İnsan Vücudu Hakkında Şaşırtıcı Gerçekler
01- İnsan vücudunda ortalama 5 litre kan bulunur. 02- Yetişkin bir insanın iskeletinde 206 kemik vardır. 03- Tat tomurcukları yaklaşık 10-14 günde bir yenilenir. 04- Hapşırık hızı 160 km/saat seviyesine ulaşabilir. 05- Vücuttaki damarların toplam uzunluğu yaklaşık 100.000 kilometredir. 06- İnsan ömrü boyunca ortalama 100-200 milyon adım atabilir. 07- Akciğerlerin toplam yüzey alanı yaklaşık bir tenis kortu büyüklüğündedir. 08- İnsan dakikada ortalama 15-20 kez göz kırpar. 09- Beyin yaklaşık 20 Watt enerji tüketir. 010- Bir saç telinin ömrü ortalama 2-7 yıl arasındadır. 011- İnsan vücudundaki bakteri sayısı, insan hücresi sayısına yakın düzeydedir. 012- Deri yaklaşık 27-28 günde bir yenilenir. 013- Kalp günde yaklaşık 100.000 kez atar. 014- Kalp, yaşam boyunca yaklaşık 2,5-3 milyar kez atar. 015- İnsan beyni, vücudun ağırlığının yaklaşık %2'sini oluşturmasına rağmen enerjinin yaklaşık %20'sini tüketir. 016- Beyinde yaklaşık 86 milyar sinir hücresi (nöron) bulunur. 017- İnsan vücudundaki en büyük organ deridir. 018- Derinin toplam yüzey alanı ortalama 1,5-2 metrekaredir. 019- Karaciğer, kendisini yenileyebilen nadir organlardan biridir. 020- İnsan vücudunda yaklaşık 600'den fazla kas bulunur. 021- Gülümserken yaklaşık 17 kas, kaş çatarken ise yaklaşık 40'tan fazla kas çalışır. 022- İnsan kulağı yaklaşık 20 Hz ile 20.000 Hz arasındaki sesleri algılayabilir. 023- Burun, yaklaşık 1 trilyona yakın farklı kokuyu ayırt edebilme kapasitesine sahiptir. 024- Gözler yaklaşık 10 milyon farklı rengi algılayabilir. 025- İnsan gözünün kornea tabakası, vücutta kan damarı bulunmayan yapılardan biridir. 026- Mide asidi, metal olmayan birçok maddeyi parçalayabilecek kadar güçlüdür ve yaklaşık 1,5-3,5 pH değerine sahiptir. 027- Mide iç yüzeyi kendisini korumak için sürekli olarak
İnsan ve Hayat
Sade, şık bir ofis burası ama duvarda Michelangelo’nun Kıyamet Günü’nün ucuz bir reprodüksiyonu asılı. Bu tabloyu defalarca kez gördü fakat ancak o gün tabloda elinde yüzülmüş deri tutan biri olduğunu fark ediyor. Bay Urami onu izliyor, şaşkınlık içindeki yüzüne bakıyor ve aklından geçenleri tahmin ederek onun bir şehit, Aziz Bartalmay olduğunu, derisi yüzülerek öldürüldüğünü söylüyor. O, tek kelimeden etmeden sadece başıyla onaylıyor çünkü bunun gereksiz bir detay olduğunu düşünüyor.
Alıntı
Reklam
blues
yağmurlardan kaçarken taşa tutuldum dönüp bakamadım bile şimdi kendi içine yağan bir bulutum kağıtlar yeşeriyor toprak yerine. saçlarımı uzattım, aynayı kırdım deri ceketimi çıkardım sandıktan cebimde yirmi yıl önceki sevgilimin resmi o mu büyüdü, ben mi yaşlandım? gümüş tabakamı, köstekli saatimi bir blues ritmiyle kullanıyorum her sabah yeniden uyansam da naftalinli bir gençlik bu yaşadığım. ipsiz ruhum, sarsak, serseri otobanlarda sırtında heybesiyle cafelerde tuborg bira ve patates cipsiyle durdun bir yerde, çağını bekliyorsun. Ahmet Erhan
Elden Ele
shbd.io/s/JCieaszn Bayan deri çapraz çanta satışta. İlgilisi için paylaştım. Binklılar için indirim yaparım :)
İnsan ve Hayat
Çanta ve ayakkabı görüşüm sebze ve meyve için de geçerli
Bugün pazardayken ikişer şekilde dört plastik kasayı ayaklık yapıp üzerine 3-4 m biraz kalın ama yetişkin biri için hafif bir plastik ile tezgah yapıp üstüne plastik hasırlar dizmiş bir yer vardı. Ben annemleri beklerken etrafa bakıyordum ve çocuğun bir şeyler yaptığını görünce orada durdum. Geriye doğru devrilmişti bir köşeden tutup ondan daha da küçük olan çocuğa sesleniyordu ama gelmedi hemen. Ve ben birkaç adım attım ona tutmak için o sırada içeride yatan adamla göz göze geldim. Çocuğun halini görüp gelmiyordu. Buna gıcık oldum. Bir an tereddüt etsem de diğer velet gelince yumuşak tonda "Sen de karşıya geç istersen. Burayı ben hallederim." deyip gülümsemiştim. Ve geri çekmiştik. Onlar hafif tarafta ben baya hasırla dolu taraftaydım. Yardıma gelmiş diye "Gerek yok sen bekle." demedim büyüğün yanına yolladım. Bir yandan da kalabalıkta olmanın farkındalığıyla çekimserim. O yüzden biraz durmuştum ama buraya kadardı. Ben hasırlar düşmeden çekeriz sandım ama biraz gecikme ile düşmüşlerdi. En azından tezgah olan o plastiği doğru düzgün yerleştireceğiz derken çocukla alttaki birbirine bağlı olmayanlar düştü. O an sesli güldüm. Ve "Tek başına yaparken zordu şimdi üç kişiyken daha da zor oldu değil mi?" deyip çocuğu yoklarken düzeltip dizdik ve babamların geldiğini görüp onlara katılırken "Ne oldu, ne yapıyordun?" diye tuhaf tuhaf bakmışlardı. "Güçlü ve cesur çocuğa minik bir yardım takviyesi sağlamaya çalışıyordum." deyip giderken çocuğu unutmuştum. Bana "Eline sağlıııkk." diye biraz yüksekten yetişince ona dönüp gülümseyerek "Ne demek kolay gelsin." el sallayıp önüme döndüm. Çocukluktan olan o el sallama olayını çocuklara yapmayı çok seviyorum. Sonra "İçeride büyük biri vardı. Çocuğun halini görüp gelmedi. Çocuk için zordu yani, kör olan görür." deyip biraz sinirle
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam