bunun nedeni günahlardan daha zor bağışlanan o gülünç ve tuhaf tavırlar olabilir miydi? bu sorular birçok toplumsal adaletsizlikle yakından ilintilidir: belki de her şeyi, her şeye gerçek bir alçakgönüllülükle, zaaflarıyla ya da kayıtsızlıkla katlanan birinin sırtına yüklemek, insan doğasının ayrılmaz bir parçasıdır. hepimiz gücümüzü birinin ya da bir şeyin zararına kanıtlamaya sevmez miyiz? insanların en güçsüzü olan yumurcak, hava buz gibi olduğunda tüm kapıları çalar ya da henüz yepyeni bir anıta tırmanıp oraya ismini yazar.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Düşünceleri sivrisinek sürüsü gibi vızıldıyordu;o sadece duymak, bir insan sesi duymak, içinde boğulmak üzere olduğu yalnızlık denizinin önüne bu sesi bir set gibi çekmek istiyordu.”
“Ama dediğim gibi bütün acılar korkaktır, yaşama karşı duyulan aşırı arzu karşısında acı geriler; çünkü yaşama arzusu, düşüncelerimizde var olan ölüm arzusundan çok daha güçlü şekilde bedenimizin her zerresinde mevcuttur.”
“Bir bebek kaybetmiştik. İkimiz de birer parçamızı kaybetmiştik. Çok fazla şey yaşamıştık. Çok fazla şey. Ama bu, birbirimizi kaybetmek zorunda olduğumuz anlamına gelmiyordu.”