Instagram'da tanıtım videolarını görüp konusu çok ilgimi çektiği için almıştım. Gelir gelmez okumaya başladım ve bir çırpıda bitirdim. Gerçekten akıcı ve içine çeken bir kitap. 3 ayrı hikayeyle başlıyor ve kitabın devamında ustaca birbirine bağlanıyor. Çok heyecanlı bir yerde bitti sanırım devamı gelecek, çıktığı gibi alacağım. İçinde dünya dışı varlıkların olduğu fantastik kitaplardan gına gelmişti. Kitabın konusu fantastik-kurgu bir dünyada geçse de bizden bir şeyler görerek okumak çok keyif vericiydi. Yazarın eline sağlık gerçekten.
Okurken çok keyif aldığım bir manga oldu. Duygusal etkisi çok güçlü. Hikâye hem umut verici hem de iç burkan bir tona sahip. Zamanlar arası mektup fikri özgün ve sürükleyici. Devamı için merakta bırakıyor soluksuz okutuyor. Çizim tarzı temiz, sade ve duyguyu iyi yansıtıyor. Arkadaşlık teması, romantizm kadar güçlü işleniyor. Karakterler sempatik ve gerçekçi, özellikle Naho’nun empati kurabilen kişiliğini çok sevdim. Konusuyla ve karakterleriyle güzel bir manga serisi bence.
David Hunter serisinin 5.kitabı. Açıkcası çok büyük bir beklentiyle okumaya başlamıştım. Ama serinin diğer kitapları kadar mükemmel değildi. Genelde polisiye/gerilim kitaplarında olay örgüsü ve mekanlar birbirine benzer. Bu kitapta ise çok farklı. Körfezler ve bol bol sulu maceralar hakimdi. Bu kadar çok suda geçen polisiye kitabı okumamıştım. Hikayede ilginçti aslında. Dediğim gibi bu kategoride ki birçok kitaptan farklı yazılmıştı. Kitabın sonunu çok beğendiğimi söyleyemem. Malum platformdaki gençlik dizileri gibi karakterler mevcuttu. Tartışmaya baya açık. Şahsen ben bu tarz görüşleri hoş bulmuyorum. Daha farklı karakterler ve son olabilirdi. Serinin devamı büyük ihtimalle gelir. Umarım çok beklemeyiz :)
Kitabın tanıtım gönderisini gördüğüm an çok heyecanlanmış ve büyük bir heyecanla almıştım. Ama... Ben tanıtım yazısını okuduğumda kitabı Karanlık romantizm sanmıştım ama kitap tam olarak Romantik Fantastik ve Kara mizah içeriyor. Kitap "karanlık lord, dünyayı yok etme planları, büyük savaşlar" klişelerini alır ve bunları kurumsal bir ofis dinamiğine oturtarak tiye alır. Kötü adamların kurumsaldaki hayatını okuyormuş gibi düşünebilirsiniz. Karakterler arasındaki ilişki huysuz ve günışığı temasında. Kötü adamımız ne tam siyah ne tam beyaz tam olarak gri. Kendine göre kuralları var. Evie ise onun bu sertliğine rağmen her şeyi espriye dönüştürebilen bir kız. Okuması oldukça keyifliydi okurken hiç sıkılmadım ama kitabın bir devamı olacak mı bilmiyoruz son sayfadaki nottan bu anlaşılıyor. Eğer devamı olmayacaksa çok fazla soru işareti ile ortada kalmış olacağız. Kime ne oldu ya da olacak hayal gücümüze kalmış olacak. Bu bazen güzel olsa da bu kitapta somut bir son görmek isterdim devamı olmayacaksa eğer.
Benim kitaptan beklentim farklı olduğu için bir tık hayal kırıklığına uğradım ama bu da benim hatam araştırmam gerekiyordu. Ama asla okunmayacak değil aksine okurken eğlendirecek bir kitap. Oldukça akıcı ama bakış açısında bir netlik yok bir Evie bir Kötü Adam'ın bakış açısından bu gayet güzel ama kitap "Üçüncü Şahıs Sınırlı Anlatıcı" konseptinde yazılmış. Yazar, kamerayı karakterin hemen omzunun arkasına koyar. Anlatıcı "O" diye bahseder ama kameranın açısı sadece o karakterin dünyası, hisleri, düşünceleri ve algısıyla sınırlıdır. Alışık olmayan birisi için bu durum kafa karıştırıcı olabilir. Benim kitaba puanım 6/10
İnsanlık artık kusursuzluğa ulaşmış. Tüm gelişmeler, bilgiler artık doruk noktasında; iktidar insanlardan kusursuz bir makine olan Fırtına Bulutu'na el değiştirdiğinden insani hırslardan, çatışmalardan uzak bir dünyadayız. İnsanlar artık ölümsüz, Fanilik Çağı'nı geride bırakalı çok olmuş. Nüfus artmaya devam ediyor fakat insanlar ölmüyor. Doğa ölüm işini bırakınca bir grup insan bu işi devralmak zorundaydı: Tırpanlar. İnsanlığın devamı için ölümü tırpanlar tedarik ediyor. Bu kutsal göreve devşirme deniyor.
İlk tırpanlar, bu işin ne kadar hassas olduğunun bilincindeydi. Onlara göre Tırpanlar mümkünse Tırpan olmayı istememeli, vicdan sahibi olmalı, bu işi devam ettirdikçe içinlerinde hala ilk günkü merhameti yaşatmalıydılar. Kuşaklar ilerledikçe makinenin yönetmediği, Fırtına Bulutu'nun karışmadığı, insanlara kalan tek mesele Tırpanlık, insan doğası gereği yozlaşmaya uğruyor. Öldürmekten zevk duyanlar, öldüreceği insanları önyargıyla belirleyenler, Tırpanların her şeye sahip olabilmesini kötü yönde kullananlar... Bu durumlar muhafazakar Tırpanları çok korkutuyor.
Tırpan Faraday, Citra ve Rowan'ı çırak olarak yanına alır, bir yıllık çıraklık eğitimi sonunda sadece biri Tırpan olacaktır. Eğitim sürecinde katıldıkları ilk mecliste tarihte ilk kez iki çırak alındığı için başarısız olan Tırpanın, başarılı olup atanan diğer Tırpan tarafından devşirilmesi kararı onaylanır. Hangisi Tırpan olacak?
Kitabın akıcı anlatımını, Rowan ve Citra'nın karakterlerinin ayrı ayrı tanıtılmasını çok beğendim. Ayrıca aradaki Tırpan günlükleri ile farklı Tırpanların kişiliklerinin yansıtılmasına ve sisteme ait düşüncelerinin verilmesine bayıldım. Tırpan Curie benim favori tırpanım :). Bu distopya serisinin devamını okumayı iple çekiyorum.
*buradan itibaren spoi içerir*
Tırpan
TırpanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024979 okunma
Alice Harikalar Diyarı'ndanın devamı niteliğinde. Bir çocuk romanı, hayali kahramanların yer aldığı. Çizgi film olsa daha keyifli olabilirdi izlemesi. Keyifli okumalar...