Annemin azat edilmiş yaşlı kölesi Briseis'ten bahsetmiştim. Ona Roma'yı terk edip Capua'ya yerleşeceğimi söylediğimde, beni çok özleyeceğini, ama gitmekle iyi yaptığımı söyledi. "İzninle şunu söyleyeyim ki, dün gece seninle ilgili tuhaf bir rüya gördüm Claudius Efendi. Küçük, sakat bir çocuktun; hırsızlar babanın evine girip babanı ve tüm akrabalarınla arkadaşlarını öldürdüler; ama sen küçük kiler penceresinden kaçıp topallaya topallaya yandaki koruya gittin. Bir ağaca tırmanıp bekledin. Hırsızlar evden çıkıp, çaldıklarını paylaşmak için ağacın dibine oturdular. Az sonra aralarında anlaşmazlık çıktı ve önce biri, sonra da ikisi öldürüldü; geri kalanlar şarap içmeye ve çok iyi arkadaşlarmış gibi yapmaya başladılar; ama öldürülen hırsızlardan biri şaraba zehir katmıştı, o yüzden hepsi acılar içinde öldü. Sen ağaçtan inip değerli malları topladın ve aralarında başka ailelerden çalınmış bir sürü altınla mücevher olduğunu gördün: Ama hepsini alıp evine götürdün ve çok zengin oldun."
Gülümsedim. "Tuhaf rüyaymış Briseis. Ama rüyanda da topalmışım; hem onca servet bana babamla ailemi geri getirmezdi, değil mi?"
"Getirmezdi canım, ama belki de evlenip kendi aileni kurardın. O yüzden iyi bir ağaç seç Claudius Efendi ve hırsızların sonuncusu da ölmeden ağaçtan ineyim deme. Rüyamın anlamı bu."
"Mümkünse o zaman da inmem Briseis. Çalıntı mallar istemem."
Öyle hemen herkesle can ciğer olma. Onlar, hemencecik seninle arkadaş olmak isterler, sana karşı hoş, yumuşak görünürler, arkadaş görünürler, seninle çok ilgilenirler, derdi olan derdini açar sana, insanlar böyledir. Sen kendini hiçbir zaman açmayacaksın. Kapıp koyvermeyeceksin. Tesirin o zaman iyi olur üzerlerinde. Ağırbaşlı davranacaksın. Eşkıyalıkta yanındakilere tesir şarttır. Hemencecik hepsiyle tanışıp, ahbap olayım deme. Bir zayıf damarını keşfederlerse ömrünün sonuna kadar rahat edemezsin. Onların yanlarında on paralık onurun kalmaz. Gün geçtikçe hepsini iyice tanırsın. İnsanları sözleriyle değil, hareketleriyle ölç! Ondan sonra da arkadaş olabileceğin insanı seç. İpin ucunu bir verirsen ellerine yandığın günün resmidir.
Gittim… bağışla beni, vefa yoktu deme onda
çare kalmamıştı kaçmaktan başka
günah ve çılgınlık vadisine çekilmişti
bu ıstırap dolu, ateşten aşk umutsuzlukla