Bir Delinin Hatıra Defteri
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:38
Alem akıllıya muhtaç ben deliye. Biraz kafamı dagitayim diye girdim bu tünele. Bir Delinin Hatıra Defteri eserinden çıkarılabilecek, kitabın temalarını yansıtan aforizma niteliğinde bazı cümleler paylaşayım sizlerle: "İnsan bazen olduğu kişi yüzünden değil, olamadığı kişi yüzünden acı çeker." "Kendini değersiz gören bir ruh, hayallerine sığınarak yaşar." "Yalnızlık, insanı önce sessizliğe, sonra kendi hayallerine mahkûm eder." "Gerçeklikten kaçış, çoğu zaman hayal edilen bir dünyaya varış değildir." "Toplumun küçümsediği insanlar, en büyük fırtınaları içlerinde taşırlar." "Bir insanın aklını kaybetmesi, bazen umutlarını kaybetmesiyle başlar." "Görülmek isteyen bir kalp, en sonunda kendine ait bir dünya kurar." "Makamların büyüklüğü, insanın içindeki boşluğu doldurmaz." "Kibir başkalarını küçümsemekle, delilik ise kendini olduğundan büyük görmekle başlar." "Anlaşılmayan bir ruh, zamanla kendi sesine bile yabancılaşır." "Hayaller güzeldir; tehlikeli olan, onları gerçek sanmaya başlamaktır." "İnsan, gerçeklerden uzaklaştıkça kendi kurduğu labirentte kaybolur." "Bazı yaralar görünmez; fakat insanın bütün hayatını değiştirir." "Değersizlik hissi, ruhun en ağır yüklerinden biridir." "Kendine ait olmayan bir hayata özenmek, insanı kendi hayatından uzaklaştırır." Akıllılar sizi yorduysa bazen farklı bir sokağa sapmak kafayı dağıtmanıza yarayabilir ama aklınızda hiçbir şekilde " ya bu sokak çıkmaz sokaksa" sorusu geçmeden.
Bir Delinin Hatıra DefteriNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 201718,1bin okunma
Altıncı Koğuş
Puan vermedi·80 syf.··
2026 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:39
Çehov, Altıncı Koğuş üzerinden toplumsal düzeni bir mikrokozmos olarak resmeder. Koğuştaki hastalar ile dışarıdaki insanlar arasındaki tek fark, birilerinin gücü elinde bulundurmasıdır. Düşünen, haksızlığa ses çıkaran ve sistemin monotonluğuna ayak uyduramayan İvan Dmitriç toplum tarafından kolayca "deli" ilan edilmiştir. Kitabın ilerleyen kısımlarında sistem, kendisi gibi düşünmeyen Doktor Andrey'i de aynı çarkın içine çekerek koğuşa kapatacaktır. Bu durum, gücü elinde tutan vasat çoğunluğun, aydın azınlığı nasıl yok ettiğinin trajik bir göstergesidir.
Düşünce
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Kızıl Panda Yayınları · 202087,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sınır boylarında Bir Ruhun Çığlığı:
10/10
·128 syf.··
2026 224. kitabı
Tezer Özlü’nün Yaşamın Ucuna Yolculuk kitabını okumak, bir yazarın metniyle karşılaşmaktan çok, bir ruhun en çıplak, en savunmasız ve en dürüst haliyle göz göze gelmek gibi. Özlü, o zamansız ve benzersiz kalemiyle beni öyle bir girdabın içine çekti ki, sayfaları çevirirken edebiyatın o sığınak limanlarından uzakta, okyanusun tam ortasında tek başıma fırtınayla yüzleşiyormuşum gibi hissettim. ​Bu kitap benim gözümde sadece bir otobiyografik anlatı ya da bir gezi günlüğü değil; insanın bu dünyadaki o bitmek bilmeyen "yabancılık" hissinin, o köksüzlük ve yerini bulamama sancısının en lirik manifestosu. Tezer Özlü; Kafka’nın, Svevo’nın ve Pavese’nin izini sürerken aslında kendi içindeki o derin uçurumların haritasını çıkarıyor. Berlin’in kasvetli sokaklarından Trieste’nin rüzgârına, odaların klostrofobik yalnızlığından hastane koridorlarının o buz gibi gerçekliğine uzanan bu yolculukta, aslında hepimizin içindeki o "gitmek" arzusunun resmini çiziyor. ​Yazarın o süssüz, dolambaçsız ve adeta bir neşter kadar keskin üslubu beni en derin yerimden yaraladı. Toplumun bize dayattığı o sahte mutluluk oyunlarını, o steril yaşam biçimlerini elinin tersiyle itiyor ve "Yaşamın ucundayım, ötesi yok," diyerek bizi o tekinsiz sınır boylarında yürütüyor. Onun dilinde intihar bir kaçış değil, bir özgürlük arayışı; delilik bir hastalık değil, bu çıldırmış dünyaya karşı verilmiş en dürüst tepki. ​Yaşamın Ucuna Yolculuk’u bitirdiğimde, içimde hem o derin melankolinin sızısı hem de yaşamı tüm acılarına rağmen bu kadar çıplak sevebilmenin verdiği o muazzam hayranlık kaldı. Bu kitap bana şunu bir kez daha öğretti: Gerçek edebiyat, bize pembe yalanlar söyleyen değil, bizi kendi uçurumumuzun kenarına getirip aşağıya bakma cesareti veren edebiyattır. İşte Tezer Özlü, o uçurumun kenarında elimi
Edebiyat
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2026 458. kitabı
Hayvan Mezarlığı, korku edebiyatının usta kalemi Stephen King’in ölüm, yas, çaresizlik ve delilik temalarını iliklerine kadar işlediği, en karanlık ve ürpertici başyapıtlarından biridir. Genç bir doktorun ailesiyle birlikte taşındığı kırsaldaki yeni evlerinin yakınında bulunan gizemli bir kızılderili mezarlığının, ölüleri geri getirme gücünü keşfetmesiyle başlayan kabusu konu alır. Yazar, sadece doğaüstü unsurlarla bir korku atmosferi yaratmakla kalmaz, aynı zamanda bir insanın sevdiğini kaybetme acısı karşısında ne kadar ileri gidebileceğini ve doğanın kanunlarını çiğnemenin getireceği korkunç bedelleri psikolojik bir derinlikle gözler önüne serer.
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,6bin okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2026 434. kitabı
Deliliğe Övgü (Moriae Encomium), Rönesans döneminin en büyük hümanist düşünürlerinden, Hollandalı ilahiyatçı ve yazar Desiderius Erasmus’un 1509 yılında kaleme aldığı ve yakın dostu Thomas More’a ithaf ettiği, dünya edebiyat ve felsefe tarihinin en sarsıcı hiciv şaheserlerinden biridir. İlk kez 1511’de yayımlanan bu eser, Avrupa’daki aydınlanma sürecini ve reform hareketlerini derinden etkilemiştir. Kitap, sıra dışı bir anlatım tekniğine sahiptir. Eserde sözü bizzat Delilik (Moria) adındaki hayali bir tanrıça alır ve kürsüye çıkıp kendi kendisini övmeye başlar. Delilik; dünyadaki tüm neşenin, evliliklerin, dostlukların, eğlencenin ve hatta yaşamın devamlılığının arkasındaki asıl gücün kendisi olduğunu savunur. Ona göre, eğer insanlar tamamen mantıkla, katı rasyonellikle ve her şeyin arkasındaki çıplak gerçeği görerek yaşasalardı, dünya çekilmez, trajik ve mutsuz bir yer olurdu. Bu yönüyle eser, insanın hayata tutunabilmesi için ihtiyaç duyduğu tatlı yanılsamaları ve çocuksu saflığı savunur. Ancak Erasmus, bu eğlenceli ve felsefi girişin ardından Delilik’in maskesi arkasına saklanarak döneminin toplumsal, siyasi ve dini kurumlarına zehir zembelek bir eleştiri okları fırlatır. Delilik; kral ve saray mensuplarının dalkavukluklarını, filozofların boş kibirlerini, tüccarların sahtekarlıklarını ve en önemlisi kilise ile din adamlarının (papalar, kardinaller, keşişler) yozlaşmışlığını acımasızca tiye alır. Hıristiyanlığın özünden uzaklaşıp şekilciliğe, batıl inançlara ve zenginlik hırsına kapılan din sınıfını eleştirirken, aslında Hz. İsa’nın asıl öğretisindeki o hesapsız, çıkarsız saflığı ve dünyevi mantığa ters düşen inancı bir tür kutsal delilik olarak tanımlar. Deliliğe Övgü; ironi, kara mizah ve entelektüel dehanın muazzam bir birleşimidir. Erasmus, doğrudan söylemesi
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma
8/10
·84 syf.··
2026 22. kitabı
İnsan bir günde delirmezdi. Delilik tavandan damlayan su gibidir. İlk damlayı duymazsin sonra ikinciyi sonra üçüncüyü..Bir sabah uyandığında ise bütün odanın su altinda kaldığını fark edersin. Bende ne zaman başladığını bilmiyorum. Belki sustuğum ilk gün, belki kimseye anlatmadigim o gece,belki de her şey yolundaymis gibi gülümsediğim o an...
Bir Yufka YürekliFyodor Dostoyevski · Ketebe Yayınevi · 20265,4bin okunma