SÂHİB-İ YÂSÎN: HABÎB-İ NECCÂR HAZRETLERİ -2
Yâsin Sûresi’nin 20 ilâ 27. âyet-i kerîmeleri şöyle tefsir edilmiştir: O şehir ahalisine, o mübarek zâtların gelip onları hak dine davet ettiklerini ve o ahalinin de inkâr ettiklerini haber alan dindar bir zât koşarak geldi. Bu güzel vâiz, Allâhü Teâlâ’nın ikramına mazhar olan bu zât, o esnada şehrin en ucunda, ta öte başında yaşayan Sâhib-i Yâsîn olan Habîb-i Neccâr Hazretleridir. O, ehl-i imana numûne olmak, irşâd etmek için bütün gayretiyle çalışıyordu. Şehrin en ucu, ta öte başından gelmesi demek oluyor ki resûllerin tebliğleri ve onlara karşı yapılan muamele, şehrin her tarafından işitilmişti. Habîb-i Neccâr Hazretleri, o putperest kavmini uyandırmak için şöyle nasihatte bulunuyordu: “Ey benim kavmim, o gönderilen muhterem resûllere tâbi olun, dedikleri yola uyun. Onların tebliğleri vechile ibadet ve tâatte bulunun, Allâh’ın birliğini tasdik ederek putlara tapmaktan vazgeçin. Ey ahali! Sizi hak dîne davet eden, sizi selâmete kavuşturmak isteyen muhterem bir zâtı, kendinize rehber edininiz ki o zât, sizden bir ücret, dünyevî bir karşılık istemiyor. Mahzâ Allah rızası için sizi irşâda çalışıyor, onlar, doğru yola ermiş kimselerdir. Onlar, insanları Hakk’a kavuşturan doğru yolu bilen zâtlardır, onlara tâbi olanlar, hidayete ererler. Hem benim neyime ki, o beni yaratana ibadet ve kulluk etmeyeyim? Ben, sizi kendim gibi düşünüyorum. Ben, beni yaratana kulluk etmeyi borcum, vazifem bilirim, çünkü beni yaratmıştır. O hâlde siz de Rabb’inize ibadet etmelisiniz. Hâlbuki hepiniz döndürülüp ona götürüleceksiniz. Dünyadaki amellerinizden dolayı muhâkemeye tâbi tutulacaksınız. O hâlde, ona kulluktan nasıl kaçınırsınız? Şüphe yok ki ben, sizin Rabb’inize iman ettim. O Rabbü’l-Âlemîn’in birliğine, ortak ve benzerden münezzeh olduğuna inandım. Artık bunu, benden işitiniz.
Din İslam
OCAK GİBİ Karın yağma umudu gibiydin, Ne geleceğin belliydi, Ne de yağacağın üzerimize, Bereketini saklıyordun bizden, Saklambaç oynarcasına, Çocuklar gibi, göğün neresine Saklanmıştın güzellik öyle.. . Devamı ve daha fazlası şiir kitabımızda bulunmaktadır..🙃🙃
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Cenazelerde " Rabbim bu acıyı unutturacak başka acı yaşatmasın" denildiğine şahit oluyordum.Fakat bu cümlenin ağırlığını asla anlamlandıramıyordum.Hani zaten bu acı var daha ne olsun insan daha ne kadar acı çekebilir de bu acıyı unutur derdim.Meğer öyle acılar varmış ki yaşadığın ilk acıyı katlarcasına yaşıyor insan.11 yıl önce bugün kuzenim gittiğin de hissetiğim acıyı tarif edemedim hatta şu an bile..Sonra 6 ay önce babam gitti Allah'ım diyorum cümlenin devamı gelmiyor! Ve Rabbim bu acıları unutturacak başka acılar yaşatmasın diyorum 💔
Duygu ve Düşünce
SÂHİB-İ YÂSÎN: HABÎB-İ NECCÂR HAZRETLERİ -1
Yâsîn Sûresi’nde, daha sonra gelen kavimlere ibret ve ikaz olması için Habîb-i Neccâr Hazretlerinden bahsedilmektedir. Yâsin Sûresi’nin 13 ilâ 19. âyet-i kerîmeleri şöyle tefsir edilmiştir: “Sen, onlara (senin peygamberliğini inkâr edenlere), kendilerine resûller gelen o şehir (Antakya) halkının hâlini temsil getir. O sıra ki onlara iki resûlü göndermiştik, (o ahaliyi gidip hak dîne davette bulundular. O ahali ise) bunları yalanlamışlardı. Biz de bir üçüncü ile izzet (ve kuvvet) verdik de varıp: “Haberiniz olsun biz sizlere gönderilmiş resulleriz. (Artık bize tâbi olun, putlara ibadeti bırakın, tevhid dinini kabul eyleyiniz ki selâmete, hidayete nâil olasınız).” dediler. O şehir ahalisi, kendilerini tevhid dinine davet eden o mübarek zâtların bu davetlerini kabul etmediler, yalanladılar. Nübüvvet ve risaleti inkâr ettiler. O resûller de davetlerinin hak olduğunu beyan ettikten sonra, “Vazifemiz, sizi, hak dine davetten ibarettir. Kabul etmez iseniz vebali, mesuliyeti size aittir.” dediler. O zâtların o kadar doğru ve hayır murad eden ifadelerine rağmen o münkirler de dediler ki: “Sizin bu davetiniz yüzünden aramızda ayrılık oldu. Eğer davetten vazgeçmezseniz; sizi, pek şiddetli bir cezaya maruz bırakacağız, elimizden kurtulamayacaksınız.” O mübarek resûller de dediler ki: “Siz, öğüt verildiğiniz hâlde de mi, uhrevî azaptan kurtulmanız için hakkınızda güzelce ihtar yapıldığından dolayı mı bize karşı hasmâne, düşmanca bir vaziyet alıyorsunuz? Siz, aşırı giden bir kavimsiniz. Ondan dolayıdır ki, kendilerine karşı teşşekkür borçlu olmanız icabeden kimselere karşı düşmanlık gösteriyorsunuz. Onların, selâmet ve saadetinize vesile olacak ihtarlarını, birer felâket sebebi sanarak onları uğursuz sayıyorsunuz.” dediler. (Devamı var)
Fazilet Takvimi
Şiire geeell.Geceye güzel bir dem...
Sana bakmak, bütün dillerdeki güzel kelimelerin telif hakkını satın almak gibidir.Şiirlerim bana yetmedi,devamı sol yanımda saklı...
Türkü ve özg Özgürce . Daha önce sadece Türkü ile ilgili paylaşım yaptım zaten bilen vardır; Özgürce'yi kitaplıkta bulamadım çünkü 😅 Türkü, Özgürce'nin devamı. Özgürce'de de duygulandığım anlar olmuştu. Ama Türkü'de bayağı ağladığımı söyleyebilirim. İki kitap da gerçekten başarılı. Alın ve aldırın, tavsiyemdir👍🏻 Türkü Özgürce Özgür