Deniz

sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi dilimizde akşamdan kalma bir küfür salonlar piyasalar sanat sevicileri derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni yakanda bir amonyak çiçeği yalnızlığım benim sidikli kontesim ne kadar rezil olursak o kadar iyi kumkapı meyhanelerine dadandık önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi aramızda görevliler ekipler hızır paşalar sabahları açıklarda bulurlardı leşimi öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri çöpçülerin elleriyle okşardın beni yalnızlığım benim süpürge saçlım ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi baktım gökte bir kırmızı bir uçak bol çelik bol yıldız bol insan bir gece sevgi duvarını aştık düştüğüm yer öyle açık seçik ki başucumda bir sen varsın bir de evren saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi yalnızlığım benim çoğul türkülerim ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
İnsan ve Duygular
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Aaah oğlum," dedi, ölüm bizi kurtarsa, öldürmek bizi kurtarsa, şimdi ölürüz. Hem de toptan... Ölüm bizi kurtarmıyor, öldürmek de... Yer gök, kurt kuş, yağan yağmur, esen yel, biltekmil yaratıklar, böcekler bize düşman. Hiç bir şey bizi kurtarmıyor. Şimdi ne yapalım?
Sayfa 117 - YKY·Kitabı okuyor
Güneş’in bize ışınlarıyla ilettiği hoşa giden ışığıyla yetinmek gerekir; daha fazlasını almak için gözlerini ona doğru kaldıran kişi, aşırılığının cezası olarak görüşünü kaybederse şaşmamalıdır buna.
İnsan ve Duygular
Yüzyıllardır oynanmasına rağmen hiçbir seyirci sahneye fırlayıp Romeo'nun zehirli iksiri içmesine engel olmamıştır. Sonunda geminin batacağı bilindiği halde Titanic defalarca kez izlenmiştir. Bitecektir korkusuyla aşktan kaçarsan hayattan hiçbir tat alamazsın. Çünkü Romeo ölmeli, Titanic batmalı ve aşk her şeye rağmen yaşamalı.
İnsan ve Duygular
Her insan yaşamını korumak için yine kendi yaşamını tehlikeye atma hakkına sahiptir. Yangından canını kurtarmak için kendini bir pencereden ata kimsenin canına kıydı diye suçlandığı duyulmuş şey midir hiç?
İnsan ve Duygular