Ne zaman yalnız kalırsın?
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 14:33
“Ne zaman tam anlamıyla yalnız olduğumuzu biliyor musun? dedi. Kalabalıkların arasındayken, dedim.” Yazara göre ölüm anında bana göre kalabalıklarda. Varmış gibi olan her şey ve herkeste. Koca bir ailenin üyesiyken, sınıfın en gözde öğrencisiyken, evdeyken, dışarıdayken… Kısacası anlaşılmanın zerre kenarında olmadığın zaman dilimlerindeyken. Bu da ölümle eş değer belki de… Bilemiyorum. Anlaşılmak, değer görmek insanı yalnızlığından çıkarıp bambaşka bir öz şefkatle tanışıtırır. O yüzdendir ki insan toplulukların içinde “yeteri” kadar yalnız hisseder. Gelelim kitabaaa: Ne desemmmmm ne yazsam tam anlatabilirim bilmiyorum. En azından deniyorum şu an. Kısa öykülerden oluşuyor. Kısa notlar aldım anca böyle toparlayabiliyorum. Genel tema bireyin toplumsal yalnızlığı.(en sevdiğim) Başarının, büyülü bir ritüel olarak yada takıntılı bir inanç üzerinden toplumun kahramanlık figurüne dönmesi, hem bireysel hem toplumsal yalnızlığı daha da derinleştirmiş. Yani her bireysel başarı veya yükseliş arkasında sessiz bir toplumsal travma ya da baskı barındırıyor. Yazar hikayeyi okura açık açık anlatmak yerine ipuçları bırakarak, bizim insiyatifimize bırakmış. Yani “çıkarım” zamanı. Bir kuşağın gerçekleştirmek için yıllarını harcadığı hayalleri ve hayal kırıklıkları çarptı yüzüme. Bazen gerçekleştirilmiş hedefler geç kalınmış mutluluk olarak karşımıza çıkıyor. Kişinin ne vakti ne de ruhsal tatmini onu doyurmaya yetiyor. Biriktirilen yılların sembolik karşılığını alma çabasından başka bir şey olmuyor ve beklediği içsel huzur ise asla gelmiyor. Hikayeler kitabın genelinde hissedilen boşluk ve bireysel yalnızlığı tamamlıyor. Ekstrem ve sarsıcı imgelerle karakterlerin boşluğunu, arzularını,aradıkları anlamla kurdukları kopukluk çok keskin. Umarım sadece ben böyle hissetmemişimdir. Şu soruyu
Katil OrospularRoberto Bolano · Can Yayınları · 2017120 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2026 75. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 19:47
Kütüphanede görür görmez yüz yılı aşkın süre önce kaleme alınmış bu eseri okumak bana ilginç bir deneyim gibi geldi. Alır almaz başladım ve belli bir olay örgüsü dışında kaleme alınan ruhsal, zihinsel arayış içinde olan kitap karakterine rast geldim bu serüvende. Kahramanımız mutluluğun peşinde değil, melankolik takılan, edebiyat aşığı, felsefe tutkunu. Yalnızlığı seven değil bulunduğu ortamda onun gibi insanlar olmadığı için belli bir müddet yalnızlığa mecbur kalmış biri. Bildiklerini, tecrübelerini çevresindeki insanlarla paylaşmaktan çekinmezken kendisine #bitikadam denmesine de karşı. İçinde ölmek değil yaşamak duygusunu diri tutmayı başarıyor eser boyunca. Felsefe olsun, sorgulayan zihne sahip karakter olsun beni de silkelesin derseniz tam size göre. Reklam değil. @monoklkitap "Ben dünyaya olduğu gibi kabullenmek istemediğim için düşlemle onu tekrar yaratmayı ya da yıkarak değiştirmeyi deniyorum. Onu sanatla yeniden inşa ediyor ya da teoriyle alt üst etmeyi deniyorum. Bunlar birbirine iki zıt çaba fakat aralarında uyum ve birlik var." ~ "İşte buradayım: İçimi açtım ve kendimi vurdum; anatomi masalarındakiler gibi iç organlarımı ve sinirlerimi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdim. Eğer isterseniz en hakiki benliğimle tanışabilir ve aceleci yargılardan kurtulabilirsiniz. Burada olan benim biyografim değil içsel olaylarımın gerçek akışıdır. Eserimden geriye kalan her şeyin açıklaması ve anahtarı burada bulunuyor. Bu bir sanat eseri değil, kendime ve başkalarına yapılan bir itiraftır."
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,403 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·230 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Kitap, geleneksel bir roman kalıbının çok ötesine geçerek okuyucuyu hem kurgusal bir aşk hikâyesinin hem de derin bir kişisel gelişim yolculuğunun içine çekiyor. Küçük yaşlardan itibaren hitabet gücü, ikna kabiliyeti ve iletişim yetkinliğiyle öne çıkan, sürekli bir kendini tanımlama ve hayatı keşfetme çabasında olan Kenan karakterinin gelişimini merkeze alıyor. Yalnızca bir karakterin serüvenini anlatmakla kalmıyor; sık sık anlatıcının araya girdiği, okura "Sen kendinle yüzleşmekten korkar mısın?" gibi vurucu sorular yönelttiği ve hikâyenin gidişatına dair interaktif tahmin oyunları sunduğu özgün, dinamik ve sıra dışı bir anlatım yapısı sunuyor. Eserin anlatımındaki en dikkat çekici yönlerden biri, olayları tek bir perspektife hapsetmeyerek madalyonun diğer yüzünü de cesurca aralamasıdır. İletişim, takım çalışması, iş hayatı ve başarı üzerine felsefi yaklaşımlarla başlayan kurgu, tiyatro tutkusuyla yanıp tutuşan ancak ailesinin avukatlık dayatmasıyla sıkışan sanatçı ruhlu Çisel’in hikâyeye dahil olmasıyla derin bir aşk ve sadakat sorgulamasına dönüşüyor. Hikâye hem Kenan’ın hem de Çisel’in gözünden çift taraflı bir bakış açısıyla işlenirken; aşk, iş ve sosyal hayatın getirdiği sorumluluklar ile insan ruhundaki kaygılar, güven teması etrafında muazzam bir dengeyle sorgulanıyor. Kitabın düğüm noktası ve final evresi ise adeta insani zaaflar ve yüzleşmeler üzerine kurulmuş psikolojik bir gerilim sahnesine evriliyor. Güven, dürüstlük ve sadakati hayatının sarsılmaz temelleri olarak gören Kenan’ın, Çisel’in söylediği bir yalanı ve sakladığı gerçekleri yakalamasıyla ilişkilerindeki o büyülü dengeler yerle bir oluyor. "Ben sana güveniyordum" cümlesinin getirdiği o ağır yük, Çisel'in içindeki suçluluk duygusu ve sessizliğin ruha çöken ağırlığı, okuyucuya maskelerin ardındaki
1000Kitap
Adını Sen Koy… Olursa ‘Mucize’Mehmet Akçalı · Tilki Kitap · 20267 okunma
Puan vermedi·77 syf.··
2026 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 00:00
Özne. // Emrah Bektaş. // Klaros Yayınları Şiir olmasına rağmen sanki anlatım yaparak 4 bölüm 36 şiirden oluşan güzel bir şiir kitabıydı.Uzzun kısa şeklinde yazılmış ve o kadar kısa zamanda okuyorsunuz ama okurken kendinizden de bir şeyler buluyorsunuz. "Siir; dostum her şeyi konuşturan dost. Özne ise bu dostlukla oluşan ve içinde sakladığım ne var ne yoksa, her birini size emanet ettiğim yolculuğum oldu." " Sensizlik haziranı esir almış. Temmuz görmez, Ağustos duymaz. Eylül,ekim'in hali perişan Takvim,takvim olmaktan çıkıp Şimdi başlamıştır seni unutmaya İnsan razı geliyor Afrika açlığına Leylek yuvasına." "Yağmur umurumda olmaz ama Gözyaşlarına bir şey diyemem Düşününce sarhoşluğu denenebilir Fakat nesilden nesle ırsileşebilir sarhoşluk Üvey hatıralar tetiklenebilir cennet öncesi Kabulümdür." "Alışmaya çalışıyorum sensiz geçen her güne, Ve her gün ezber doluyum gidişlerine. Artık üzülmemeyi deniyorum, Zaten bıraktığın lise çağında da değilim. Zaruri oldu ama
1000Kitap
ÖzneEmrah Bektaş · Klaros Yayınları · 20268 okunma
1/10
Bu kitaplar beni çok güldürüyor. Çoksatanlarda görünce indirip şansımı deniyorum ve sonuç hiç değişmiyor. Dini kitaplardaki sahabelerden anılar gibi finansçılardan anılar tadında bir tür. Finansal psikoloji adı altında, başarı yakalamış insanları anlatarak sözde bilgelik öğütlüyorlar. Bunları okuyup bu dünyalara dalanlar varsa eğer çok üzücü. Koşulların eşit olduğu dünyada başarıdan bahsedebiliriz. Neoliberal dünyada başarı hikayelerini kazıdığınızda altından güçlü aileler çıkar. Ama bir grup insan bunlar yokmuşçasına yazarak bilge görünüyor.
İnceleme
Paranın PsikolojisiMorgan Housel · Scala Yayıncılık · 20212,758 okunma
10/10
·517 syf.··
2026 9. kitabı
Martin Eden’e kızabileceğim tek bir nokta bile bırakmamış yazar. Çok uğraştığım, bulamıyorum. Anlıyorum ve anlamıyorum. Kabul ediyorum ama edemiyorum. Deniyorum ama pes ediyorum. Neden yaptın diyemeyeceğim. Kitap boyunca bize bağıran bir Martin Eden var. Tek bir kişinin dahi inanmadığı, sürekli hayalleri ve hedefleri için hesap veren bir Eden. Kendinden, isteklerinden, yazdıklarından utanan; hayal kırıklığı gölgesinde yaşayan bir Eden. Kendi başına sınıf basamaklarını atlamış bir Eden. En dibi de en tepeyi de deneyimleyip kendini herhangi bir yere sığdıramamış bir Eden. Kitap ilmek ilmek o sona çağırıyordu bizi. Martin Eden, ilk cümlede söylediğim gibi, sana kızacak tek bir nokta bize bırakmadığın için çok kızgınım sana.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma