Puan vermedi·208 syf.··
2026 21. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 12:28
TETİKLENEBİLİRSİNİZ! Kitap çok akıcı yazarın adeta kendi kendine konuşması şeklinde geçiyor ancak kitabı benim nezlimde okumayı zorlaştıran biçeminden çok içeriği. Ana karakterin (veya yazarın kendisinin?) çocukluğunda yaşadığı cinsel tciz travmasını hatırlamasını daha doğrusu beyninin o zamanı işlemeye çalışmasına eşlik ediyoruz. Psikolog değilim ama aldığım birkaç ders ve okumalarımla bence travmalı beyni anlatmak için çok ideal bir kitap olmuş. Hem tramvayı işleme süreci hem de günümüzde hayat akarken geçmişte işleyemediklerinin hem güncel ilişkilerine etkisi hem de bir sonuç olarak doğan depresyonu yazar çok iyi vermiş. Okumak benim için çok zor oldu kızın yaşadıklarına şahit oldukça onunla bir benim de midem bulandı. İğrenç insanlar ped*fil erkekler maalesef mankenlik sektörünü tekelleştirip kendilerine küçük kız pazarı yaratarak işlerine devam etmelerine şahit oluyoruz. Kitabın ne kadarı kurgu ne kadarı gerçek bilmiyorum ama yazar ünlü yönetmen Ingmar Bergmanın kızı olduğu için kurgu kısımları korkunç gerçeklerin arasında daha az yer kaplıyor gibi geliyor maalesef
Genç Kız, 1983Linn Ullmann · Yapı Kredi Yayınları · 202584 okunma
Tek Yalnız Ben Değilim – Jean Louis Fournier
5/10
·152 syf.··
2026 36. kitabı
Kitabı bir çırpıda bitirdim. Ancak ne yazık ki beklediğim etkiyi yaratmadı. Daha önce yazarın Dul kitabını okumuş ve çok sevmiştim. Bu yüzden benzer bir his almayı umuyordum fakat bu kitapta bunu bulamadım. Yaşlılık, yalnızlık ve kayıplarla yüzleşme temalarını ele alan eser, yer yer insanı düşündüren cümleler barındırıyor. Hatta benimde altını çizdiğim satırlar da oldu. Bu yüzden kitaba kötü diyemem. Ancak anlatım bana oldukça kopuk geldi. Bazı bölümlerde aynı düşüncelerin tekrarlandığını hissettim ve bir noktadan sonra “tamam, anladım.” demeye başladım. Bu nedenle genel olarak beklentimin altında kaldı.
Tek Yalnız Ben DeğilimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20258,1bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Kızıl Gece 1
9/10
·576 syf.··
2026 17. kitabı
Merhaba kitap dostlarım bugün Duru Mavii'nin kalemine aldığı Kızıl Gece serisinin ilk kitabı ile geldim. Ben yazardan okumayı seviyorum. Her kitabı bir birinden farklı ve güzel oluyor. Arkadaşlarımla beraber başlarken ben birazcık geri kaldım sınavlarım var diye ve bizimler Biran Nuh'a o kadar bayıldılar ki sınavım bitince hemen başlamak istedim ve öyle güzel ilerledi ki elimden bırakamadım ve bir baktım ki seri 4 günde bitirmişim. - Fantastik - Çoklu Evren - Yardım Vakfı - Büyü & Büyücüler - İki Düşman Lider - Sürpriz Hamilelik Kitabi anlatmak gerekirse Rozelin kendi halinde mütevazi denilecek bir hayat yaşar ve evden okula bir hayatı vardır ve bir gün babası kaza geçirir ve eve bakacak kimse olmadığı için Rozalin bir kaç işte çalışır ve bir gün kapılarına ev sahibi dayanır ve kiramı ödeyin der ve Rozalin kavga eder ve ödeyeceğiz der ve evden çıkar. Rozalin en yakın arkadaşının tavsiyesi ile gittiği yardım vakfın da herşey orada başlar. Bu vakıfta tek şart kan vermektir. Rozalin dekan verir ve aranan kan bulunur. Rozelin yıllardır farklı farklı gördüğü rüyalara asla anlam veremez. Bir gün kendini o gördüğü rüyanın içinde bulur. Rozalin artık bambaşka bir evrendedir ve aydınlık bölgenin lideri de Rozalini arıyordur. Roz ise buraya nasıl geldiğini anlamaz Kızıl bölge de bir kaç kişiye rastlar ve buradan evine nasıl gideceğini sorar ve gel biz seni götürelim der. Kızıl bölgenin Lideri Biran Nuh dur ve onu odaya götürün ve kitleyin der. Roz ise ben o adamın sevgilisi değilim ben ailemin yanına gitmek zorundayım der. Rozalin bu zamana kadar asla erkek arkadaşı olmamış tır ama hamiledir. Rozelin gözünü açtığında başka bir yerdedir ve anlam vermeye çalışır ama daha ne olduğunu anlamadan ise kendini bir kaosun, çekişmenin ortasında bulur. Liderler arası çekişme ve taht
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026207 okunma
Heyyttt,var mı bana yan bakan :))))
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
SAYILI FIRTINALAR "Eski İstanbul Kabadayıları" REFİ CEVAD ULUNAY Sayılı Fırtınalar Refi Cevad Ulunay'ın Türk edebiyatında ve yakın tarih kitaplığında çok özel bir yere sahip olan, adeta bir "İstanbul folkloru" belgeseli niteliğindeki eseridir. Kitap, tarih kitabı ile roman arasında durur. Olayların önemli bir kısmı hakiki kişiler ve vakalardan beslenir; ancak Ulunay bunları roman tekniğiyle anlatır. Bu yüzden eser, tarihçiler tarafından tek başına belge olarak değil, dönemin sosyal hayatını anlamaya yardımcı bir tanıklık metni olarak değerlendirilir. Bir nostalji sever olarak, eserdeki İstanbul'un mekan hafızası beni en çok etkileyen yönlerden biri oldu.Kahvehaneler, meyhaneler, Direklerarası, arka sokaklar, tulumbacılar, zaptiyeler... Bugün büyük ölçüde kaybolmuş bir şehir kültürü adeta canlı bir dekor gibi anlatılırken ben de adeta içinde yaşadım. ***** Ulunay, bu kitapta Osmanlı'nın son dönemindeki İstanbul kabadayılık müessesesini anlatır.Yazarın bizzat şahit olduğu, dinlediği ya da içinde bulunduğu eski İstanbul sokaklarının yazılı olmayan kanunlarını kayda geçirir. Zincirleme bir hikaye anlatımıyla Abdülhamid döneminin son yılları ile Meşrutiyet İstanbul'unun yeraltı dünyasını ve sosyal hayatını resmeder. Sayılı Fırtınalar, bugün tamamen yok olmuş bir İstanbul alt kültürünü, o kültürün kendine has kodlarını ve insan tiplerini birer belge gibi günümüze taşıyan emsalsiz bir kaynaktır. Üsküdar'da sahafın vitrinde görüp hemen alıp keyifle okuduğum bir eserdir. Yeni basımı var mı bilmiyorum. Merak edersiniz sahaflardan temin edebilirsiniz. Gelelim esere... Kitap, önce kabadayılık, racon gibi kavramları açıklayarak başlıyor. Ardından anlatı, dönemin ünlü kabadayılarından Arap Abdullah'ın karıştığı 'Direklerarası Cinayeti' ile devam ediyor. (Güzel
Tarih
Sayılı FırtınalarRefi Cevad Ulunay · Bolayır Yayınevi · 197361 okunma
Bitmemiş Hikâye
6/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Bu kitap bir garip Bu kadar nesini abartmışlar asla anlamadım. Yine yahudilerin kötü zamanlarına değinen bir hikaye. Olay bir köylü çocukla başlıyor gemiye kadar da çocuk üzerinden gidiyor sonra birden bir adam çıkıyor ve hikayenin başı çöp oraya kadar geçen her şey gereksiz oluyor öncelikle sonra mevzu gemideki 25 senedir santranç oynamamış ama dünya şampiyonunu yenebilecek seviyedeki bu travma yaşamamış adam üzerinden yürüyor ve yaşadığı alman sorgulamaları falan anlatılıyor psikolojik işkence daha çok e tamam diyorsun tam olay kızışıyor adam kriz geçiriyor falan derken hop kendine geliyor ve hikaye öylece bitiyor Yani Mother(2017 yapımı) filmi vardı garip bir şekilde sonlanan aaa ne oldu ya bitti mi neden diye söylendiğim bu da kitap olarak o filmle yarışır öyle diyeyim. Hikaye başları hariç gemideki soylu adamın hikayesi kısımları açısından iyiydi lakin kitaplığımda yer almaz ama dinlediğime/okuduğuma pişman değilim diyebilirim.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,6bin okunma
Bir sürü zamanlarda geçen değişik anlar
6/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Damla Sönmez seslendirmesi olduğu için seçmiştim. Çok keyifli bu hanımefendinin seslendirmeleri. Daha çok kitap seslendirir umarım. Okuma şekli vurguları ses tonu duruma göre ses tonunu ayarlaması inanılmaz Hikaye biraz tuhaf bir kaç toplumu birçok farklı nesli anlatıyor. Fantastik mi yoksa değil mi anlamak zor. Kafa biraz zamanlar arasında karışıyor. Metaforlar çok fazla. Savaş zamanlarının olduğu anlar var. Savaşın bir kere daha ne kadar gereksiz ve herkese zarar veren bir durum olduğunu anlamamızda epey yardımcı oluyor. Savaşta herkes her yaptığını gerekli olduğundan ve sonuçlarının ne getirdiğini düşünmeden yapıyor bu çok acı. Karakterlerin bazıları çok ilginç bazıları çok yersiz en çok da erkekler Her zaman erkekler yıkıma neden oluyor ya buna ne denir bilemiyorum. Metaforları çok enteresan. Özellikle tanrı için yapılan metaforların çoğuna katıldım diyebilirim Bir daha okumam lakin okuduğum için pişman değilim diyebilirim.
Kadimzamanlar ve Diğer VakitlerOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2020878 okunma