Romanımla baş başa kalmıştım. Dördüncü ilk romanım, bu sefer yarım kalmayacaktı. Toplama bir bilgisayarım vardı, Windows 97. Azimliydim, isterse ev sıcaktan eriyip gitsin altımdan, umurumda olmayacaktı, sağlam kalacak, bu savaştan sağ salim çıkacaktım.
Evet savaş. O günleri düşündükçe aklıma savaş sözcüğü geliyor hep. Savaşıyordum; yokluğa karşı, sıcağa karşı, Ankara'ya karşı, insanlara karşı, edebiyata karşı, her şeye karşı ben ve Windows 97 toplama bilgisayar, iki cepheye ayrılmıştı dünya, aylar boyunca savaşıp durmuştum o odada, sayfalar boyu, cümleler boyu. Çoğu zaman tereddüt içinde: "Şimdi bütün bunları kim okuyacak tereddüdü. İyi de en sonunda kim okuyacak bütün bunları tereddüdü." Her şeye rağmen devam etme kararı almıştım, "Hiç kimse okumasa bile, sadece kendim için yazıyorum o zaman," dedim, öyle devam ettim. Bir sabaha karşı bitirdim romanı, bütün dünyaya karşı ben ve Windows 97 toplama bilgisayar, küçük bir cephede, mütevazı bir zafer kazanmıştık sessiz sedasız.