Aynaya baktım bir sabah.
"Bu böyle devam edemez..." dedim, aynadaki, ruhu cinayete kurban gitmiş ama katili elevermek istemediği için kendisi öldürmüş gibi davranan kadına.O gün bugündür, aynadakine çok güvenirim.
"Kimi zaman umut ve bekleyiş dayanılmaz bir hal alır. Pes etmek, hayattan kopmak, korkuya kapılıp paniklemek işin kolayı olur. O durumda olsun deyip çukura düşmek var, yeter artık deyip isyan edip yeniden başlamak da var. İşin acısı bu karar birkaç saniye içinde veriliyor, hayatın gidişatı ona göre yol alıyor.Farkındalık işin sırrı. Ben bu durumun farkına varıp arzu ettiğim sonucun hayalini kurarak yazgımı yeniden yazabilirim aslında. Kadere sitem edip iç çekip ağlamaktansa kaderi elime alıp ona istediğim yönü verecek güce sahibim. Maharet onu kullanmayı bilmekte yatıyor..." dedim. Duyduklarımdan kendim de etkilenmiştim. Bu sözler nereden çıkıyordu bilmiyordum.
"Benzer hayatları yaşadığımı düşündüğüm insanlara baktığımda onların hayatlarının önceden bana sunulduğunu ve bunlardan birini seçmeden bu dünyaya geldiğimi biliyordum. Yaşamam gereken tek şey olanı olduğu gibi kabul etmek ve şükretmekti çünkü ben bu hayatı, zamanı ve bedeni buraya gelmeden önce bilerek isteyerek seçmiştim. Kimlerle tanışacağım, yol ayrımlarım ve öğreneceklerimi önceden bilinçli bir şekilde belirlemiştim.Âlemde bu kadar insan varken birkaçına dokunmadan aralarından geçmek mümkün olmazdı. Burada hâlâ seçimler var yanılgısı ile yaşarken müdahale etmeyi amaç biliyorduk, halbuki izlemek akıllıca olan tek yoldu. Olacak olan aslında oldu; sadece biz hatırlamıyorduk. Varacağımız yer belli, ancak gidilecek yol seçimi bize kalmıştı. Son durak kader, yolculuksa kararlardı. Kaza diye bir şey yoktu. Yine de herkesin kaderi kendi yorumu ile kısıtlı kalırdı..." dedim.
Hasreti denizlerin,
Denizler kadar derin
Ve o kadar bucaksız...
Ta karşımda, yapraksız,
Kullanılmış bir takvim...
Üzerinde bir resim:
Azgın, sonsuz bir deniz;
Kaygısız, düşüncesiz,
Çalkanıyor boşlukta.
Resimdeyse bir nokta:
Yana yatmış bir gemi...
Kaybettiği alemi
Arıyor deryalarda
Bu resim rüyalarda
Gibi aklımı çeldi;
Bana sahici geldi.
Geçtim kendi kendimden,
Yüzüme, o resimden,
Köpükler vurdu sandım;
Duymuş gibi tıkandım,
Ciğerimde bir yosun.
Artık beni kim tutsun?
Denizler oldu tasam.
Yakar, onu bulmazsam,
Beni bu hasret, dedim,
Varırım elbet, dedim,
Bir ömür geze geze
Takvimdeki denize.
Ne var, bana ne oldu,
Odama nasıl doldu,