Ayrılık Provaları
### I. olmadım! dağların sabrına sığındığımdan beri olduğum yok artık benim. bulamadım, taş neden yüzünü döndü bana ne söyleyecekti eğilip baktığım su rüzgâra kapılmış sağrısı o atın bana ne dileyecekti? âh ki durmadım dünyada soluklanmak için. koyun koyuna uyuduğumuz tepedeki çimenlikten beri çok vaadiyle dünyanın çok gözler gelip geçti canımdan ama olmadım! hepsi birdi sevgilim nasılsa sonunda hepsi birdi. ### II. filizkıran fırtınasıydı hayatım! iyi hatırla! kimin yüzüyle gelmiştin bana bir begonvil, bir serçe, bir sabah ıslığı kimin yüzüyle hayatım? ayrıldığımızda kimdik şimdi hangi gövdenin içindeyiz küçük bir çıngırak çalarken sabahları.. bağışla! bazı zamanlar unutuyorum yola uzun bakmayı. bazı şarkılardan geçmeyi örneğin:
pencerelerden seyret, içlerine girme.
“Mânen sevdiğin ve alâkadar olduğun ve perişaniyetinden müteessir olduğun ve ıslah edemediğin şu kâinat, bir Kadîr-i Rahîm’in mülküdür. Mülkü sâhibine teslîm et, O’na bırak; cefâsını değil, safâsını çek. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder, çevirir. Dehşet aldığın zaman, İbrahim Hakkı gibi; ‘Mevlâ görelim neyler, Neylerse güzel eyler.’ de, pencerelerden seyret, içlerine girme.”
Sözler Neşriyat Yayınevi
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Araf, bazıları için bir mekân değil, bir ömürdür.
Alıntı
Yok ama ders mers yok, hayat böyle bir yer değil. İnsan istiyor ki, her şey birbiriyle bağlantılı olsun, işaretleri takip ederek bir sonuca ulaşılsın ve o anda bir aydınlanma yaşasın. Ama olmuyor. Babalar ölüyor, ceplerinden yanan taşların fotoğrafı çıkıyor, sen o taşların yanına gidip oturuyorsun, saatlerce bakıyorsun, bakıyorsun ve evet sürpriz: Bir bok anlamıyorsun. Kucağımda anlamadığım milyonlarca şeyle beraber oturuyorum, hiç bilmiyorum Osman
Bana senin için, O mu, diye sordular. O değil, dedim onlara.. Anladılar.
Sayfa 136·Kitabı okuyor
Şiir
Köpeğin Artığı ve Şâfiî Mezhebi ile İhtilaf ​"Köpeğin artık suyu ise pistir (necis). Köpeğin yaladığı kap üç defa yıkanır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) 'Köpek yaladığında kap üç defa yıkansın' buyurmuştur. Köpeğin dili kaba değil, doğrudan suya temas eder; su yüzünden kabın kendisi bile necis oluyorsa, su haydi haydı necis olur. Bu hadis hem necisliği hem de yıkamadaki üç sayısını ifade eder. Bu durum, yedi defa yıkamayı şart koşan İmam Şâfiî’ye karşı bir delildir.