Diktatörlerin demokrasilerin altını oymak için en sık başvurduğu yöntem, yargı ve medyadan başlayarak telafi mekanizmalarına birer birer saldırmaktır. Tipik bir diktatör yargının yetkilerini ele geçirir ya da kadroları kendi yandaşlarıyla değiştirir. Propaganda mekanizmasını inşa ederken de tüm bağımsız medya kuruluşlarını susturmaya çalışır..."
Büyük şeytanın hedefi, dünyayı kendi kanunlarıyla idare etmektir. Bu amacına ulaşmak için bireylerin zaaflarından istifade eder ve reddedilmesi güç vaatler sunarak onları kendi düzenine mahkûm eder. Nihayetinde tarafların arzuları ortak bir noktada birleşir: "Cehennemde hüküm sürmek, cennette hizmet etmekten yeğdir." Cehennem, şeytanın nihai hedefidir.
“Küresel kapitalizm sürdüğü sürece Batılı güçler manipülasyonlarına devam edecek ve Siyasal İslam’ın varlığını sürdürmesini isteyecek. Biliyorsunuz, küresel kapitalizm ve Siyasal İslam partnerlerdir. Meşruiyet sağlamak için ikisinin de birbirine ihtiyacı var. ABD ve Avrupa’daki egemen sınıfların terörizme ihtiyacı var. Çünkü terörizmin yarattığı atmosfer sayesinde politikalarını ve güçlerini meşrulaştırıyorlar...”