Evlenirsen pişman olursun. Evlenmezsen de pişman olursun. Çocuk yapsan da yapmasan da pişman olursun. Kierkegaard bunu 200 yıl önce şöyle söylemiştir:
"Neyi seçersen seç pişman olursun. Çünkü sorun tercihlerinde değil yaşanmamış bir hayatı romantize etmendir. İnsan her daim gidilmemiş bir yolu cazibeli ve gizemli bulur. Bu yüzden mesele en doğru seçimi yapmak değil. Hangi pişmanlıkla yaşayacağını seçip karar vermendir."
Eskiden papatya falı bakardık. Seviyor mu sevmiyor mu diye. Artık onun da bir önemi kalmadı. Seviyor çıksa bile nasıl seviyor asıl önemli olan o. Sorsan herkes seviyor birbirini, çoğu insan aşığım diyerek geçiniyor. Öyle boşaltmışlarki aşk kelimesinin içini birkaç günde seven hevesleriyle hareket edip birkaç güzel laf söyleyen aşk zannediyor bunu. Kendini de karşıdakini de bunun aşk olduğuna inandırıyor. Ama ufacık bir rüzgar esse kırılıyor heves dalları. Aşk zannedilip o dallarda açmaya çalışan çiçekler, daha açamadan o heves dallarıyla birlikte yok oluyorlar.Oysa aşk böyle bir şey değil, hiçbir zaman da olmadı. Sadece insanlar bunu basitleştirdiler.