Kalk, dedim kendime, kalk yeniden telaşımıza düşelim, canımız çekti, araya da bir aşk bulur sıkıştırırız belki.
Sayfa 199 - Karakarga yayınları·Kitabı okudu
Bir zamanlar kendimi Bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım. Kaç metredir benim yokluğum? Benden daha çok var sanmıştım. Benim yokluğumdan dünyaya Bir elbise çıkar sanmıştım. Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan Sonunda ben de alıştım. Ah .. dedim sonra, Ah!
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Reklam
Romanımla baş başa kalmıştım. Dördüncü ilk romanım, bu sefer yarım kalmayacaktı. Toplama bir bilgisayarım var­dı, Windows 97. Azimliydim, isterse ev sıcaktan eriyip git­sin altımdan, umurumda olmayacaktı, sağlam kalacak, bu savaştan sağ salim çıkacaktım. Evet savaş. O günleri düşündükçe aklıma savaş sözcüğü geliyor hep. Savaşıyordum; yokluğa karşı, sıcağa karşı, Ankara'ya karşı, insanlara karşı, edebiyata karşı, her şeye karşı ben ve Windows 97 toplama bilgisayar, iki cepheye ayrılmıştı dünya, aylar boyunca sava­şıp durmuştum o odada, sayfalar boyu, cümleler boyu. Çoğu zaman tereddüt içinde: "Şimdi bütün bunları kim okuyacak tereddüdü. İyi de en sonunda kim okuyacak bütün bunları tereddüdü." Her şeye rağmen devam etme kararı almıştım, "Hiç kimse okumasa bile, sadece kendim için yazıyorum o zaman," dedim, öyle devam ettim. Bir sabaha karşı bitirdim romanı, bütün dünyaya kar­şı ben ve Windows 97 toplama bilgisayar, küçük bir cephede, mütevazı bir zafer kazanmıştık sessiz sedasız.
Alıntı
E zenginlik zor tabii," dedim, "para derdi olmayınca anlamı başka yerde arıyor insan."
Sayfa 207 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
“ ‘Sevdiğin yüzünden deli oldun,’ dediler. ‘Yaşamın tadını yalnız deliler bilir,’ dedim. “
Ama demek ki huzur yetmiyordu. Heyecan da lazımdı yahut bende eser miktarda bile bulunmayan renkli bir kişilik. Renkli kişilik mi dedim, aslında tam olarak ne anlama geldiğini bile bilmiyorum. "Sen grisin," demişti yıllar sonra flört ettiğim genç bir kadın. "Renkler seni korkutuyor."
Sayfa 26·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam
Reklam