Dürdane Aksoy Dolu

Eşim’e
Gözler kalbin aynası derler Belli ki kırılmış aynası onun Dalmış uzaklara gözleri Uzun uzun ve üzgün. Omuzlarında bir dünya, Taşır da taşır Bağrını germiş karanlığa Aydınlık için savaşır Elleri toprak kokar onun Yüzü yağmurdur yağar Bağrına kim başını koysa Bundandır çiçekler açar. Ben şiir şiir çizerken yüzünü O acının enlem ve boylamlarını ölçer Bir denizcidir çünkü Hatıralar denizini aşar. Zaman bilinmez bir sırdır oysa Geçmişin tenhasında bir çocuktur yaşar Ömrünün karanlığında 33 mum yanar. Gözler kalbin pırlantası derler Belli ki mücevherini kaybetmiş bugün. Yüreğindeki o çocuk Kim bilir ne hazineler saklar Kim bilir ne hazindir hikayesi onun Hazine / Dürdane Aksoy Dolu
Şiir
Reklam
Ömür
Kayıp bir rıhtımda kayıp bir gemiydim Hatıralar okyanusunda küçük kara balık. Nerede değilsen orası iyi gibi gelir dedim Yuvasız çalı kuşlarının kaderi bu yalnızlık… Ama unuttuğun bir şey var dedim sonra Zaman kara bir tül gibi çekiliyor ömrümüze yazık Geçiyor geçen, biten yaz değil ömürdür lakin Göremiyor insan henüz otuzken.
Aydınlık neyin oluyor senin Gökyüzü akraban filan mı Beni bulur bulmaz gözlerin Şimşek çakıyorum yalan mı
elimden tut yoksa düşeceğim yoksa bir bir yıldızlar düşecek eğer şairsem beni tanırsan yağmurdan korktuğumu bilirsen gözlerim aklına gelirse elimden tut yoksa düşeceğim yağmur beni götürecek yoksa beni
Haziran de bana, Adım mühim değil, Yaşım mühim değil Evvela sıcak de iklimin Yağdığım yağmurlar mühim değil Bakma ara sıra eser rüzgarım Kızarım, Dinerim sonra, dinlenirim Dinginleşirim. Bulutların ardı sıra Bir ışık süzülür Güneşin kadınıyım nede olsa. Tanısan ısınır denizlerin Bir meltem eser ılık ılık Akdeniz sokaklarında Neşeli sıcak içten. Haziran de bana, Adım mühim değil, Yaşım mühim değil, Yaşadıklarım asla...
Reklam