'nin önceden söylediği alınyazısından kurtulamayacaklar: Kutsal tohumlar saçtım yeryüzüne. Hurma ağaçları solmuş Kayalar parçalanmış olacak. Anlı şanlı hükümdarlar Kuru yapraklar gibi uçacak. Tufanlar arasında bin gemi Benim sözümü taşıyacak. Ben gideceğim, Sesim kalacak. ''
1000Kitap
Dinle Küçük AdamWilhelm Reich · Avrupa Yakası Yayınları · 201215,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
Kimseye iyi veya kötü demekte acele etmiyorum. Çünkü insanlar beni her zaman şaşırtmayı başarmışlardır. ° Herkese selamlar kitapsever dostlarım . Son zamanlarda tanıştığım muhteşem bir yazarla geldim. ° Mihail Bulgakov - Ölümcül Yumurtalar ° @birkutukitapcom Şubat 2021 kutusundan çıkan bu güzel kitabı Yıldız ile birlikte okuduk . Son zamanlarda Bulgakov'a çok alıştık ve Rus Edebiyatı'nın önemli taşlarından birisi olan yazarın dilini çok beğendik. Böyle güzel okumalarımız daim olsun efenimm yeni maceralar, yeni kitaplar bizleri bekler . Bulgakov döneminin bilim kurgu tadı bırakan hem sorunları anlatan hemde kara mizahı çok iyi kullandığı eserleri var. Bu kitapta onlardan birisi. Okurken bu zamanda çekilmiş bir filmin içinde gibi hissettim kendimi. Kitabın, 1917 Rus Devrimi sonrasındaki çalkantılı yılları ve Stalin'in iktidara geldiği yıllardaki bilimsel ilerleme ile düşmanları geride bırakma dönemini işaret ederek güzel bir sistem eleştirisi ortaya koyduğunu görüyoruz. Ayrıca o yıllarda Rusya dışa dönük bir sistemi vardı. Kullanılan tüm malzemeleri yurt dışından tedarik ediliyordu. Bulgakov'un başı hiç dertten çıkmaz. Kitapta geçen "kızıl ışın" kızıl hükümete iftira olarak algılanıp kitap gizli polise şikayet edilmiş. Zaten yıllarda yasaklanan kitaplardan çok çekmiş bir isim. Bu da demek oluyor ki bu eleştirileri çok iyi yapıyor, taşı attığı yerde birileri rahatsız oluyor. Kitabımızın konusu ise şöyle. 1917 Rus Sosyalist Devrimini izleyen çalkantılı yıllarda, parlak ve eksantrik zoolog Persikov canlı organizmaların boyutlarını ve üreme hazine artıracak inanılmaz bir ışın keşfeder. Bu sırada da gizemli bir veba, Sovyet Cumhuriyetlerindeki tüm tavukların ölümüne neden olmaktadır. Hükümet kanatlı hayvan sektörünü yeniden canlandırabilmek için
Edebiyat
Ölümcül YumurtalarMihail Bulgakov · Dedalus Yayınları · 20164,855 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2022 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2022 22:45
Kendimi veya başkalarını karanlıkların içinde gördüğüm, hayata dair umudumu yitirdiğim zamanlarda; hiç mi kalmadı yok mu artık öyle insanlar, öyle çabalar dediğimde; bu neydir arkadaş, bunlar nasıl insandır, bu nasıl yozlaşmadır, bu nasıl çürümedir dediğimde, bazı şeyler kalbime ağır geldiğinde, elime bir idealistin hayatını alırım. Bunlar olacak ama biz de olacağız desin, umudumu yeşertsin isterim. İşte yine böyle bir dönemimde aldım elime bu kitabı. Recep Yazıcıoğlu'nun ruhu şad olsun. Bana şunu anlattı bu kitap; Yozlaşma, çürüme, insanı hayrete düşüren davranış şekilleri, küçük hesaplar, büyük egolar, dalkavuklar, yalancılar, dedikoducular, iftiracılar, iltimasçılar, torpilciler, rüşvetçiler, neye hizmet ettiğinin farkında bile olmayan ve bunu sorgulamayan insanlar daima varlardı. Ve olacaklar da. Her devirde her coğrafyada farklı gündemlere bürünüyor sadece. Dua edelim de ruhumuza böyle hasletler bulaşmasın. Ancak tüm bunlara rağmen, bir "buzlar çözülmeden" de olacak. Rahmetli Recep Yazıcıoğlu da bu tarz insanlara maruz kaldı, çeşitli sorunlar yaşadı, belki çileden çıktı. Ama devam etti. Sancı olmadan doğum olmuyor. Yaptıklarını okumak iyi geldi. O bölge insanının yaşadıklarını okumak da orada hissettirip empati kurduruyor. Tavsiye ederim. Halis bir niyetle, güzel bir üslupla ülkesine, insanlığa hizmet eden insanlar var olsun, çok olsun. Kıymetleri bilinsin.
KöprüAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20138,8bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2022 25. kitabı
Dostoyevski’nin Amcanın Düşü adlı romanı Sibirya’da ki sürgün yaşamından döndüğünde yazdığı ilk romandır. Dostoyevski için bu kitabı edebiyat hayatındaki ikinci perdenin başlangıcı olarak kabul edebiliriz. Sibirya’daki yaşamı yazar için bir dönüm noktasıdır. Bunun başlıca sebebi her bölgeden suçlu konumuna düşürülen insanları bir arada gözlemleme fırsatını bulmasıdır. Sürgün hiç kimsenin isteyeceği bir durum değildir; hastalıklar, kaos, şiddet, kirlilik insanın kaçtığı her şeyi bünyesinde barındırır. Fakat Dostoyevski gibi insanları gözlemlemede usta ve iştahlı bir insan için bütün bunlar bir fırsat ve şans anlamı taşır. Nitekim de bu şekilde olmuştur. Sibirya sürgünü Dostoyevski’nin edebi anlamda olgunlaşmasında ki en büyük etkendir. Bu sebeple burada yaşadıklarını, hissettiklerini, gözlemlerini, aldığı notları tam olarak bilmeden 1859 tarihinden sonra yazdığı hiçbir romanı tam olarak anlamak, yorumlamak imkânsızdır. Yarattığı karakterlerin birçoğu o dönemdeki gözlemlerinin bir yansımasıdır. Dostoyevski, Amcanın Düşü adlı romanında taşra toplumundaki ahlak anlayışını yerer. Mordasov adlı kasabada geçen olaylar günümüzden bile birçok ahlak yozlaşmasını gözler önüne serer. Eleştirdiği ahlak anlayışını ve siyaseti çoğunlukla başkarakteri Marya Aleksandrovna üzerinden anlatır. Marya kendini soylu gibi hisseden bir taşra kadınıdır. Romanın henüz ilk sayfasında Marya’yı şöyle anlatır: ’Marya Aleksandrovna dedikoduya son derece meraklıdır; o kadar ki, gündüz bir haber duymamışsa gece gözüne uyku girmez. Ama takındığı tavırlar yüzünden, onun dünyanın değil de, Mordasov’un baş dedikoducusu olduğu kimsenin aklından geçmez. Tam tersine huzurunda sanki bütün dedikodular yok olur, dedikoducular onun karşısında, öğretmenin önünde kızarıp bozaran öğrencilere döner, sözlerini
Amcanın DüşüFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20174,359 okunma
Orta Sınıfın Ahlakının Kökünde Ne Yatar?
Puan vermedi·172 syf.··
Beğendi
·
2021 110. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2021 09:43
(Makale) Kölelerin ahlaki değerlere isyanları tam olarak yaratıcı bir şekilde ve yeni değerleri ortaya çıkararak içerleme ilkesinde başlamaktadır ve bu, uygun eylem çıkışlarından yoksun oldukları için telafisini hayali bir intikamda bulmaya zorlanan yaratıkların yaşadığı bir içerlemedir. Her aristokrat ahlak, kendi taleplerini başarıyla onaylamaktan doğarken köle ahlakı en başından “kendi dışında”, “kendinden farklı” olan ve “kendi olmayan” her şeye “hayır” demektedir ve bu “ hayır” onun yaratıcı eylemidir. Değer veren bakış açısının bu cephe değişimi, yani tekrar öznele gitmek yerine kaçınılmaz olarak nesnele çekim “içerlemenin” tipik özelliğidir: Köle ahlakı varlığının koşulu olarak fizyolojik bir terminoloji kullanmak için dışa dönük ve nesnel bir dünya ve eylem yeteneği için de nesnel bir uyarıcı gerektirmektedir; onun eylemi de temelde bir tepkidir. Aristokratların değer sistemine baktığımızda tam tersi bir durum bulunmaktadır: Kendiliğinden hareket etmekte ve büyümektedir, kendi benliğine daha minnettar ve coşkulu bir “onay” vermek için kendi antitezini aramaktadır; “biz aristokratlar, biz iyiler, biz güzeller, biz mutluların” (hayat ve tutkuya doymuş) olumlu ve temel kavramıyla karşılaştırıldığında olumsuz kavramı “kaba”, “kötü” sadece soluk, ortaya geç çıkmış bir örnektir. Aristokrat ahlakı yoldan çıktığında ve gerçekte kutsal şeylere saygısızlık yaptığında bu durum, yeteri kadar tanımadığı, aslında gerçek bilgisini hor görerek kendini koruduğu bu belirli katman ile sınırlıdır. Bazı durumlarda nefret ettiği katmanı yani bilinen kaba ve bayağı insanların katmanını yanlış değerlendirmektedir; diğer taraftan her durumda küçümseme, aşağılama, kibir durumunun, küçümseme amacını yanlış tanımladığı varsayılsa bile her zaman, elbette tasvirde, zayıfların düşman
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Ahlakın SoykütüğüFriedrich Nietzsche · Kabalcı Yayınevi · 20112,659 okunma