Hayatta görüp göreceğim her şeyle karşılaştığımı sanıyordum. Oysa biraz cesaret gerekliymiş. İnsan her yaşta deri değiştirebilirmiş. Sık sık Adana'ya gelmeyi, Adana'yı keşfetmeyi düşünüyorum.
“Oysa Goethe' nin dediği gibi, bu dünya hassas ruhlar için bir cehennemdi ve ben o kızgın ateşlerde deri değiştirip değiştirip bilmem ki kaç bin kez yanmıştım dünyada.”
Bir kitap kurdunun bildiği şeyleri kimselerin bilebilmesine olanak yoktur ama üzerine tütün, deri ya da buğday kokusu sinmiş bir kişinin söyleyeceği sözü de hiçbir bilge, filozof söyleyemez.
'Botlarımı çıkarıp ayaklarımı suya soktum. Ayaklarım bir deri bir kemik kalmış, tavuk ayağı gibi kuruyup buruş buruş olmuştu, suya sokarken acıyorlardı. Ellerimin derisi de kemiklerime yapışmıştı, parmak diplerindeki etler geri çekildiği için parmaklarım uzamış gibi görünüyordu..
Ölüm artık soyut bir düşünce olmaktan çıkmış, bir görüntüye bürünmüş yaklaşıyordu.."