Zodyak Akademi : Uyanış
5/10
·432 syf.··
2026 5. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:55
Herkese İyi geceler.Ve Bugün Zodyak Akademi:Uyanışın incelemesiyle geldim Konusuyla başlayalım: Tory ve Darcy Adında ikizler burcunda doğmuş ikizlerimiz;hayatları boyunca sıkıntı çekip koruyucu ailelerde dolaşmış ama hiçbir yere ait olamamışlardır.Ve bir gün profossör olduğunu iddia eden biri onlara gelip onların aslında Solarıa adındaki bir ülkenin kayıp varisleri olduğunu iddia eder.Ve yüklü bir mirasları vardır.Ama mirası alabilmeleri için tek şart Zodyak akademiden mezun olmalarıdır. Ama işleri hiç kolay olmayacaktır. Çünkü Varisler ( Su, Toprak,hava,ateş) onlardan nefret etmektedir. (Ama kızlar çok güçlüler ve dört elemente de hükmedebiliyorlar ve o dünyada bu çok nadir görülüyor.) Ama herkes onlardan nefret ederken kızlar zodyak akademiden nasıl mezun olacaklar?. İşte konumuz yorumumuza geçelim.Artılarla başlayalım : Bu seri 9 ana kitap ve spin off ve novellarla 20'den fazla kitaplık bir seri. Ve bu daha ilk kitabımız.Kitap winx'ten ilham alınmış Genel olarak akıcı bir dili var. Eğer"Ben masalsı anlatıma sahip içinde çok fazla olay olmayan kurgulardan hoşlanıyorum." diyorsanız bu kitap size uygun olabilir.Kitap akıcı ama çok öngörülebilirdi. 18 yaş altına kesinlikle önermiyorum. Yazarlar kusurlu karakterlerin sevilip sevilmediğine odaklanmış fikir güzel. Dünya çok detaylı ve büyüleyiciydi.Birkaç yer dışında sıkılmadan okudum. İkizleri başlarda sevmiştim ama sonra gerçekten toxicleştiler. (Buna eksi yönlerde değineceğim.) çok fazla olay ve heyecan beklemiyorsanız bir göz atın derim. Zaten serinin ilk kitabı.Çok bir şey beklemiyorum ama. Eksilere gelelim: Karakterlerin neredeyse hepsi zorba.Ve en büyük eksi bullyromance içeriyor. Yaş uyarısını tekrar ediyorum eğer bu durum sizi tetikleyecekse lütfen okumayın. İkizler başta iyiydi ama sonra gördükleri her
1000Kitap
UyanışSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2025341 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:48
Tarık Tufan ın kalemiyle ilk kez bu kitapla tanışmış oldum. Bende etkisini son sayfalarda gösteren kitaplardan biri oldu. Uzun süre büyük bir olay yaşanmıyormuş gibi hissettim hatta bir ara sıkıldım dedim ama finalde bütün parçalar yerine oturuyor. Önceki sayfalar yeniden anlam kazanıyor.Kitabı bitirdiğimde geriye dönüp birçok sahneyi tekrar düşündüm. Olay örgüsü çok hareketli olmadığı için belki de bir ara ‘sıkıldım’ dedim ama kitabı bitirdikten sonra bıraktığı his çok güçlü. Benim için son dönemde okuduğum en etkileyici kitaplardan biri oldu. Yazarın diğer kitaplarını da merak ediyorum
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:16
GECE YARISI TRENİ-MATT HAIG-304 sayfa, Hayatınız devam ederken kaçan bir treni yakalamak mümkün mü? Yani hayatınız bir film şeridi gibi aksaydı, hangi sahnede durup (treni durdurup) o anı değiştirmek isterdiniz? Gece Yarısı Treni ;hayatımızı, geçmişimizi, pişmanlıklarımızı, ikinci şansımız var mı? onları sorgulatıyor. Ama bir kuralı var bu yolculuğun… “Geçmişteki halinle asla konuşmayacaksın!” (Bu kural ve geçmişe gitmek bana Kahve Soğumadan Önce serisini hatırlattı…) Gece Yarısı Treni ,geçmişin gölgesinde yaşayan, "keşke"lerin çoğunlukta olduğu bir hayat yaşayan,yaşamında doğru olan şeylere öncelik verip vermediğini sorgulayan herkesin kendinden bir parça bulacağı (ki ben okurken hayatımda ne çok şeyler kaçırmışım dedim ) bir kitap … Gece yarısı treninin amacı geçmişi değiştirmek değil,yaşlanmayı,kayıpları ve kayıp giden geçmişini görüp daha yakından bakmak için arada bir durman ve hayatın nasıl yaşandığını kabullenip muhasebesini yapmaktır. Kitap karakterimiz Wilbur Budd yaşamının büyük bir bölümünü işine adamış,sahibi olduğu kitapçı zincirine odaklanmış,81 yaşına gelmiş,işkolikliği yüzünden büyük aşkı Maggie’yi ve dolayısıyla da hayatını çok ihmal etmiştir.Yıllar sonra bir gece hiç beklemediği birinden gelen telefonla hayatında bir umut ışığı doğmasını beklerken Wilbur gözünü bir ambulansta açar ama maalesef yaşam onu gizemli bir tren yolculuğuna çıkarmıştır.Bu trenle sonun başlangıcına,geçmişine ,hayatının o karanlık ve aynı zamanda da en parlak anlarına doğru ilerlemeye başlar. Ama kural var;geçmişteki Wilbur ile asla konuşmayacak… Wilbur bu yolculukta kurala mı uyacak yoksa her şeye rağmen başka bir hayat yaşamak için raydan mı çıkacak? Siz olsanız tercihiniz ne olurdu???
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202676 okunma
Selda Uygur: Babalar ve Kızları
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
“Denizleri çok severim… Rüyalarım… Taşların rengi de gökyüzü gibi kasvetlidir… Bu her gece böyle olur…” Bu şiirsel sözler, Babalar ve Kızları’nın açılış sahnesinde yer alıyor. Türk Edebiyatı yepyeni bir kalemin doğuşuna tanıklık ediyor bir süredir. Selda Uygur, Fazlı Necip’in Ah, Anne romanını günümüz Türkçesine aktaran ve Türk Edebiyatından Örneklerle “Edebiyat ve Kıskançlık” adlı çalışmalarıyla tanınan akademisyen bir yazar. Romanında pek çoğumuzun ama özlemle ama kasvetle dalıp gittiği o ölgün deniz manzaralarını işlemiş sevgili Selda. Denizin verdiği huzuru ve aldığı canları okudum bu eserde ve babaannesini… O mistik heyecanları bilirsiniz elbette, ölülerle konuşmaktan bahsediyorum. Ölümün kokusunu bilmeyeniniz kaldı mı? Ah bazılarınız anlayacaktır beni; insan olmak, düşünebilmek ve farkında olmak ne zordur bilirsiniz -ölümün kıyısında yaşarken. Rüyalardan bahsediyorum, kaçmayın; bitmek bilmeyen döngülerden, büyük ve kederli nefeslerden ve gecenin en zor saatlerinde yaşanan o ani irkilişlerden, uyanışlardan… Şanslıysanız, gecenin bu saatinde, yanı başınızda birisi vardır ve o kişi size ne olduğunu sormuştur. Ya kimse yoksa? Ya kimse size bir şey sormamışsa? Ya kimsecikler sizi sarıp sarmalamamışsa? İşte o zaman üzülmekte haklısınız derim. Yazık. Çok Yazık. İşte sevgili Selda, rüyalarından uyanırken adeta denizde boğulur gibi oluyor, tasvir ediyor ve yaşıyor o anı. Peki, ama neden? Ölülerle dans ediyor çünkü ve ekliyor -unutmadan: “Ölülerle dans edebilen birini kimse üzemez.” Kelimeler akmaya devam ediyor. İstanbul’un o eski yokluklar içindeki halini okuyoruz. Ancak yine de bir umut var o yıllarda. Kavganın, hasretin, kaosun, sanatın, edebiyatın ve kalabalığın şehri İstanbul’da yaşanıyor Babalar ve Kızları’na dair ne varsa. Kıskançlığın kitabını yazmış olan
Babalar ve KızlarıSelda Uygur · Bilgi Yayınevi · 202255 okunma
Puan vermedi·1024 syf.··
2018 99. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2018 00:00
Haftaya King yorumu ile başlıyorum ama önce klasik girişimi yapmam lazım :) @okumacemberiolusturalim etkinliğimin 4. kitabı Stephen King den geldi. #kubbeninaltında. Müthiş bir kitap okudum. Kurgusunu, anlatımını, karakterleri anlatmama gerek yok çünkü King... Okuyucuyu sıkmadan, konudan koparmadan, karakterler ya da olaylar arası geçişleri merakınızı taptaze tutarak yapmasını hayranlık ve hayretle okudum yine. Bir yerde "eyvah " dedim 31 sayfalık bir atlama söz konusuydu basımdan kaynaklı, neyse ki sayfa sayısı sona erdiğinde kaldığı yerden devam etti. @altinkitaplar lütfen yapmayın böyle şeyler, özellikle King kitaplarında, kalp var bende sebebim olursunuz. Neyse. Detaysız konuya değineceğim çünkü dizi uyarlaması ve kitap arasında çok fark olduğunu öğrendim. Eşim dizisinden, ben kitaptan bazı kilit noktaları söyledik birbirimize. Sonra ikimiz de susma kararı aldık. Malum ben izleyici, o okuyucu konumuna geçiş yapacağız. Olaylar bir kasaba da geçiyor. Herşey normal seyirinde giderken bir den cam bir fanusun içinde kalıyorlar. O anlar öyle gerçekçi anlatılmış ki kendimden geçerek okudum. Görmediğiniz bir cisme, kendinizi savunma refleksi güdmeden son sürat çarptıpınızı düşününürseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Sonrası felaketler zinciri. Ben tüm bunlardan etkilenip, rüyamda kızımla parkta tepemize fanus indiğini görürken sinir olduğum karakter yok mu? tabi ki var. Durumun vahametini bir kenara bırakıp, dini öne sürerek koltuk sevdalısı olduğundan, tüm kasabayı tehlikenin kucağına atan arkadaşlarla epey kaynaştık :) Sonuna anlam veremediğimi söyleyebilirim. 1021 sayfa kitap bir 50 sayfa daha olsaydı da lost'umsu bitmeseydi keşke :) Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kubbe'nin AltındaStephen King · Altın Kitaplar · 20111,033 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:23
Şermin Yaşar okumayı o kadar çok seviyorum ki... "Gelirken Ekmek Al" ve "Söyleme Bilmesinler"i okurken dedim ki; bu iki kitabı favorim, yazar bende artık bunun üstüne çıkamaz diye düşünüyordum. Fakat bu kitabı okuduğumda da favorilerime bir favori daha eklendi. Yahu bir yazar bu kadar mı bizden biri olur, bu kadar mı basit şeyleri görmemize yardımcı olur. Daha ne yapsın Şermin Yaşar. Bayıldımm. Muhakkak, herhangi bir kitabındaki bir karakter sizin belki evinizden, belki yakın arkadaşlarınızdan, belki çevrenizden, iş ortamınızdan biri. Romanlarında, öykülerinde ele aldığı olaylar hepimizin hayatında yaşadığı var olan gerçekler. Şermin Yaşar'ın bana öğrettiği başka bir şey ise empati yapmak ama gerçekten empati yapmak. Hani günlük hayatımızda hepimizin dilinde pelesenktir. Herkes kendince haklıdır. Haklı olduğumuz taraflarda ise karşı tarafın ne hissettiğini ve ne düşündüğünü önemsemeyiz, aslında ilgilenmeyiz. Onun ne hissettiğinin bir önemi yoktur çünkü biz haklıyızdır. Haklılık daha önemlidir ve daha baskın olan duygudur. Gerçekten haklı da olabiliriz bu arada. Ben, bu romanda da bunu gördüm. Bütün karakterler kendilerince haklılardı. Birini dinlesem diğerine kızıyordum, diğerini dinleyince ise birinciye kızıyordum. Sonra baktım ki herkes kendince haklı aslında kimseye kızmanın bir anlamı yok. Bu insanların çevremde de olduğunu görünce bir aydınlanma yaşadım. Dışarıdan baktığımda okuduğum romanın da etkisiyle daha net görebiliyordum artık. İnsan olayların içinde olunca fark edemiyor bazen. Meltem'le ben de yeniden doğdum ve Meltem'le birlikte ben de birçok şeyi daha yeni fark ettim. Şermin Yaşar
1000Kitap
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,5bin okunma