Siyakat yazısı, Osmanlı bürokrasisinin finansal kozmik odası olan Bab-ı Defteri’nin (Defterdarlık) hem dili hem de şifreleme algoritmasıdır. Kökeni Emevi ve Abbasi mali idarelerine kadar uzanan, Selçuklular vasıtasıyla Osmanlı’ya aktarılan bu yazı tarzı, estetik bir kaygıdan ziyade tamamen işlevsellik, hız ve en önemlisi kurumsal bilgi güvenliği sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Siyakat’ı sıradan bir el yazısından ayıran ve onu adeta bir kriptoloji unsuruna dönüştüren temel yapısal özellikler.
Noktasızlık (İ’camın Terki): Arap alfabesindeki pek çok harfi birbirinden ayıran noktalar Siyakat yazısında neredeyse tamamen terk edilir. Noktalar konulmadığı için kelimelerin ne olduğunu sadece kelime kalıplarına ve cümlenin bağlamına hakim olan uzmanlar çözebilir.
Aşırı Kısaltma ve İstilâhlar: Kelimeler, mali bürokrasinin kendi içinde geliştirdiği özel stenografik (kısaltma) formüllerle yazılır. Standart kurallara göre yazılmayan bu kelimeler, harflerin birbirine benzersiz biçimlerde eklemlenmesiyle adeta birer sembole (logograma) dönüşür.
Siyakat (Divani) Rakamları: Bu yazı sisteminin en özgün tarafı matematiksel kayıtların tutulma şeklidir. Siyakat’ta kullanılan rakamlar bildiğimiz Hint-Arap rakamları (1, 2, 3...) değildir. Arapça sayı isimlerinin (vâhid, isneyn, selâse, aşere, miye, elf) katipler tarafından çok hızlı yazılırken deforme edilmesiyle ortaya çıkmış özel sembollerdir. Bu rakamlar basamak değerlerine göre (birlikler, onluklar, yüzlükler, binlikler) dikey olarak üst üste veya yan yana istiflenerek yazılır.
Osmanlı Devleti, imparatorluğun vergi potansiyelini, askeri harcamalarını, hazine nakit dengesini ve arazi tahrir kayıtlarını sıradan gözlerden ve yabancı unsurlardan korumak için Siyakat yazısını bilinçli bir kurumsal barikat olarak kullanmıştır. Siyakat