Haz son kertesine geldiği zaman onu en acı kelimelerle anlatırız: Bitmek, yanmak, bayılmak, ölmek, "morbidezza" gibi. Gülme son haddine varınca gözyaşlarıyla karışır. Tatlı ile acı arasında bir özbirliği olduğuna bundan daha iyi kanıt olamaz.
"Saadet bile haddini aşarsa azap olur" (Seneca)
Üzgün zamanımızda bile gülümseyen, hoşumuza giden, ince ve tatlı bir şeyler duyar gibi oluruz. Acaba bazı ruhlar için hüzün bir zevk, bir gıda değil midir?