deney-şov
Formel bilimin yöntemin deneme denilen üçüncü bölümünü romantikler bazen bilimin tümü olarak görürler, çünkü en çok görünen yüzeydeki bölüm budur. Onların gördüğü bir sürü deney tüpü, garip aletler ve buluş peşinde koşan insanlardır. Deneyin, daha büyük bir düşünsel sürecin bir parçası olduğunu anlayamazlar ve genellikle deneyleri, aynı şey gibi görünen demonstrasyonla karıştırırlar. Elli bin dolarlık Frankenstein aletleriyle bilimsel hopus-pokus şovu yapan adam, çabalarının sonucunun ne olacağını önceden biliyorsa yaptığı bilimsel bir şey değildir. Öte yandan, akünün çalışıp çalışmadığını anlamak için klaksona basan bir motosiklet tamircisi enformel olarak, gerçek bir bilimsel deney yapmaktadır. Soruyu doğaya yönelterek bir hipotezi sınamaktadır. Filmlerde acıklı bir şekilde “deney başarısız oldu; umduğumuz sonucu bulamadık” diye mırıldanan bilimadamı kötü bir senaryo yazarının kurbanıdır olsa olsa. Öngörülen sonucu çıkaramayan bir deney asla salt bu yüzden başarısız sayılamaz. Bir deney ancak, eldeki hipotezin sınanmasında işe yaramazsa, ürettiği veriler, öyle ya da böyle hiçbir şeyi kanıtlamıyorsa başarısızdır.
ayrıntı·Kitabı okudu
KİTABIN ÖZETİ
Beden Olmadan Beyin Kendine bir Zihin Yaratamaz beynin ve bedenin duyusal motor sistemi tarafından şekillendirilmesinden dolayı beyin ve bedene bağımlıdır. EDGE: Bunu kanıtlayabilir misiniz? Beni en çok ilgilendiren temel sonuçlardan bazıları da şunlar: Renk kategorileri sisteminin yapısı; renkli görmenin nörofizyolojisi renk konilerimiz ve renklerle ilgili nöron devrelerimiz tarafından şekillendirilir. Renkler ve renk kategorileri dünyada değildir (33). Tamam. Bilişsel bilim, zihnin apriori felsefi varsayımlardan özgür, deneye dayalı çalışmasıdır. Beyin ve bedenden bağımsız bir zihin fikrini ortaya atan ilk nesil bilişsel bilim, felsefi bir program yürütüyordu (34). Amigdalanın neokortekse aktarımı, neokorteksin amigdalaya aktarımından çok daha kuvvetlidir (59). Örneğin Valium alırsanız korkunuzu azaltır, ancak beyninizdeki tüm GABA iletimini etkilediği için, ayrıca cinsel dürtülerinizi azaltır ve uykunuzu getirir (60). Travma Hipokampüsü küçültüyor: Aynı zamanda, travma sonrası stres bozukluğu olan hastalar -örneğin hip okampüsleri büyük oranda küçülmüş ve hafıza kaybına uğrayan Vietnam gazileri- üzerinde yürütülen çalışmalar da mevcut (63). Amigdalanın Kendi Hafızası Var: Bu nedenle, amigdalanın kendi hafızası vardır; bunu hipokampüs ile paylaşmaz; çünkü ikisi farklı işlerler. Amigdala kendi işini yapar, hipokampüs kendi işini yapar. Birbirleriyle iletişim kurarlar, ancak kodlamaları ve simgeleme biçimleri farklıdır. Bu nedenle amigdaladan bilgi alıp, onu hipokampüsün anlayabileceği bir içeriğe çeviremezsiniz. Cinsel Seçilim ve Beyin Fazladan Sözcük Üretimi Hava Atmak İçin: Fakat yine de çok kullanılan 5000 kelimenin dışında bazen, süslü 95 bin kelimeyi de -açıklamak istediğim kelimeler de bu kelimeler- kullanıyoruz. Tahminim, insanların bu kelimeleri çoğu zaman kur
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
NIETZSCHE BİR KURBAN ETME ÜZERİNE VEYA HER ŞEY KURBANDIR
Ey baba, sen, dünya üzerinde sendeki kötülük beni kurtarıyor. Günaha yöneliyorum ve sen de bunun yıkılışısın. Beni sevenlere sövdüğüm gibi sen de bana söv. Her gün bana acı ekmeği ver. İstencim dünyada olduğu gibi göklerde de yok. Güçsüzlük beni bağlıyor. İsmim donuk.
YKY
Sübliminal Mesaj var mıdır, yok mudur? ve sahte mısır-kola deneyi
1950'lerde, Kore Savaşı'ndan kısa süre sonra ve Mançuryalı Aday filminin gösterime girmesinden hemen önce, James Vicary adlı reklam uzmanı gizli bir deney yürüttü. New Jersey eyaletinin Fort Lee şehrindeki bir sinema salonunda, projektörün yanına film sirasında ekranda yaklaşık beş saniyede bir “PATLAMIŞ MISIR YE” ve “COCA-COLA İÇ” yazılarının belirmesini sağlayan bir cihaz yerleştirdi. Sözcükler her seferinde saniyenin üç binde biri kadar bir zaman aralığında belirip kayboluyordu. Bu, izleyicinin yazıları bilinçli olarak fark edemeyeceği kadar kısa ama belki de sözcüklerin sinir sistemi üzerinde bilinçdışı bir etki göstermesine yetecek kadar uzun bir süreydi. Altıncı haftanın sonunda yaklaşık kırk altı bin kişi filmi izledikten sonra Vicary, kola satışlarının yüzde 18, patlamış mısır satışlarınınsa neredeyse yüzde 58 oranında arttığını iddia etti. Bu sonuç gazetelere yansıdığında okurların içinde kötü sezgiler uyandı. İnsanlar kendini kullanılmış hissediyordu. Newsday bunu “atom bombasından sonra en ürkütücü buluş” olarak adlandırdı. Birileri nasıl zihinlere sızıp, hiç fark edilmeden karar verme sürecini manipüle edebilmişti? Bu kadarı yetmezmiş gibi, subliminal mesajların kullanım alanının gelişmiş zihin kontrol cihazları yaratacak ölçüde genişletilebileceği düşünülüyordu. “Cihaz patlamış mısırda işe yarıyorsa, politikacılar ya da başka bir şey için niye yaramasın?” diye yazmıştı bir okur, gazetedeki makalelerden birine cevaben. Cesur Yeni Dünya'nın yazarı Aldous Huxley bile tartışmaya katılmış, birkaç yıl içinde “özgür iradenin neredeyse bütünüyle lağvedilebileceğini” söylüyordu. Böylece subliminal zihin kontrolü olasılığı karşısında korku çağı başladı. Bu korku, rock grubu Judas Priest ve CBS Records’un, iddiaya göre şarkılarından birine subliminal mesaj
Sayfa 223 - Metis·Kitabı okudu
Nöroloji