Gözler kalbin aynası derler
Belli ki kırılmış aynası onun
Dalmış uzaklara gözleri
Uzun uzun ve üzgün.
Omuzlarında bir dünya,
Taşır da taşır
Bağrını germiş karanlığa
Aydınlık için savaşır
Elleri toprak kokar onun
Yüzü yağmurdur yağar
Bağrına kim başını koysa
Bundandır çiçekler açar.
Ben şiir şiir çizerken yüzünü
O acının enlem ve boylamlarını ölçer
Bir denizcidir çünkü
Hatıralar denizini aşar.
Zaman bilinmez bir sırdır oysa
Geçmişin tenhasında bir çocuktur yaşar
Ömrünün karanlığında
33 mum yanar.
Gözler kalbin pırlantası derler
Belli ki mücevherini kaybetmiş bugün.
Yüreğindeki o çocuk
Kim bilir ne hazineler saklar
Kim bilir ne hazindir hikayesi onun
Hazine / Dürdane Aksoy Dolu
Kayıp bir rıhtımda kayıp bir gemiydim
Hatıralar okyanusunda küçük kara balık.
Nerede değilsen orası iyi gibi gelir dedim
Yuvasız çalı kuşlarının kaderi bu yalnızlık…
Ama unuttuğun bir şey var dedim sonra
Zaman kara bir tül gibi çekiliyor ömrümüze yazık
Geçiyor geçen, biten yaz değil ömürdür lakin
Göremiyor insan henüz otuzken.
Haziran de bana,
Adım mühim değil,
Yaşım mühim değil
Evvela sıcak de iklimin
Yağdığım yağmurlar mühim değil
Bakma ara sıra eser rüzgarım
Kızarım,
Dinerim sonra, dinlenirim
Dinginleşirim.
Bulutların ardı sıra
Bir ışık süzülür
Güneşin kadınıyım nede olsa.
Tanısan ısınır denizlerin
Bir meltem eser ılık ılık Akdeniz sokaklarında
Neşeli sıcak içten.
Haziran de bana,
Adım mühim değil,
Yaşım mühim değil,
Yaşadıklarım asla...