7/10
·224 syf.··
2026 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:04
Haluk Bilginer’in Kral Lear’ını sahnede izlemiştim, çok etkilenmiştim. Şimdi de kitabını okuyunca ikisi birleşti. İlk ısırıkla başladı her şey. Kıyım o zaman başladı. Zaman geçti Ve Lear sordu: "En çok hanginiz seviyor bizi?" Ve Lear sordu Ve gök gürledi. "Sen her şeysin dediler bana. Yalan! Her şeysem niye üşüyorum?" Dedi. Ve aklı Kendi lanetiyle zehirlendi. Kral Lear, iktidarın vahşiliğini ve iktidarın kendisiyken mağduruna dönüşen insanı anlatır... Kitapta Shakespeare’in dili çok güçlü; Lear’ın gururu, kızlarının ihanetleri, fırtına sahnesindeki çaresizliği ve “çıplak insan” hâli ağır ağır işleniyor.Bilginer ise bu metni canlı bir acıya dönüştürüyor. Sesi, bakışları, deliliğe geçişi ve yaşlılığın kırılganlığıyla Lear’ı gerçekten hissedebiliyorsunuz. Özellikle fırtına sahnesinde kelimeler adeta içinden dökülüp geliyor.İkisini birleştirince kitap metnin derinliğini, oyun da duygusal şiddeti veriyor.
Edebiyat
Kral LearWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,4bin okunma
Okudum bitti
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 08:15
Kahvenizi, çayınızı aldıysanız gelin kitap hakkında sohbet edelim. Kitabımızın ismi Banana Yoshımoto / #kitchenmutfak Okuduğum tuhaf ama çokça da hüzünlü bir kitaptı. Hani bir film izlersin baştan sona acı hissedersin, bittiğin de bu neydi diye bir off çekersin... böyle bir film izlemiştim evet, evet... tamda o film tadında hoş bir eser olmuş. Yer yer kalbiniz ağrıyacak hazır mısınız? Kitap üç bölümden oluşuyor. Lakin ilk iki bölümle üçüncü bölümün yolları çok çok ayrı. Şöyle anlatayım: İlk iki bölümde Mikage ve Yuichi'nin hikayesini okuduk. Kayıplarını, yalnızlıklarını hissettik. Sessizce, birbirlerinin yaralarını sarmalarına tanıklık ettik. İkinci bölüm bittiğinde net bir son bulmuyorsunuz karşınızda. Eeee noldu şimdi bu çifte diye söylenebilirsiniz. Bence yazar yarım kalmış hissi versede güzel bir yerde bırakmış onları. Ben buradayım, hayata beraber tutunacağız dediler aslında. Aşktan çok daha derin bir yol arkadaşlığı oldu. Üçüncü bölüm olan Ay ışığı gölgesi ise başka karakterleri ele alıyor. Karakterlerin ve hikayenin değişmesi kafa karıştırıcı gelebilir. Yine burada da derin bir yas ve vedalaşmayı görüyoruz. Yazar farklı hayatlar üzerinden mesaj vermiş. Ölüm var evet, derin bir yas var evet ama her şeye rağmen hayat devam ediyor ve iyileşmek mümkün Bu kitaba mutlaka şans verin. Kalbinize dokunacağına eminim
KitchenBanana Yoshimoto · Faber and Faber · 2018810 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·301 syf.··
2025 14. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 19:27
ŞEHADET İNCİLERİ - PEYGAMBER ÇİÇEKLERİ HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN ( RADIYALLAHUANHÜMA ) ​MUSTAFA NECATİ BURSALI ÖNSÖZ Bütün âlemleri yoktan var eden, varlığından bizleri haberdar eden, kullarından mü’minlerin kalp gözlerini açan, marifetinin nûru ile onları Rıza-i Bârisine erdiren Allah’a hamd ederim... Salât ve selâm, tek katresinin hacminde bin umman çalkalanan ve tek zerresinin menşurunda bin kâinat yüzen Kevser Havuzunun sahibi Allah’ın Sevgilisi, İki Cihanın Efendisi Cenâb-ı Ahmed’e ve O’nun Âl-i Ashabına olsun... Bu küçük eserimde cennet çiçeklerinden ıtırlar koklatmak en büyük dileğimdir. Bizzat Sonsuzluk Nebisinin: هُمَا رَيْحَانَتَيَّ مِنَ الدُّنْيَا “Onlar (Hasan ve Hüseyin), dünyada ikigülümdür.” Buyurduğu Peygamber güllerini koklamak ne devlettir. Onları gönül coşkunluğu içinde sevmek mü’minlerin saadet baharıdır. Allah’ın Resûlü, o solmaz çiçekleri tertemiz kucağında taşımış, mukaddes omuzlarına alıp gezdirmiş, kâh gönül coşkunluğu ile yanaklarından öpmüş, kâh altın saçlarını tel tel okşamış, kâh mübarek elleriyle küçücük ağızlarına lokmalar vermiş, kâh dizine çıkarıp hoplatmıştır. HZ. HASAN (R.A.) VE HZ. HÜSEYİN (R.A.) SÜT ANNE Hazret-i Hasan doğunca, Nebiyy-i Muhterem, amcası Abbas hazretlerinin zevcesi Ümmü Fadl'ın evine gitti. Ümmü Fadl, Kâinatın Efendisini heyecan içinde görünce sordu: “Ey Allah’ın Resûlü! Telaşınızın sebebi nedir?” “Hayırdır inşaallah. Fâtıma’nın bir oğlu doğdu. Sen, ona da Kusem’in sütü ile emzir!” “Peki, ey Allah’ın Resûlü!” Ve bir müddet Hazret-i Hasan’ı, Ümmü Fadl emzirdi... Peygamber çiçeği Hazret-i Hasan (radıyallahü anh) güler yüzlü, melek huylu, tatlı bakışlı, altın saçlı, gümüş bedenliydi. Allah'ın Sevgilisi onun hakkında, “Amcası Hazret-i Musa aleyhisselâmdan mirastır!” buyurmuşlardır. Esmâ binti Umeys der ki: “Hasan
Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (Radiyallahu Anhüma)Mustafa Necati Bursalı · Çelik Yayınevi · 2016119 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 50. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Bir insan doğuştan canavar olmaz. Bazen insanlar onu buna dönüştürür. Herkes ona Kızıl Şeytan diyor. Ama hikâyesini bilenler çok iyi biliyor ki o aslında bir Kızıl Melek. Lana'nın hikâyesi öfkenin, kaybın ve adaletin ne kadar ince bir çizgiyle birbirinden ayrıldığını yüzünüze tokat gibi çarpıyor. Her kitapta geçmişine ait yeni bir parça öğreniyoruz ve her yeni detayla birlikte onu yargılamayı biraz daha bırakıyoruz. Çünkü bazı insanlar kötü doğmaz. Bazı insanlar, insanların kötülüğünün eseridir. Bu kasaba sıradan bir kasaba değil. İçinde çürümüşlüğün kol gezdiği, gücü elinde tutanların kendilerini dokunulmaz sandığı ve korkunun yıllardır herkesi susturduğu bir yer. Lana'nın ailesini yok ettiler. Hayatını çaldılar. Ruhunu paramparça ettiler. Sonra da ortaya çıkan kadına "canavar" dediler. En acı kısmı ne biliyor musunuz? Kurgu olduğunu bilsem bile bazı sayfalarda gözlerim doldu. Çünkü dünyada buna benzer acıları gerçekten yaşamış insanlar olduğunu bilmek insanın kalbine ağır geliyor. Kim demiş polisiyede ağlanmaz diye? Ben ağladım. Hem de hiç beklemediğim yerlerde. İkinci kitabın sonunda Lana'nın pusuya düşürülmesiyle nefessiz kalmıştım. Ama üçüncü kitap... İşte orada taşlar öyle bir yerinden oynuyor ki! Bir yandan FBI gerçeklerin peşine düşerken, diğer yandan Kızıl Melek yıllardır içinde biriktirdiği öfkeyle o lanetli kasabanın üzerine yürümeye hazırlanıyor. Ve bizim yakışıklı ajanımız... Artık Lana dışında neredeyse her şeyi çözmeye başladı. Şunu söyleyebilirim: Bu seri sizi karakterleri sevmekle onları korkuyla izlemek arasında bırakıyor. Her sayfada "Bir sonraki bölümde ne olacak?" diye diye uykusuz kalıyorsunuz. Ve bir noktadan sonra Lana'nın intikamını kendi intikamınız gibi hissetmeye başlıyorsunuz. Bu seriyi okumak, bir kitabın içine girmek değil... Bir
Mindf*ck 3: Kızıl MelekS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202655 okunma
Filler Tepişir Otlar Ezilir. Şaşmaz!!!
8/10
·160 syf.··
2026 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 12:51
Kaçın demokrasi geliyor , daha kapağından itibaren okuyucuya ironik bir soru sorduruyor: "Demokrasi gerçekten geliyor mu, yoksa bize geldiği söylenen başka şeyler mi var?" Yazar Banu Avar, kitap boyunca dünyaya servis edilen "özgürlük", "insan hakları" ve "demokrasi" paketlerinin içeriğini açıp kontrol etmeye çalışıyor. Çünkü ambalajın üzerinde yazanlarla kutudan çıkanların her zaman aynı şeyler olmadığını hatırlatıyor. Bir ülkeye demokrasi götürme iddiasıyla yapılan müdahalelerin ardından geriye kalan yıkım, savaş, yoksulluk ve istikrarsızlık manzaraları ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Demokrasi gerçekten geldi mi, yoksa sadece adı mı geldi? Kitabı okurken insanın aklına şu düşünce geliyor: Açlığın hüküm sürdüğü, çocukların savaşlarda öldüğü, milyonlarca insanın göç yollarında yaşam mücadelesi verdiği bir dünyada demokrasi nutukları ne kadar samimi olabilir? Özgürlükten söz edenlerin silah satış rekorları kırdığı, insan haklarından bahsedenlerin çıkarları uğruna sessiz kaldığı bir düzende demokrasi söylemi bazen kulağa oldukça tanıdık bir reklam sloganı gibi geliyor. Kitabın temelinde de tam olarak bu sorgulama yatıyor. Demokrasi adına yapılan operasyonların, ekonomik çıkarların, küresel güç mücadelelerinin ve jeopolitik hesapların gölgesinde şekillendiğini savunan Avar, okuyucuyu resmî anlatıların ötesine bakmaya davet ediyor. Belki de kitabın özeti tek bir atasözünde saklıdır: "Filler tepişir, otlar ezilir." Dünya siyasetinde de çoğu zaman değişen bir şey olmuyor. Güçlü devletler hesap yapıyor, stratejiler kuruyor, sınırlar çiziyor; bedelini ise sıradan insanlar ödüyor. Sonra da adına demokrasi, özgürlük veya barış deniliyor. Bu nedenle Kaçın Demokrasi Geliyor, demokrasi kavramıyla alay eden bir kitap değil; daha çok demokrasi adı altında sunulanların
Kaçın! 'Demokrasi' Geliyor!Banu Avar · Remzi Kitabevi · 2013606 okunma
1. Bölüm: İdris'in İdris
10/10
·216 syf.··
2026 2. kitabı
"Dediler, İdris olsun, İdris olsun, gencecikken meyveye dursun. Dediler bahtı baht, gönlü taht olsun." İdris Peygamber'in hayatını şiar edinen terzi, bilge kadın Fikriye Hanım ve oğlu İdris Öğretmen'i konu alan etkileyi bir yapıt. İdealist, maneviyatlı, ilim, irfan sahibi bir öğretmendi İdris. İlkokul öğretmeni olarak, yabanda kalmış çocukların hayatlarına dokunmak için yaşadığı yerden ücra bir köye hicret etmişti üstelik annesinin itirazlarına rağmen. Ancak hiçbir şey umduğu gibi olmayacaktı. Köy ahalisi İdris öğretmeni istemeyecekti. Onlara göre, İdris Öğretmen'in öğretileri çocukları yoldan çıkaracak; okul yaptırmakla köyün düzeni bozulacak; okul yuvalara ateş düşürecekti. Çünkü öteden, atadan beri bu hep böyledi. Okul uğruna, çocuklar yollarda, kar altında ölüp gitmişti. Acımasız kar, bunca imkansızlık içinde yutup gitmişti onların yavrularını, İdris'in kardeşini, arkadaşlarını. Şimdi ne diye tekrar aynı hatayı yapsınlardı. Köylü ikinci bir okul vakası yaşamak istemiyordu. Kar altında kalan çocuklar ölümle kuşatılmamalı, kar üstündekilerin ise okul yüzünden, İdris Öğretmen yüzünden beyni yıkanmamalıydı. Günün sonunda tüm bu sert gönüllere, yıkılmaz inatlara direnemedi İdris. Karnı burnunda hamile karısına ulaşmak, doğum için ebe bulmak zorundaydı yoksa karısını kaybedecekti. Karlı, tekinsiz uzunca yolu tek başına yürümeliydi, tek başına...belki saatlerce, belki günlerce. Yolda başına geleceklerden habersiz bir şekilde, biçare. Ölümün pençesinde olacaktı İdris, kendisi de arkadaşları gibi can verecekti dilinde peygamber duası ile. Geride yaptıklarından pişman koca bir köy ahalisi ve sevdiğinin kucağında kokusunu alamadığı bebesini, İdris bebesini bırakarak...
Edebiyat & Roman
İdris’in İdrisYaşar Kaplan · Ketebe Yayınları · 201914 okunma