Kitap Adı: Ev Yapımı Bir Paraşüt
Yazar: Berrak Yurdakul
Sayfa Sayısı: 210
Tür: Kişisel Gelişim
Bu, okuduğum Berrak Yurdakul’un ilk kitabıydı. Yazar, kitabı güzel, eğlenceli ve akıcı bir dille kaleme almış. Sayfalar ilerledikçe hem düşündürüyor hem de farkındalık yaratıyor.
Kitapta, belki daha önce hiç üzerine düşünmediğimiz ya da zaman ayıramadığımız birçok konu önümüze çıkıyor. Benzer kişisel gelişim kitaplarının içeriklerinden farklı olarak, roman tadında ama kişisel gelişim türünde yazılmış. Bu yönüyle okumayı daha keyifli hale getiriyor.
Yazarın ana mesajı ise bence çok anlamlı:
“Herkes kendi paraşütünü yapsa, başkasının onu kurtarmasını beklemesine gerek kalmazdı.”
Bu kadar spoiler yeter, şimdi kitaptan birkaç alıntı bırakayım:
-Çeşitli ıstıraplar insanların içlerine çok başlı canavarlar gibi gelip yerleşirler ve daima oradalar.
-Eğer zihnin girdaplarından kurtulmak için gayret göstermezsen, kapana kısılıp kalırsın.
-Zihni eğitmek, onun nasıl çalıştığını anlamak demektir.
-Sıradan zihin olaylarla ilgilenir; uyanık ve eğitimli bir zihin ise kendisiyle ilgilenir.
-Hayat sabırlıdır, sizin uyanmanızı ve ona katılmanızı bekler.
-Dünyanın dört bir yanı, başkalarını izleyen insanlarla doludur.
-Kendinize geçmişte yaptığınız hatalar yüzünden eziyet etmeyi bırakın.
-Aslında sizin gerçek düşmanlarınız, içinizde büyütüp beslediğiniz öfke ve nefret duygularıdır.
-Dünyaya ve insanlara gerçekten faydalı olmak istiyorsanız, uyanın.
Son olarak, farklı yazarların kitaplarına arada bir şans vermenizi öneririm. Bu da benden bir not olsun:
“İnsan kendi zihnini beslerse, zihni de ona uyum sağlar.” Aylin Özgür
• Dura Mater, Serkan Karaismailoğlu’nun Mater serisinin üçüncü ve son kitabıdır. Beynin en dış katmanı “dura mater”den adını alır. Seri boyunca beyin katmanları metaforuyla zihin, duygular, ilişkiler, yapay zeka ve gerçeklik algısı derinlemesine işlenir.
Kitap, önceki ciltlerden devam ederek gerçek ile sanal dünya arasındaki sınırların iyice bulanıklaştığı bir hikâye sunar. eÜtopya gibi sistemler üzerinden beyne sinyaller gönderilerek yaratılan simülasyonlar, beden-zihin ayrımı, yapay zekânın karanlık yüzü ve etik sorunlar ön plandadır. Bol bilimsel bilgiyle harmanlanmış bir macera olsa da bazı okuyuculara göre bilimsel açıklamalar ağır basar ve sonu biraz yarım ve mutsuz bırakır.
• Benim Yorumum:
Serinin finali olarak beklentiyi yüksek tutan bir kitap. İlk iki kitapta daha akıcı hikâye ve karakter odaklı ilerlerken, Dura Mater’de bilimsel açıklamalar ve felsefi derinlik ağır basıyor. Bu yönüyle çok eğitici ve düşündürücü; beyin, AI ve simülasyon teorisi sevenler için muazzam. Ancak hikâye bazen bu bilgiler altında eziliyor, karakterler gölgede kalabiliyor ve sonu birçok okuyucuyu tatmin etmiyor (ben de dahil). Yine de seriyi tamamlamak isteyenler için okunması gereken, nörobilim meraklılarına hitap eden özgün bir eser. Akıcı dili ve yaratıcı kurgusuyla değer veriyor.
Özgür Yüce
• Herkese keyifli okumalar diliyorum ..!
• Kitaplarla kalınız..!
Emanet Çocuk, sevginin sadece aynı evde olmakla ilgili olmadığını gösteriyor. Bir çocuğun hayatında ilgi görmek, değer verilmek ve kendini ait hissetmek her şeyden daha önemli.
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,3bin okunma
Seri genel olarak gerçekten çok sevdiğim ve keyifle okuduğum bir seriydi, bu yüzden son kitapta beklentim de oldukça yüksekti. Sabrina ve Tucker’ın hikâyesi ise başlangıçta çok iyi ilerliyordu. İkisi arasındaki uyum ve kimya gerçekten çok güzeldi, hatta serinin en keyifli dinamiklerinden biri olabilecek bir potansiyele sahipti. Ama ilerleyen sayfalarda bu uyumun aynı şekilde devam etmediğini düşündüm. En çok zorlandığım nokta, karakterlerin duygularını birbirlerine çok geç açmaları oldu. Bu durum bir süre sonra hikâyeyi benim için yavaşlattı ve okurken sıkıldığım yerler oldu. Özellikle Sabrina ve Tucker’ın birbirlerine karşı hissettiklerini uzun süre açıkça dile getirmemeleri, hikâyeye bağlanmamı zorlaştırdı. Bunun yanında Tucker karakterine tam anlamıyla ısınamadım. Hikâyeyi genel olarak onun bakış açısından takip etmek de zaman zaman mesafeli hissettirdi. Sabrina hamile kaldıktan sonra ise ilişkilerinin ilerleyiş şekli benim açımdan pek çekici gelmedi ve o noktadan sonra hikâyeye olan ilgim daha da azaldı. Buna rağmen serinin geneli benim için çok başarılıydı ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Her seride olduğu gibi burada da daha az sevdiğim bir kitap olması normal ve benim için bu kitap Hedef oldu. Yine de genel anlamda Off Campus eğlenceli bir seri ve okunmaya değer.
HedefElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20221,190 okunma
Uzun bir okuma oldu ama kesinlikle değer. Kitabı çok beğendim. 1900 yılından 2006'ya kadarki süreçte Gürcü bir ailenin hikâyesi. Hem Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin (SSCB) tarihini hem de bir aileye yansımasını anlatmış yazar. Bu türe meraklı okurlara tavsiye ederim.
İpucu
Her kahraman için yorumum var aslında ama en önemli gördüklerimi yazacağım.
Kostya ne olursa olsun ailenin direği, disiplinli bir asker, oğul, baba, eş, dede, yeğen. Ailesini korumak için elinden geleni yaptı bence. Hataları vardı ama önceliği hep ailesi ve işiydi.
Stasia, Kostya'nın annesi güçlü, ailesine bir arada tutmaya çalışan bir kadın. Christien, Kostya'nın teyzesi çok güzel olmasının bedelini ağır ödedi.
Elene, Kostya'nın kızı, şımarık ve asi olduğu için hep yanlış erkekleri seçti. Farklı adamlardan iki kızı oldu. Darla ve Niza. Kitabı anlatan kişi Niza, olayları onun gözünden okuyoruz. Darla da annesi gibi yanlış bir eş seçerek hayatını mahvetti. Niza da oradan oraya savruldu.
Kitty, Kostya'nın kız kardeşi, abisinin nişanlısı Mariam ile bir cinayete karıştı, ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Abisi onu bu şekilde koruyabildi. Olan Mariam'a oldu, idam edildi.
Brilka ailenin en genç üyesi, Darla'nın kızı, Niza onun için bütün hikâyeyi yazıyor.
Sekizinci HayatNino Haratischwili · Aylak Adam Yayınları · 2018240 okunma
Güzel bir başlangıç yapan kitap, orta kısımlarından sıksa da son kısmı özellikle son söz kısmı defalarca okunmaya değer. Okurken çok zevk aldım özellikle son kısmında. Kitap ismi bana göre çok yanlış seçilmiş, zaten yaşar ön sözünde değiniyor buna, buna rağmen ben olsaydım kitap ismini şeyh ve Rüya koyardım. Tavsiye içermez, her kitap herkese nüfus etmeyebilir.