Puan vermedi·276 syf.··
2026 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 06:40
Hâlâ isyanın eşiğinde mi debeleniyorsun oğlum? Güçlü insanlar inkârla başlarlar kendi yolculuklarına.” Annesinin ölümünden sonra savrulan, bu savrulmayla âşık olan; âşık olduktan sonra sevdiği kız için değişip kendi tabiriyle sevdiği kıza uymayan benliğini öldüren, adını bilmediğimiz, herkesin farklı bir şekilde hitap ettiği karakterimizin kendi içsel konuşmalarıyla başına gelenleri okuyoruz bu kitapta. İsmine bakarak çok başka şeyler okuyacağımı düşünürken okuduklarım karşısında şok oldum. Bir dergahta şeyh babası ve müritleri ile yaşarken âşık olduğu kızın hayatına uyum sağlamak için tüm bunları terk ediyor karakterimiz. Daha ilk sayfadan yaşadıklarını anlatma biçimiyle okuyucuyu kendine bağlıyor. Yaptığı seçimlerin sonunda yaşadıkları, pişmanlığı ve kendini soktuğu durumlar karşısında yaptığı tahliller, Eda’ya olan aşkı, arkadaşının başına gelenler yüzünden başına aldığı belalar, tasavvuf ve tüm bunların sonunda karşısına çıkan tek bir isim: Baki Semih. Kitabın sonu beklediğim gibi değildi . Sanki devamı gelecek gibiydi havada kaldı.
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20248,6bin okunma
Güneş batar, Gece hizmet eder.
9/10
·406 syf.·
2026 74. kitabı
Selam! Beni çok gururlandıran bir kitapla birlikteyiz bu gün. Övgü Deveci Safi'nin Hainin Mührü kitabını okurken hissettiğim ilk şey heyecan ve merak kadar, garip bir şekilde gururdu. Çünkü bu kitabın ortaya çıkabilmesi için verilen emeği az çok biliyordum ve sayfalar ilerledikçe o emeğin her satıra sindiğini görmek beni mutlu etti. Daha ilk sayfalarda Derin Deniz'in uğultusu insanı içine çekiyor. Deniz burada yalnızca bir fon değil; yaşayan, öfkelenen, hatırlayan ve unutmayan bir güç gibi. Zaten kitabın açılışında da bunu hissediyoruz. Açgözlülüğü yüzünden dünyasını tüketen insanlığın ardından deniz yükselmiş, eski dünyayı yutmuş ve geriye İkinci Dünya denilen yeni bir düzen bırakmış. Bu başlangıç bana özellikle çok çarpıcı geldi çünkü klasik bir kıyamet sonrası hikâyesi okumuyordum. Doğa burada felaketin kurbanı değil, bizzat cevabıydı. Kitabın konusu ilk bakışta oldukça basit görünüyor. Her biri farklı amaçlara, farklı korkulara ve farklı umutlara sahip beş genç, varlığı bile kesin olmayan Gizliman'a ulaşmaya çalışıyor. Fakat hikâye ilerledikçe aslında bunun bir yolculuk romanından çok daha fazlası olduğu ortaya çıkıyor. Çünkü yol boyunca yalnızca denizle, düşmanlarla veya sistemle değil, kendi içlerindeki umutla da mücadele ediyorlar. Kitabı bitirdiğimde zihnimde kalan temel düşünce şu oldu: Hainin Mührü, umut bir insana en fazla ne yaptırabilir sorusunun cevabı. Distopya türünü seviyorum ama son yıllarda çıkan birçok distopyanın aynı hataya düştüğünü düşünüyorum. Düzen kötüdür, kahraman bunu fark eder ve birkaç bölüm sonra isyan başlar. Oysa gerçek hayatta hiçbir şey böyle işlemez. İnsanlar önce izler, sonra düşünür, sonra sorgular. Rahatsızlık büyüdükçe öfkeye dönüşür ve ancak o noktada harekete geçerler. Hainin Mührü'nün en başarılı olduğu noktalardan biri de
Duygu ve Düşünce
Hainin MührüÖvgü Deveci Safi · Perseus Yayınevi · 2024441 okunma
Reklam
9/10
·384 syf.·
2026 122. kitabı
Kitabı okurken yıllar önce bir film izlemiştim (deadly exchange 2017) onu andim resmen ayniya yakin kurgusu vardı yazarda zannimca bu tip kurgulara ekleme yaparak kitabı yazmış sürükleyici miydi evet twist var mı evet ve şu da var kitabın sonu devamı gelecek gibi görünüyor. Natalie salağından dolayi puan kırdım bu kadar da olmaz hani
2026 Okuma Raporları
Misafir ÖğrenciNelle Lamarr · Juno Kitap · 2024320 okunma
Ezberbozan
10/10
·294 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 17:24
Gerçekten çok enteresan bir roman olmuş, Murat Menteş kalemini, sanatını konuşturmuş. Romanın karakteri, yazarı gelip buluyor ve adamın hayatı resmen roman oluyor. “Hayatımı yazsam roman olur.” denilen cinsten. İlk başlarda olay örgüsünün sıralı olmaması biraz kafa karışıklığı yaratmıştı bende fakat zaten Göko’nun kafasının içinin gerçekten böyle karmakarışık olduğunu anladığımda taşlar yerine oturdu. Ana karakterin hala yaşıyor olması enteresanken romanda adı geçen insanlar da çok enteresan. Kitapta Kıvanç Tatlıtuğ var, Kayahan var, Sedat Peker var… Göko hayatını tamamen kurgu gibi yaşıyor ve yaşadıklarının onun için olağan olması, beni okurken daha da hayrete düşürdü. Devamı gelecek nitelikte bir roman olmuş, umarım gelir devamı.
Edebiyat
FinkMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20213,650 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 5. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:11
Natsume Sōseki ile tanışma kitabım oldu. Öncelikle bu kitap hakkında şunu diyebilirim; bu kitap bir roman değil, otobiyografi desem o da değil, daha çok yazarın hayatının belli döneminden ve anılarından kesitlerin yer aldığı anı ve deneme arasında bir kitap. Bu tarz kitaplar genelde sıkıcı bulunsa da bu kitap kesinlikle yazar ile tanışmak için şans verilebilecek bir kitap, çünkü yazarın kalemi çok kuvvetli. Kendini gerçekten akıcı bir şekilde okutturuyor ve tam bir olay örgüsü olmasa bile yazarın seninle sohbet içersinde olma havası daima okurla beraber olacağını düşünüyorum. Kitabın içeriğinde küçüklüğünden cam kapının ardından yaptığı gözlemler ile yazdığı yazılar ile başlıyor, daha sonrasında evlatlık edildiği dönem, evcil hayvanlarıyla ilgili anıları, yazarlık anıları, ilginç sohbetleri, mektuplaşma anıları, insan ilişkileri ve hastalıkları gibi bir çok konudan bahsediyor yani sizinle sohbet ediyor. Yazarın diğer kitaplarına da ilgim çokça arttı muhtemelen devamı gelecek, iyi okumalar diliyorum.
Cam Kapının ArdındaNatsume Soseki · Tokyo Manga · 2023732 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 18:54
Söyleme Bilmesinler , karmaşık aile ilişkileri ve içsel sırların derinliklerine inen dokunaklı bir hikayeyi anlatıyor. Söyleme Bilmesinler , bir ailenin yaşadığı içsel çatışmaları, sırları ve ilişkileri merkezine alırken, karakterlerin kendi seslerinden hikayelerini aktarmasıyla şekilleniyor. dışarıdan bakıldığında oldukça sıradan görünen ama içi derin sırlar, suskunluklar ve kırgınlıklarla dolu üç çocuklu klasik bir Türk ailesinin hikayesini okuyoruz. Şermin Yaşar Söyleme Bilmesinler, aynı çatı altında yaşamalarına rağmen birbirini gerçekten tanımayan, ortak bir geçmişi paylaşsalar da kendi iç dünyalarında bambaşka trajediler yaşayan aile bireylerini işler. Aile içi bağların, iletişimsizliğin ve ebeveynlerin çocukların omuzlarına yüklediği yüklerin hayatları nasıl şekillendirdiğini anlatır. Olay örgüsü ilerledikçe, saklanan büyük bir sırrın ortaya çıkmasıyla herkesin hayatındaki düğümler tek tek çözülmeye başlar. Söyleme Bilmesinler Romanın en dikkat çekici yönü, tek bir anlatıcı yerine dokuz farklı karakterin kendi ağzından konuşmasıdır, aynı ailede yaşanan tek bir olayın, her bir aile üyesi (kardeşler, eşler, anne vb.) tarafından nasıl bambaşka algılandığı sarsıcı bir şekilde gösterilir. Şermin Yaşar İnsanı en çok yoran ve yıpratan şeylerin, toplum ya da aile baskısı yüzünden "söyleyemedikleri" ve içine attığı suskunluklar olduğunu çok güzel kurgulayarak anlatmış. Gerçek anlamda karı-koca veya kardeş olmak sadece aynı evi paylaşmakla ya da kan bağıyla değil; içtenlik, şeffaflık ve dürüstlükle mümkündür mesajını da arka fonda vermiş. Okuyucunun çıkaracağı derslerden biri de herkesin dışarıya göstermediği gizli bir hikayesi ve taşıdığı ağır bir yükü vardır, bu yüzden insanları yalnızca dışarıdan göründükleri kadarıyla yargılamamak gerekir düşüncesi kitabın sonunda içses olarak ister istemez aklımıza
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
Reklam
Reklam