"Ben artık susmak istemiyorum. Çünkü insan belki hiç konuşamaz bir kere susarsa. Kuğu gibi dili dışarıda kalır, ses çıkmaz. Ben artık hep konuşacağım."
Engizisyon döneminden günümüze uzanan bir zaman aralığına yayılan ve yerleşik inanca kafa tutan kahramanların hikâyesini anlatan Kayıp Mürit, dünyanın farklı yerlerindeki farklı hayatlara dokunuyor. Oksitanya’dan Filistin’e, Nazi Almanyası’ndan İstanbul’a birçok farklı yer ve zamanda geçen hikâyeleri barındıran Kayıp Mürit, dünya tarihine şahitlik ederken bir yandan da kahramanlarının kişisel çatışmalarını ustaca yansıtıyor. Çok güzel akıcı sıkmadan sıkılmadan okunucak sürükleyici bir eser.
Çocuklar ve kadınlar her dönem heryerde acı çeken taciz edilen işkence edilen , Yılmaz Güney bu kitabında cezaevindeki çocukların nasıl işkenceye tacize kısacası zulmün her türüne nasıl maruz kaldıklarını okuyucunun beynine kazıyarak resmediyor.
Varoluşun anlamını yeniden kendimde kursam yavaş yavaş... Dünyada hiç kimsenin neden kendi olamadığı üzerine bir kitap yazsam... Bu ülkedeki vicdan yokluğunun nedenini anlatsam... Yanıma sadece şiir kitapları alsam, bütün dünyanın şiirlerini okumak ölene dek sürse...