### I.
olmadım!
dağların sabrına sığındığımdan beri
olduğum yok artık benim.
bulamadım, taş neden yüzünü döndü bana
ne söyleyecekti eğilip baktığım su
rüzgâra kapılmış sağrısı o atın
bana ne dileyecekti?
âh ki durmadım dünyada soluklanmak için.
koyun koyuna uyuduğumuz
tepedeki çimenlikten beri
çok vaadiyle dünyanın
çok gözler gelip geçti canımdan
ama
olmadım!
hepsi birdi sevgilim
nasılsa sonunda hepsi birdi.
### II.
filizkıran fırtınasıydı hayatım!
iyi hatırla!
kimin yüzüyle gelmiştin bana
bir begonvil, bir serçe, bir sabah ıslığı
kimin yüzüyle hayatım?
ayrıldığımızda kimdik
şimdi hangi gövdenin içindeyiz
küçük bir çıngırak çalarken sabahları..
bağışla!
bazı zamanlar unutuyorum
yola uzun bakmayı.
bazı şarkılardan geçmeyi örneğin:
“Mânen sevdiğin ve alâkadar olduğun ve perişaniyetinden müteessir olduğun ve ıslah edemediğin şu kâinat, bir Kadîr-i Rahîm’in mülküdür. Mülkü sâhibine teslîm et, O’na bırak; cefâsını değil, safâsını çek. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder, çevirir. Dehşet aldığın zaman, İbrahim Hakkı gibi;
‘Mevlâ görelim neyler,
Neylerse güzel eyler.’
de, pencerelerden seyret, içlerine girme.”
Yok ama ders mers yok, hayat böyle bir yer değil. İnsan istiyor ki, her şey birbiriyle bağlantılı olsun, işaretleri takip ederek bir sonuca ulaşılsın ve o anda bir aydınlanma yaşasın. Ama olmuyor. Babalar ölüyor, ceplerinden yanan taşların fotoğrafı çıkıyor, sen o taşların yanına gidip oturuyorsun, saatlerce bakıyorsun, bakıyorsun ve evet sürpriz: Bir bok anlamıyorsun. Kucağımda anlamadığım milyonlarca şeyle beraber oturuyorum, hiç bilmiyorum Osman
Köpeğin Artığı ve Şâfiî Mezhebi ile İhtilaf
"Köpeğin artık suyu ise pistir (necis). Köpeğin yaladığı kap üç defa yıkanır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) 'Köpek yaladığında kap üç defa yıkansın' buyurmuştur. Köpeğin dili kaba değil, doğrudan suya temas eder; su yüzünden kabın kendisi bile necis oluyorsa, su haydi haydı necis olur. Bu hadis hem necisliği hem de yıkamadaki üç sayısını ifade eder. Bu durum, yedi defa yıkamayı şart koşan İmam Şâfiî’ye karşı bir delildir.