MAKAM: Üç, dört veya beş perdenin (notanın) çeşitli aralıklarla dizilmesinden oluşan müzikal çeşnilerin en az ikisinin, “seyir” denilen yönetici ilkeye uyarak birleştirilmesi sâretiyle elde edilen ifâde sistemi.
USÛL: Kuvvetli veya zayıf, uzun veya kısa sürekli vuruşların çeşitli biçimlerde sıralanmasıyla oluşan ritm kalıblarından her biri.
ÂVÂZE: “Devir” veya “makam” adı verilen teşekküllere katılarak yeni makamlar veya “terkib”ler meydana getiren tâlî ses dizilerinden her biri. Nevruz, selmek, gerdâniye, mâye, şehnaz, geveşt olmak üzere 6 âvâze vardır.
KÂR: Genellikle faslın başında seslendirilen, uzun, çok sanatlı, bol terennümlü sözlü eser türü.
KÂR-I NÂTIK: Her mısraında veya her beyitinde bir makamın (bazen aynı zamanda bir usûlün), adı geçen ve söz konusu olan o mısraı veya beyiti o makamda (ve o usûlle) bestelenen eser türü. Genellikle fasıl için değil, fahriye veya terbiye için kullanılmış bir türdür.
BESTE: Fasılda Kâr’dan -varsa- sonra seslendirilen, 4 mısralı olan güftelerin birinci, ikinci ve dördüncü mısraları aynı melodiyle okunan, her mısradan sonra terennümü tekrarlanan, gayet sanatlı, sözlü eser. Her fasılda iki beste vardır. İlki umumiyetle “zencir” adı verilen çok uzun bir usûlle ölçülür, ikinci beste ise daha kısa bir usûlle ölçülür ve daha hafiftir.
TERENNÜM: Bazı sözlü eserlerde güfteye dahil olmayan anlamlı sözler (cânım, ömrüm, mîrim, aman gibi) veya anlamsız heceler (ya lel li, ten nen ni, ah ha gibi)…
AĞIRSEMAÎ: __Umumiyetle 4 mısralı bir güfte üzerine bestelenen ve ekseriyetle aksaksemaî, bazen de sengisemaî usûlüyle ölçülen eser türü. İkinci ve üçüncü mısraı da birinci mısraının melodisiyle okunan ağırsemaîlerin yanı sıra, ilk iki mısraı aynı melodiyle okunanları da vardır. Bu