10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Yusuf Has Hacib / Kutadgu Bilig'den Seçmeler. Yusuf Has Hacib'den 999 Öğüt. Hazırlayan Yaşar Çağbayır. Yaşar Çağbayır, 1945 yılında Denizli'de doğdu. Ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. 1968 yılında Bursa Eğitim Enstitüsü Türkçe bölümünde mezun oldu. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde değişik illerde, okullarda öğretmenlik ve idarecilik yaptı. 1976-1980 yılları arasında Ortadoğu Amme idaresinde eğitim gördü. Aü. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. 1997 yılında Söke Ziraat Teknik Lisesi Edebiyat öğretmenliğinden emekli oldu. Hazırladığı sözlüklerle edebiyat dünyamıza büyük katkı sağladı. Kutadgu Bilig'in bugün için elimizde Viyana, Mısır ve Fergana müshalar olmak üzere üç yazma nüshası bulunmaktadır. Şu ana kadar tespit edilen beyit sayısı 6645'tir. Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan, Kutadgu Bilig Yusuf Has Hacip tarafından yazılmış derin bir Nasihatname ve Siyasetname eseridir. Orta Çağ Türk devlet anlayışına ışık tutan bu eser, yöneticilere yol gösteren öğütlerle dolu olup, Türk kültür ve dilinin en değerleri örneklerinden biridir. Yaşar Çağbayır Hoca, Kutadgu Bilig'den seçmiş olduğu 999 öğüdü 9 temmatik başlık altında hazırlayarak, eserin hem öğretici gücü hem de tarihi değerini günümüzde okuyucularına daha erişebilir hale getirmiştir. Faydalananın çok olması dileğiyle. .. #Kitapşuuruşnsanlıkşuurudur.
Kutadgu Bilig'den SeçmelerYusuf Has Hacip · Ötüken Neşriyat · 2025667 okunma
Türklerin Kutsal Hikâyesi
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2025 00:34
Belirtmem gerekiyor ki içeriğe değinerek özetledim, kitabı okumayı düşünüyorsanız bu incelemeyi henüz okumamalısınız. Sevgiler, Türk Tarihi ve çokça Türk Mitolojisi hatırlatmaları bir arada. Çok ilginç teoriler var 4. kitapta Kitap Alp Er Tunga’dan başlıyor. İsmi aslında Alp imiş Er kişi olmasından ismine ilave edilmiş. Tungalarla savaştığı için Tungaları yenebilen anlamında isim evrilerek zamanla Alp Er Tunga halini almış. Alp Er Tunga ile ilgili en canalıcı detay onun Zülkarneyn olduğunu ve Türklere Allah C.C dinini tebliğ etmekle görevli peygamber olduğu iddiasıdır. Bu konuya dair bir çok örnek ve uzak geçmişe dair tarihi açılımları birleştirilmiş.. Alp Er Tunga’nın en güçlü Pers hükümdarı Ahura ile olan dövüşü çok önem arz etmektedir. Devamında yayılarak Türklere tebliğ ve Türk olmayanları sadece yönetimi altına almaya devam etmiştir. Bu yönetimde üç oğlununda katkıları pek çoktur. Ahura’dan snra zayıflayan Perslerin korkak hilekar hükümdarı Zerefşah hem kendini hem oğullarını, Alp Er Tunga ve diğer Türk beylerini zehirli bir icecekle barış için yapılan şölende zehirledi. Alp Er Tunganın ölümüne çok büyük kedere ve Türklerin başsız kalmalarına sebep olmuştur… Bir zaman sonra Alp Er Tunga soyundan gelen akıllı güçlü ve devlet kadını olan Tomris Hatun tarih sahnesine çıktı. Kan dökülmesine karşı olan adaletli yönetici bu kadın yine Hilekar Perslere karşı oğlunu kaybedecektir (Altın Elbiseli Adam - Bara Tigin) fakat acımasız Kyros’a karşı çok çok zor bir savaşı kazanıcaktır. Bu savaşta Türk Ukok Prensesininde katkılarına değinilmiştir. Ve tarih Metehanı anlatır. Normalin dışında olan ceza gerektiren hadise babası Teomanı öldürmesiydi. Fakat Gök Sakallar Mete’yi onayladı. Çünkü biliyorlardı… Heyet, ilk kitapta Metenin birçok vasfından ve kurduğu istihbarattan,
Tarih
Heyet IVHalil Yaşar Kollu · Lopus Yayınevi · 2020958 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tanrı Öldü, Böyle Buyurdu Zerdüşt
8/10
·335 syf.··
2025 20. kitabı
İlginç bir okuma serüveni oldu. Bir solukta okurum diye düşündüm ama Friedrich Nietzsche buna izin vermedi. Adeta bu bir roman değil bu kitabı bir solukta bitiremezsin dedi. Okumam uzun sürdü, anlamakta zorlandığım kısımlar da oldu. Ama bir yandan da altını çizdiğim cümle sayısında rekoru bu kitapta kırdım diyebilirim. Eserin kapalı, derin ve şiirsel bir dili var. Anlatılanlar Nietzsche tarafından bilmecelerin içine gizlenmiş gibi. Eseri anlamakta zorlandığınızda bakabileceğiniz geniş özeti, bilmecelerin çözümünü buraya bırakıyorum. Puzzları birleştireceğini düşünüyorum. Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt Zerdüşt otuz yaşındayken yurdunu terk edip dağlarda yaşamaya başlar. Dağlarda on yıl yalnız yaşadıktan sonra insanlara bir armağan getirdiğini söyleyerek insanların arasına tekrar iner. “Bir denizde yaşar gibi yaşadın yalnızlıkta ve deniz taşıdı seni. Eyvah, şimdi karaya çıkmak istiyorsun, öyle mi?” Halkın karşısına çıkarak “Tanrının öldüğünü” söyler onlara “üstinsan” öğretisini anlatır. İnsan, aşılması gereken bir köprüdür ve amacı üstinsana ulaşmaktır. Ancak halk bu sözleri anlamaz, onunla alay eder. Zerdüşt de onların arasından ayrılarak kendine öğrenciler aramaya başlar. “Olacak iş mi bu? Bu yaşlı ermiş, ormanında henüz duymamış tanrının öldüğünü.” “Yalvarıyorum kardeşlerim, yeryüzüne sadık kalın ve size doğaüstü umutlardan söz edenlere inanmayın zehir saçar onlar, farkında olsalar da olmasalar da.” “Gülüyorlar işte, beni anlamıyorlar. Ben bu kulakların dinleyecekleri ağız değilim.” “Çoban yok ve bir sürü var! Herkes aynı şeyi ister, herkes aynıdır: başka türlü hisseden kendi ayağıyla gider tımarhaneye.” Üç Dönüşüm Üzerine Zerdüşt gezmeye başlar. Bulduğu küçük topluluklar kendi felsefesini anlatır. Zerdüşt, üç dönüşüm üzerine konuşur: deve, aslan, bebek. Deve,
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
Zaten bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2023 13:55
Son Ada tam olarak bir ütopya-distopya romanıdır. Romanın ilk kısmında herkesin yaşamak isteyeceği; sade, sakin, doğal güzellikleri olan, insanların barış ve hoşgörü içinde yaşadığı ada, eski bir başkanın gelip bütün ada halkının yaşamını değiştirmesi ile adeta cehenneme dönüşür. Adayı yıllar önce çok varlıklı bir adam satın aldığında sevdiği birkaç dostunu da orada ev yapmaya teşvik eder ve böylece kırk hanelik bir topluluk oluşur. Birbirleriyle anlaşan, ellerindekiyle yetinmeyi seçen bu insanlar kendi kaynaklarıyla huzur içinde geçinirler. Emekliler ve geçmişlerinden kaçmak isteyen orta yaşlıların yaşadığı Son Ada’da ki insanlar özlerinde iyi ve saflar ancak ataletleri ve otorite karşısındaki pasif tutumları, ellerindeki mutluluğu sonsuza dek kaybetme tehlikesini doğurur. Başta da bahsettiğim gibi adadaki kusursuz düzen ve huzur, emekliye ayrılan darbeci devlet başkanının adaya yerleşmesi ile bozulur. Eski başkanın ego savaşları ve kendi fikirlerini halka baskılayarak kabul ettirmesiyle olaylar doğal dengenin bozulmasına kadar gider. Kitapta aslında demokrasi adı altında tek kişinin yönetimi ile bozguna uğratılmış bir topluluğun yaşadıkları gözler önüne serilmiştir. Kitabı okurken demokrasi diktatörlüğün bir basamağı olabilir mi diye sormadan edemiyor insan. Kitabın en güzel öğüdü ise Son Ada’da kazananların boyun eğen insan soyu değil de, haklı mücadelelerinden vazgeçmeyen martılar olması oldu benim için. Keyifli okumalar.
1000Kitap
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462,2bin okunma
1/10
·352 syf.··
2023 94. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2023 01:41
Abartılmış eserlerden biri. Metin olarak çok dağınık, bir mesajdan diğerine geçip duruyor, buda kitabın anlaşılırlığını azaltıyor. Eser çok subjektif ve yazarın çok duygusal bir düşünce yapısı var. Mesela bir Schopenhauer gibi görüşlerini dayandırdığı mantıksal delilleri yok. İnsanın hayvan ile insanüstü arasında bir merhalede bulunan, bu benliği aşıp insanüstüye ulaşması gereken bir varlık olduğunu iddia ediyor ve savunuyor. Peki bunu kim diyor? Kime göre, neye göre? Neden? Kime göre insanüstü? Buna ilaveten inanılmaz çelişkiler var kitapta. Misal başta dinlerin dayattığının aksine şehvetin kötü bir şey olmadığını savunurken daha sonra şehveti kötüleyip köpeğe benzetiyor. Namus olgusunu oluşturan din, devlet ve diğer sosyal normları yerden yere vururken daha sonra kötü gözle bakan erkeklere namus öğüdü veriyor ve namusu yüceltiyor. Son olarak kafasında çok ilkel ve duygusal olması gereken tanrı profili oluşturmuş, hali hazırda kabul görmüş tanrı şeması buna uymadığı için tanrıyı reddediyor. Tanrının kul değil dost, daha iyiyi yaratmak için yoldaş istemesi gerektiğini savunuyor ki bu savunduklarını isteyen bir tanrı tamamen antropomorfik bir tanrı modelidir. Nietzsche için ideal olan tanrı, muhtaç olma, ihtiyaç duyma, daha iyisini yaratamama gibi sıfatları itibariyle tanrılığın genel tanımıyla çelişiyor. Eğer tanrı zerdüşt'ün istediği gibi bir tanrı olsaydı, Nietzsche bu seferde tanrıyı acizlik ve tanrıda olmaması gereken noksanlıkları var diye reddedecekti.
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Karbon Kitaplar · 201947,6bin okunma
8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2022 20:47
️ #reşatnurigüntekin seçkin bir yazarımız olmasının yanısıra edebiyat fakültesi mezunudur; öğretmenlik, okul müdürlüğü, milli eğitim müfettişliği, milletvekilliği ve Paris’te kültür ateşeliği de yapmıştır. Askeri doktor olan babasının zengin kütüphanesi içinde büyümesi ona edebiyat sevgisini aşılayan yegane neden olmuştur. Müfettişlik yaptığı sıra karış karış gezdiği Anadolu’dan topladığı zengin konular sayesinde, 20’ye yakın roman ve 200 civarı hikaye kaleme almış üretken yazarlarımızdandır. Milli Edebiyat (Yeni Lisan) anlayışı içinde olan yazar, eserlerinde yalın ve kısa cümlelerle kolay anlaşılır, akıcı bir üslup kullanmayı tercih etmiştir. Okuyucusuna mesajlarını eserleriyle ulaştırırken şaşırtıcı sonları da sevmiştir. Genellikle eserlerinde santimantal ve romantik bir yaklaşımla bireysel konuları ön plana çıkarmıştır. Tüm fotoğraflarından anlaşıldığı gibi ağzından hiç düşürmediği sigarası, ne yazık ki yazarın akciğer kanseri sebebiyle 67 yaşında ölümüne neden olmuştur. #Acımak romanı, arkasında devletin gücünü bulamayan Osmanlı Devleti'nin idealist memuru Mürşit'in çöküşü ile genç Türkiye Cumhuriyeti'nde ideallerini gerçekleştirme fırsatını bulan kızı Zehra'nın bütün çelişik durumlarını anlatır. Mürşit’in zaafları yüzünden ölen iyi ve dürüst ruhu, Zehra’nın vücudunda güçlenmiş olarak yeniden doğar. Zehra çevremizde rahatlıkla karşılaşabileceğimiz idealist, disiplinli ve kuralcı bir öğretmendir. Yazar, Zehra öğretmen üzerinden tek tip insan yetiştirmeye dayalı okul disiplinlerine de eleştiriler getirmektedir. Zehra öğretmenin farklılıklara müsade etmeyen tutumunu, okul bahçesindeki tek tip haline sokulmuş ağaçlar üzerinden de örneklendirir. Acımasız ve duygusuz Zehra öğretmen, disiplinli öğrenciyi iyi sayıp kurallara uymayan öğrencileri sebeplerine bakmaksızın
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,6bin okunma