Hepsi titiz bir sağduyu sınavına tabi tutulmalı, fırtınalı günlerde yanınızda olup olmadıklarına bakılmalı. Yalnızca iyi niyet yetmez, idrak sahibi de olmaları gerek. Arkadaş seçimi başarılı bir hayatın ilk koşullarından biri olmasına karşın, insanlar üstüne yeteri kadar titremez. Arkadaşlıklar kimi zaman kasten, kimi zamansa tesadüfen filizlenir. Kişi arkadaşlıklarıyla tanımlanır ve bir bilge asla ahmaklarla hemhal olmaz; iki insanın yan yana olması illaki yakın arkadaş olduklarına delalet değildir, çünkü sohbetleri sağduyusuna olan itimattan ziyade, karşı tarafın esprileriyle iyi zaman geçirmekten de ileri geliyor olabilir. Arkadaşlıklar vardır, kimileri hakikidir, kimileriyse eğlencelidir. İlki sizi büyütür, ikincisiyse neşelendirir. Bir avuç insan arkadaş seçiminde otantikliğe önem verirken çoğunluk çıkarlarını gözetir. Tek bir dostun zekâsı, tonla insanın iyi niyetinden daha kıymetlidir. Demem o ki, arkadaşlık bir seçim meselesi olmalıdır, tesadüf değil. Bilge bir dost belayı püskürtür; ahmak bir dostsa onu çağırır. Arkadaşlarını kaybetmek istemiyorsan, sakın onlara haddinden fazla şans dileme.
Velhasıl, demem o ki bu koloniler masrafsızdır, daha sadıktır, neredeyse hiç zorluk çıkarmaz ve dediğim gibi, zarara uğrayanlar, yani yoksul ve dağınık olduklarından tehlike oluşturmazlar. Bu bakımdan, bu insanların ya gönüllerinin alınması ya da başlarının ezilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır zira en ufak zararda intikam almak isteyebilirler ama ciddi bir zararın intikamını alamazlar. Bu yüzden, birine zarar verirken ileride intikam almasını olanaksız kılmak gerekir.
Hayat verilmemiş bir sözü tutmaktır. Kimi yazar kimi yaşar.
Yani demem o ki; öyle bir söz yazarsın ki bütün bir hayatı anlatır, öyle bir hayat yaşarsın ki bütün sözler anlamsız kalır.
Gökyüzü grileşince
Ve ben bir gülün ansızın çıktığını görünce
Bir duvarın yarığından "Gökyüzü gridir" demem
Aksine bir güle bakarım uzun uzun
Bir de gökyüzüne
Ve derim ki ona: Ne muhteşem bir gün!