9/10
·1040 syf.··
2026 8. kitabı
Sonsuz Alev’in şövalyelerinin düşüşü ile tüm direniş kırılmış, umut yerle bir edilmiş ve karanlık bir devir başlamıştır. Bu yeni düzende geçmiş, hatırlanması tehlikeli bir yük haline gelirken hayatta kalanlar ya susmayı ya da unutmayı seçmiştir. Ancak direnişten sağ çıkabilmiş tek bir kişi vardır: unutulmuş şifacı Helena. Helena’nın zihninde saklı kalanlar, Morrough için ciddi bir tehdit oluşturur. Çünkü o bir tanıktır; geçmişin hâlâ silinmemiş bir parçasını taşır. Bu yüzden Helena’nın zihnini kırmak, unuttuğu her şeyi yeniden hatırlatmak ve kontrol altına almak amacıyla onu Yüce İnfazcı olarak bilinen Kaine Ferron'a teslim ederler. Böylece hikâye, hayatta kalma mücadelesinin ötesine geçer; hafıza, kimlik ve irade üzerine karanlık bir yolculuğa dönüşür. Alchemised üç kısımdan oluşuyor ve özellikle ilk iki kısım beni beklediğimden çok daha derinden etkiledi. Öyle ki ikinci kısmın sonunda kendimi başa dönüp ilk kısmı yeniden okumak isterken buldum. Çünkü anlatılanlar doğrusal ilerleyen bir hikâyeden fazlasını sunuyor; geriye dönüp bakıldığında anlam kazanan detaylarla, katman katman açılan bir yapı kuruyor. Eserin en güçlü yanlarından biri, fantastik bir evrende geçmesine rağmen savaşın insanlar üzerindeki etkisini son derece gerçekçi bir şekilde yansıtabilmesi. Travma, kayıp, kimlik parçalanması ve çaresizlik gibi duygular o kadar sahici işlenmiş ki zaman zaman fantastik unsurlar geri planda kalıyor, anlatı doğrudan insanın iç dünyasına odaklanıyor. Simya konusu ise kitabın en dikkat çekici unsurlarından biri. Yazarın bu alandaki detaylara verdiği önem, dünyayı inanılmaz derecede zenginleştiriyor. Bu kadar ince düşünülmüş bir yapı görmek gerçekten etkileyiciydi. Ayrıca kitabın karanlık tonu da beni fazlasıyla etkiledi. Beklediğimden çok daha sert, çok daha acımasız bir
1000Kitap
AlchemisedSenLinYu · Del Rey · 2025255 okunma
Puan vermedi·177 syf.··
2026 7. kitabı
Kitaplarını okuyan herkes için psikolojik tahlilleri bu kadar derin,bu derece başarılı yapan bir adamın yaşadıkları da merak konusudur diye düşünüyorum. Bazen kitaplardan daha çok, kitabın yazılış hikayesi daha ilginç ve dikkat çekicidir. İşte bu kitap ve yazılış hikayesi tam da öyle Dostoyevski, Kumarbaz romanını 1866 yılında, yayıncısıyla yaptığı sözleşme nedeniyle içine düştüğü büyük borç batağından kurtulmak için, sadece 26 günde yazmıştır. Tüm borçlarını kapatma karşılığında, yayıncısı Stellovski'ye verdiği sözü (iki yıl içerisinde yayınevinde basılacak bir novella yazma sözü ) tutamayan Dostoyevski, 1 Kasım 1866 tarihine kadar yeni bir roman teslim etmezse,bir gün bile geciktirirse yazdığı ve yazacağı tüm romanların hakları Stellovski’ye devir olacaktı. Dostoyevski ne yaptı dersiniz? Tam 23 ay boyunca hiçbir şey. Bir arkadaşı kalan süreci hızlandırmak için stenografi yöntemini tavsiye etti. Bu yoğun süreçte, zamandan tasarruf etmek amacıyla genç stenograf Anna Grigoryevna 'dan yardım almış ve romanı ona dikte ettirmiştir. Anna, notları hemen temize çekerek süreci inanılmaz hızlandırdı.Böylece roman 26 gün gibi kısa bir sürede tamamlandı. Bu süreç, edebiyat tarihinin en hızlı ve baskı altında gerçekleştirilen edebi üretimlerinden biri olarak kabul edilir. Romanın başarısı ve bu yoğun çalışma süreci, Dostoyevski ile Anna'nın daha sonra evlenmesiyle sonuçlandı. Roman, Dostoyevski'nin kendi kumar bağımlılığı, yaşadığı finansal krizlerden izler taşıması nedeniyle otobiyografik bir romandır. Kumar, aşk her türlü bağımlılığın bireyi nasıl iradesizleştirdiğini, "sahte güç" hissini, insanı çöküşe sürükleyen tutkularını anlatır.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnce Memed kısa inceleme.
Puan vermedi
İnce Memed I Dikenlidüzü’nün bereketsiz toprağında, Abdi Ağa’nın bitmek bilmeyen zulmü altında büyüyen bir çocuktur Memed. Çektiği çile ruhuna dar gelince, boyunduruk kabul etmeyip dağlara atar kendini. Toroslar’ın kayalıkları ona hem yurt hem de sırdaş olur; o artık haksızlığa karşı doğrulan bir namlu, bir eşkıyadır. Ağa ile olan bu kavgada hem anasını hem de sevdasını toprağa verir. İlk aşkı Hatçe önce iftira ile hapis hayatı yaşar sonrasında Memed ile kaçar ancak bir çatışma esnasında ölür. Anası da bu yaşananlara dayanamaz ve o da serinin birinci kısmında hayatını kaybeder. Ama ne jandarma ne de feleğin çarkı dize getirebilir Memedi. O artık köylünün sessiz duası, ağaların ise korkulu rüyasıdır. Kitap boyunca Memed'in küçüklükten gençliğe adım atmasını, bunu dağlarda bazen tek başına bazen eşkıya grupları ile ağlara ve onların uzantısı olan eşkiyalarla mücadelesini okuyacaksınız. İnce Memed II ​İlk kitapta Abdi Ağa’nın canını alıp öcünü almıştır almasına ama dağlar artık daha tehlikelidir. Eşkıya gezmekten bitap düşen, giyecek kıyafeti bile kalmayan Memed, bir lokma ekmek, bir yudum su için baba ocağına, Koca Osman’ın şefkatine sığınır. Ancak devir değişmiş, ağalar tükenmemiştir. Bu kez karşısında Ali Safa Beyler, toprak hırsıyla yanan Arif Saimler vardır. Halkın toprağı elinden alınırken Memed, sadece bir kaçak değil, bir kurtarıcıdır artık. Herkes onu ağalara karşı kullanıp, mazlumun yanında olmasını istemektedir. Hayatın içinde olduğu gibi ne kadar karanlık kötü şeyler varsa aşk da vardır. İşte Memed'de bu savaş içerisinde Seyran’a aşık olur ve bu aşk bir ışık gibi yayılır. Hayatındaki karanlığı dağıtır. Memed, Topal Ali ile el ele verip zulmün kalelerini bir bir yıkar; haksızlığa karşı kelimeleri savuran ustanın satırlarını ikinci kitapta da okumaya devam
İnce MemedYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20182,249 okunma
Aysel
7/10
·686 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Kitap önce Anı-Biyografi olarak başlıyor, kronoloji olarak devam edip yine Anı-Biyografi olarak bitiyor. Edisyon bir felaket. Yabancı yer ve insan isimlerinin yüzde 70-80’i yanlış yazılmış, sürekli tekrarlar mevcut, kronolojik bölümde “yemek yedik, bu akşam misafir geldi, yarın misafir gelecek” gibi faaliyetler bolca mevcut. Akrabaların tasviri ve tanımında gereksiz detaylar hem kitabın hacmını arttırmış hem de okuyucuyu sıkıyor, şöför erin adı, memleketi,askerlik sonrası yaşamı gibi detaylara yer verilmişken, Ordu komutanlığı devir teslim törenindeki komutanların isimlerinin olmaması garip… Ama bunca olumsuzluğa rağmen son derece samimi ,yalın ve espirili bir dille yazıldığı için okunabilecek bir kitap. Özellikle Askerlikle yakından uzaktan ilgisi olan herkes kendi yaşamından bir parça bulacak…Hem yazara, hem de eşine Allah’tan Rahmet diliyorum…
Hayat ve İnsan
AyselM. Hikmet Bayar · Ceres Yayınları · 20181 okunma
Puan vermedi
"Sanatlı bir eser, sanatkârı icab eder..." İşte ey tabiata saplanan ve bataklıkta boğulmak derecesine gelen gàfil! Bütün mâzi ve müstakbele ulaşacak hikmetli ve kudretli mânevî el sahibi olmayan birşey, nasıl bu zeminin hayatına karışabilir? Senin gibi hiç ender hiç olan tesadüf ve tabiat buna karışabilir mi? Kurtulmak istersen, "Tabiat, olsa olsa bir defter-i kudret-i İlâhiyedir; tesadüf ise, cehlimizi örten gizli bir hikmet-i İlâhiyenin perdesidir" de, hakikate yanaş. Yirmi Beşinci Pencere Nasıl ki, madrub, elbette dâribe delâlet eder; san’atlı bir eser, san’atkârı icâb eder; veled, vâlidi iktizâ eder; tahtiyet, fevkıyeti istilzam eder, ve hâkezâ. Bütün umûr-u izâfiye tâbir ettikleri, biribirsiz olmayan evsâf-ı nisbiye misillü, şu kâinatın cüz’iyâtında ve heyet-i umumiyesinde görünen imkân dahi, vücûbu gösterir. Ve bütün onlarda görünen infiâl, bir fiili gösterir. Ve umumunda görünen mahlûkıyet, hàlıkıyeti gösterir. Ve umumunda görünen kesret ve terkib, vahdeti istilzam eder. Ve vücûb ve fiil ve hàlıkıyet ve vahdet, bilbedâhe ve bizzarure, mümkin, münfail, kesîr, mürekkeb, mahlûk olmayan, Vâcib ve Fâil, Vâhid ve Hàlık olan mevsuflarını ister. Öyle ise, bilbedâhe, bütün kâinattaki bütün imkânlar, bütün infiâller, bütün mahlûkıyetler, bütün kesret ve terkibler, bir Zât-ı Vâcibü’l-Vücud, Fa’âlü’n-Limâ Yürîd, Hàlık-ı Küll-i Şeye, Vâhid-i Ehade şehâdet eder. Elhâsıl: Nasıl imkândan vücûb görünüyor; infiâlden fiil ve kesretten vahdet-bunların vücudu, onların vücuduna katiyen delâlet eder. Öyle de, mevcudât üstünde görünen mahlûkıyet ve merzûkıyet gibi sıfatlar dahi sâniiyet, rezzâkıyet gibi şe’nlerin vücudlarına katî delâlet ediyor. Şu sıfâtın vücudu dahi, bizzarure ve bilbedâhe, bir Hallâk ve bir Rezzâk Sâni-i Rahîmin vücuduna delâlet eder. Demek, herbir mevcud,
Alıntı
SözlerBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20126,8bin okunma
7/10
·342 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 21:07
Hikaye 1800 lü yılların ilk yarısında Rusya'da geçmektedir.Bir süre değişik devlet kısımlarında memurluk yapan PAVEL İVANOVİÇ ÇİÇİKOF Romanimizin baş kahramanıdır.O anki yasalardaki boşlukları iyi bildiği için; ölmüş,ama nüfus sayımı yapılmadığı için nüfus kütüğünden düşülmemiş köylüleri/ köleleri çok ucuza çiftlik sahiplerinden devir teslim ile alıyordu .( Ölü canlar =ölmüş köleler.. anlamina geliyor)..Daha sonrada bu ucuza topladığı ölü canlar la çiftlik kurmuş gibi göstererek , devletten kredi/ ödünç para ,ipotekli para alarak büyük vurgun yapma hayalleri vardı. Arabacısı SELİFAN ve uşağı PETRUŞKA ile yola çıkarak :MANİLOF,NASTASYA PETROVNA,SOBAKİYEVİÇ,PİLUŞKİN BARİN isimli 4 çiftlik sahibinden ucuz yollu yaklaşık 400 ölmüş köleyi (ölü canları)kendi ismine geçirmisti . Bütün bu işleri yaparken kendini o bölgedeki mahkeme başkanı,savcı,vali,posta müdürü vb. Üst düzey kişilere çok kibar,asil vs gibi lanse ederek asillerin cemiyetinede girmeyi basarmisti. Aslında konu çok güzel olup,eserin ilk üçte ikilik kısmı gayet akıcı geçiyor son üçte birlik kısımda ise kopuk konu geçişleri,anlamsız uzatılmış yerler yüzünden biraz ağır gitti.eserin bu cildinin sonu tam bir ? (Soru işareti ile)Bitiyor .çünkü yazarımiz depresif bir sinir krizi geçirip bu eserin devamı olan diğer cildin nushalarini yaktığı için ,elimizdeki eser bu haliyle bizlere ulaşıyor ve sonunda bana göre konu yarım/tamamlanmamış kalıyor .
1000Kitap
Ölü CanlarNikolay Gogol · Morpa Kültür Yayınları · 200329,4bin okunma