Dünyanın birden düzeleceği yoktur, ama insan kendini sıkan şey karşısında o kadar sabırsızdır ki, her ne pahasına olursa olsun ondan kurtulmak ister. Binlerce örnek de gösteriyor ki dünya böyle çabuk şifa aramaktan hep zarar görür:
Halinde genel bir iyileşme olmadıkça bir anda bir dertten kurtulması iyileşmesi demek değildir.
Çok kez insan Dünya işlerini bıraktığını sanır oysa ki bu işlerin yolunu değiştirmekten başka bir şey yapmamıştır.
Yapmaya çalıştırıldığımız işlerden binde biri bile kendimizle doğrudan doğruya ilgili değil.
Bakarsınız bir adam canını dişine takmış kurşun yağmuru altında yıkık bir kale duvarına tırmanıyor bütün hıncıyla, bir başkası karşı tarafta kan revan içinde aç biilaç savunuyor o kaleyi ölesiye; kendileri için mi gösteriyorlar bu yararlılığı? Uğrunda ölecekleri ve hiç görmedikleri insan belki de o sırada kılını kıpırdatmadan keyif sürmektedir.
Bakarsınız bir başkası bitkin, perişan, saçı sakalı birbirine karışmış kitaplıktan çıkıyor gece yarısından sonra, bunca kitabı daha iyi daha akıllı bir insan olmak için mi karıştırdı sanırsınız? Yok canım sen de! Ya o ölecek o kitaplıkta, ya öğretecek yarınki kuşaklara...