Bu Aşk Çok Büyük
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 22:55
Aslı Özgür’ün okuduğum ikinci kitabı Asi'l Aşk oldu. İlk kitabını okurken açılan pencerenin bu kez başka bir manzaraya baktığını hissettim. Aynı kalemin izleri duruyor ama sesinin farklı tonlarını da duymak mümkün. Kitap üç bölümden oluşuyor ve her bölüm okura başka bir kapı aralıyor. İlk bölüm olan Uzun Duygularım, Kısa Yolu Şiiridir kısmında en çok kendimden parçalar buldum. Bazı şiirleri yalnızca okumadım; hissettim, düşündüm, sorguladım. Bazen insan bir dizeye değil, kendi geçmişine denk geliyor. Bu bölüm bana tam olarak bunu yaşattı. Bazı duyguların yıllar geçse de eksilmediğini, bazı insanların gidişinin bile insanın içinde kalmaya devam ettiğini yeniden hatırlattı. İkinci bölüm olan Ruh Hali Günceleri ise benim için kitabın en dikkat çekici bölümlerinden biriydi. Burada yalnızca şiirler değil, aforizmalar da vardı. İkinci bölümde yer alan aforizmalar ise ayrı bir parantezi hak ediyor. Bazıları tek cümleydi ama etkisi uzun sürdü. Hatta bazı satırların karşısında durup düşündüm: İnsan gerçekten birkaç kelimeyle bu kadar çok şey anlatabilir mi? Bazen bir aforizma, uzun bir şiirin bıraktığı etkinin tamamını tek başına taşıyabiliyor. Üçüncü bölüm ise benim için farklı bir deneyimdi. Şiirden denemeye uzanan bu geçiş, kitabın duygusal yolculuğunu tamamlayan bir son gibiydi. Her bölümü acele etmeden, sindire sindire okumak istedim. Kitabın en sevdiğim ayrıntılarından biri ise her bölümün sonunda okura bırakılan o küçük davetti: “Sıra sizde.” Okuru yalnızca okuyucu olarak bırakmayan, onu düşünmeye ve kendi duygularıyla baş başa bırakan güzel bir dokunuştu. Kitabın son sayfasını kapattığımda yüzümde hafif bir tebessüm, içimde ise sıcacık bir his kaldı. Özellikle finaldeki bazı şiirler, okurun dünya görüşüne, hafızasına ve duygularına göre bambaşka karşılıklar
Asi'l AşkAslı Özgür · İkinci Adam Yayınları · 202078 okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2026 373. kitabı
Yaptığımız her şeyin sonunda bir anıya dönüşeceğini fark ettiğimiz bir zaman gelir. Bu olgunlaşmadır. Oraya ulaşmak için, şimdiden anılara sahip olmayı hayal edin. Cesare Pavese İki kadın. İki dönem. İki hayat. DAYANISMA .. 1925, Paris. Blanche Peyron hayatının anlamını keşfetmiş, mücadeleci, yoksulluğa savaş açmış bir kadın. İmkânsızı başarmak istiyor: Paris Belediyesinin bile satın almaya gücünün yetmediği o “Saray”ı alarak toplumdan dışlanan kadınlar için bir yuvaya dönüştürmek. Günümüz, Paris. Solène hukuk kariyeri için hayallerini, arkadaşlıklarını, aşkını feda etmiş bir avukat. Ama artık yolunu kaybetti, tükendi… Psikiyatristi, tekrar ayağa kalkmasına yardımcı olabilmesi için gönüllülük faaliyetlerinde yer almasını öneriyor. Solène çok istekli olmasa da denemeye karar veriyor ve bir kadın sığınmaevine, “Saray”a arzuhâlci olarak gitmeye başlıyor. Bütün derneklerin istedikleri tek şey, zamandı. Kuşkusuz, her saniyenin sayılı olduğu bir toplumda vermesi en zor olan şey buydu. Zamanını vermek, gerçekten angaje olmak, kendini adamak demekti. S:17 Toplumun dışına itilmiş, şiddet ve kayıtsızlıkla hırpalanmış kadınlarla işi kolay değil. Mesafeli, zor ve hırçınlar. Solène ya dayanamayıp eski, mutsuz hayatına geri dönecek ya da sabredip onları tanımak için kendine bir şans verecek. i Laetitia Colombani , bugün Paris’in merkezinde tüm ihtişamıyla yükselen Kadın Sarayı’nın kuruluş hikâyesini, sakinlerinin trajedilerini, sefaletlerini; aynı zamanda tutkularını, yaşam güçlerini ve cömertliklerini keşfetmeye davet ediyor bizleri. Çünkü orada; eski evsizler, ağır şartlarda yaşamış, şiddete ve istismara uğramış çaresiz kadınlar değil; alın yazısına kafa tutan, yaşamak ve devam etmek arzularını haykıran bedenler var. Seslerini duyuyor musunuz? Güçlü kadınlar için yazılmış
Roman-Edebiyat
KazananlarLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 2021838 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mavzer Çığlığı 1 Kitap Yorumum
9/10
·838 syf.··
2026 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 20:31
5 Ekim 2022… Biri benim için çileden mi çıkıyor? Niye ki? Elfida’yım ben…” ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎Ben geldim ve bugün sizlere gerçekten bayılarak okuduğum, yer yer gülme krizlerine girdiğim yer yer ise gözyaşlarıma engel olamadığım o kitapla geldim. Naz Alina’dan Mavzer Çığlığı 1 ile sizlerleyim! ‎ ‎Elif Elfida Ataner… Küçük yaşta annesini ve babasını farklı yıllarda kaybetmiş, yaşadığı acıların ardından öz abisi tarafından bile sevilmemiş bir kız… (Elfida’nın yalnızlığını okurken gerçekten içim parçalandı…) Henüz 18 yaşındayken yaşadığı hayata daha fazla dayanamaz ve daha önce defalarca denediği intiharı bir uçurum kenarında yeniden denemeye karar verir. ‎ ‎Tam kendini boşluğa bırakacakken yalnız olmadığını fark eder. Ancak yanındaki adam, herkesin yapacağı gibi onu vazgeçirmeye çalışmaz… Sadece onun intihar edemeyecek biri olduğunu söyler. İşte her şey tam da burada başlıyor ‎ ‎Elfida, o gece aralarında geçen konuşmanın ardından intihar edemez ve kendisini sözleriyle hayata döndüren o adamı adım adım takip etmeye başlar… Kurşun Anduvaz Alpunga. Bir yandan şirketinden yüklü miktarda para kaçıran bu kız, diğer yandan da yavaş yavaş Kurşun’un hayatına sızmaya başlar. Peki Kurşun, peşini bırakmayan bu kızla ne yapacak? ‎ ‎Kitapla ilgili daha fazla spoiler vermeden kendi yorumuma geçeyim ‎ ‎Ben bu kitabı platformda sürekli tavsiye edilmesine rağmen bir türlü okuma fırsatı bulamamıştım ama nasip basılı okumayaymış ve şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Kesinlikle okunması gereken, kaliteli yazılmış bir dark romance! (Gerçekten “neden daha önce okumamışım?” diye kendime kızdım ) ‎ ‎Kitapta beni en çok üzen karakter kesinlikle Elfida oldu… Küçüklüğü, gençliği ve çevresinde kendisini sevmeyen onca insana rağmen verdiği mücadele beni çok etkiledi Kurşun’a karşı
Mavzer Çığlığı - INaz Alina · Lapis Kitap · 202648 okunma
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 15:27
Haşhaş Savaşı serisinin ikinci kitabı Ejderha Cumhuriyeti, ilk kitabındaki gibi temposu sürekli devam eden etkileyici bir okuma oldu. İlk kitapla bağlantısı kopmamış. Gerçekçi savaş sahneleri yazarın etkileyici kalemiyle okura başarıyla aktarılmış. Rin, Haşhaş Savaşı’nda sebep olduğu büyük soykırım nedeniyle, ikinci kitapta başına ödül konulmuş bir kaçaktır. İntikam ve ateş tanrısı Anka’nın tamamen onu ele geçirmesine izin vermemek için çabalar. Bununla birlikte politik entrikalarla mücadele ederken Rin dengeyi kurmakta zorlanır. Kaybettiği arkadaşlarının intikamı ve başarısızlığına sebep olduğu için İmparatoriçe Su Daji’den intikamını almakta kararlıdır ve tüm yolları denemeye başlar. Rin bir savaşçı ve bir şaman olarak henüz gelişimini tamamlayamadığı için doğru kararlar vermekte zorlanır. Sahip olduğu büyük güç Rin’e ağır gelmektedir. Sürekli kendisiyle ve Cike üyeleriyle çatışma yaşar. Kuang’ın, mitolojik, politik, tarihi ve stratejilerini güzel kurguladığı savaş sahnelerinin olduğu bu fantastik eseri okumalısınız. Okuduğunuzda gerçekçiliği sizi de etkileyecek.
Ejderha CumhuriyetiR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 01,034 okunma
6/10
·496 syf.··
2026 39. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 14:27
Kitabı bitirmeden yorum yazmak istedim. Bitirince bir daha güncellerim muhtemelen. Spoiler olabilir! Kitabın kapağına bakınca diyorsun ki kesinlikle karanlık fantastik bir kitap okuycam. Çok iyi bir şey geliyor gibi hissediyorsun. Bir de bir sürü farklı tür var. Evren inanılmaz iyi. Yok yani. Bir de Yazar yeni bir dünya yaratmak yerine bizim dünyamızda ankatıyor. Bu da çok ilginç geliyor. Farklı bi şeyler denemeye çalışılmış. Taktir ediyorsun ama bir harita olabilirdi. Kroki gibi. Yazar keşke üçüncü bir gözle yazmasaydı. Hikâye girmek zor oldu. Şimdi iki kız kardeş var. Anneleri öldürülüyor. Evin salonunda. Bunlar baya köklü bir aile. Ölüm Büyücüsüler. Medyum gibi ama büyücü/cadı arası bir şey. Faniler zümresinde en üstteler. Neyse. İki kız kardeş hemen cenaze işleriyle ilgeniyorlar. İçlerinde gram üzüntü yok. Annelerinin ölüm kaydını kalp krizi olarak geçirtiyorlar. Ya diyorsun bunlar mı öldürdü acaba. Yok yani. Bir de otopsi yapmak isteyen adama, bir sürü hakaret ediyorlar. Başlarından savuyorlar. Yasta yok. Yazar bu kısmı daha iyi aktarabilirdi. Çok hızlı her şey gerçekleşti. Hikâyeyi daha derin beklerdim. Karanlık ve kasvetli hava güzel olurdu. Bundan sonra diyorsun ki hani anneniz öldürülmüş hem de evinizde, suçluyu bulacaksınız. İz süreceksiniz. Napıyorlar kafeye gidiyor. Zaten küçük kardeş bir garip. Kafede arkadaşlarına rastlıyor. Biraz önce annesinin cenazesi yokmuş gibi eğlenip gülüyor. Dedikodu yapıyor. Bir de bu kardeşle bizim Ophelia'nın küçüklük hayalleri birlikte dünyayı gezmek. Bunlar evlerine gidiyorlar. Ev de dememek gerek. Köşkten daha büyük. Birgün sonra kapıya bankacılar geliyor. Evi, anneleri hipotek ettirmiş. Kişisel ihtiyaçlar için 35 bin dolar diyince. Fiyat algımı kaybettim. 35 bin dolar için ev mi hipotek etiririlir? 5 bin dolar da
1000Kitap
PhantasmaKaylie Smith · İndigo Kitap · 2026138 okunma
8/10
·30 syf.··
2026 48. kitabı
O bir kırmızı pastel boyaydı ama çizmeye başladığında maalesef kırmızı değildi Diğer boya arkadaşları ona yardımcı olmaya çalıştılar ama o bir türlü kırmızı boyayamadı Öğretmeni ona biraz daha uğraşması gerektiğini söyledi. Arkadaşları arasında alay konusu oldu ama o inatla kırmızı çizeceğim diye uğraştı Annesi arkadaşlarıyla karışması gerektiğini söyledi ama yine olmadı. Bütün arkadaşları kendi renkleri olduğu için o malesef kırmızı değildi Ta ki yeni bir arkadaş edinip ona başka bir yol gösterene kadar. Peki ama bizim kırmızı pastel boyamız aslında hangi renkti? Kitabı biz yeğenimle okudum ve aslında onun için tam bir renkleri tanıma kitabı oldu Eğlenceli ve güzel bir vakit geçirdik birlikte. 3 yaş ve üzeri çocuklar için uygun bir kitap Daha düzgün hale getirir misin O bir kırmızı pastel boyaydı… Ama çizmeye başladığında, aslında kırmızı olmadığını fark etti. Diğer boya arkadaşları ona yardım etmeye çalıştı ama ne yaparsa yapsın bir türlü kırmızı çizemedi. Öğretmeni biraz daha uğraşması gerektiğini söyledi. Arkadaşları arasında zaman zaman alay konusu oldu ama o yine de vazgeçmedi; “Ben kırmızı çizeceğim.” diyerek denemeye devam etti. Annesi, diğer boyalarla daha çok vakit geçirmesini söyledi fakat yine de istediği sonucu alamadı. Çünkü etrafındaki herkes kendi rengini biliyordu ama bizim küçük pastel boyamız hâlâ kendini bulamamıştı. Ta ki yeni bir arkadaş edinip ona farklı bir yol gösterene kadar… Peki sizce bizim kırmızı pastel boyamızın gerçek rengi neydi? Bu kitabı yeğenimle birlikte okuduk ve onun için tam anlamıyla renkleri tanıma yolculuğu oldu. Hem eğlenceli hem de sıcacık bir hikâyeydi. Birlikte keyifli vakit geçirdik ve kitap boyunca merakı hiç azalmadı. 3 yaş ve üzeri çocuklar için oldukça uygun, öğretici ve tatlı bir kitap.
KırmızıMichael Hall · Kelime Yayınları · 20245 okunma