Kawabata neden böyle?
2/10
·552 syf.··
2026 9. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 20:34
Evlilik, aşk, erotizm … Sanki 1950’den sonra ilk kez açık-seçik konuşulabilmiş bu konular… Kawabatanın yarattığı izlenim japonyanın büyük çoğunluğu muhafazakar iktidar tarafından baskılanıyordu ve yıllar sonra bu devran tamamen döndü … Niçin böyle söylüyorum biliyor musunuz? Avuç içi öykülerinin hemen hepsi aynı konular etrafında kısır bir döngüde seyrediyor. Anı defteri bir nevi. Ama ne anılar. Hep aynı. Özgün 1 öykü var kalan hepsi tekrar. Yasunari Kawabata Avuç İçi Öyküler
1000Kitap
Avuç İçi ÖykülerYasunari Kawabata · Can Yayınları · 202416 okunma
Puan vermedi·448 syf.·
2026 6. kitabı
Kalemlerine aşina olduğum yazarlar. Bizi yine alıp Mardin sokaklarına götürüp taş duvarlarını arşınlatıyor ve törenin acımasız yönüyle karşı karşıya bırakıyorlar. Yazarların kitaplarını okuduğum her an diyorum ki iyi ki artık bu kadar ağır kurallar geride kaldı. İyi ki zaman değişti ve artık bu tür zorluklar ile bu kadar karşı karşıya kalmıyoruz. Berçem ,henüz çoçuk yasta ailesini trafik kazasında kaybeder ona 1 sene Dayısı bakar ve ardından Hazeroğlu konağına emanet edilir. Burada büyüyüp serpilen Berçem ,20 yasına geldiğinde Civan Hazeroğlu ile evlenir. Kendisi Civan'a büyük bir aşk ve duygu beslemez ancak çatısı altında yaşadığı ailede onu gelin olarak istediğin de reddetmez çünkü Ciwan'ın ona olan askını hem kendisi hemde bütün Mardin bilir. Ancak mutluluk ona uzaktır. Çünkü Berçem düğün günü dul kalır. Çünkü kocası yakın dostu Miran tarafından öldürülür onu da kurtaran ölümden kayını Barzandır. Bu kara günün ardından 1 ay geçer ve hüküm verilmiştir Kayını Barzan ile evlenen Berçem bir anda kendini İstanbul'da bulur. Barzan istemeyerek bu evliliği kabul etmiş ve asla Berçem 'e bir kadın gözüyle bakmıyordur. O bir emanet gelindir. İstanbul'da deli gibi aşık olduğu ve büyük ask yasadığı bir kadın vardır. Barzan yaptığı plana göre bir süre Berçem ile evli kalacak ,bu sürede ona hayatı zehir edecek ve uygun zamanda onu boşayarak sevdiği kadınla evlenecektir. Ki hayatı Berçem'e öyle bir zehir ediyor ki o satırları her okuduğum da onu tokatlamak istedim. Berçem'in bunca şeyi kabul etmesine asla anlam veremedim ,evet bu istenmeyen bir evlilik olabilir ama bir adam nikahı altında bir kadın varken o eve sevgilisini getiremez üstelik çok samimi pozisyonlarda bulunamaz. Berçem'in bu anları kabul ettiği anlar beni deli ediyordu. Başlarda Barzan'dan çok korkan Berçem yavas
Emanet GelinŞehnaz Haşimoğlu · Dokuz Yayınları · 20151,221 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·528 syf.··
2025 73. kitabı
Selam kızlar! Sevmenin Zamanı Yok kitap yorumuyla geldim Konusu: Sena babaannesi, kardeşi ve babasından oluşan çekirdek ailesine destek olmak amacıyla bir moda evinde çalışıyordur. Bir gün mahalleli arasında mahallede hırsız dolandığına dair dedikoduların artmasıyla Sena huzursuz olur. Zaman geçtikten sonra ise evinin bahçesinde gördüğü bir adamı hırsız sanıp kafasını yarar. O adamın aslında hırsız çıkmayıp aşık olacağı kişi olcağından bir haberdir. Sena artık hırsız sandığı karşı komşusuna karşı bir mahçupluk hissetmeye o mahçupluk ise aşka dönüşmeye başlar. Yorumum: Yazarın kalemini ilk kez okuyorum ama bu nostaljik havayı okurkara çok güzel aktardığını düşünüyorum Zaten dönem hikayesi okumayı çook seven biri olarak bu kitap bana çok iyi geldi diyebiliriim Özellikle akıcılığına değinmek istiyorum çünkü bir oturuşta normalde okuyamadığım kadar sayfa okuttu bana Sena’nın ailesine karşı olan tutumu, arkadaşları ile olan ilişkisi çok güzel işlenmişti Ozan’ın ise geçmişi, Sena’ya olan sevgisinin işleniş tarzını baya sevdiim kitabın sonlarına doğru Ozan hakkında öğrendiğimiz detay bende büyük bir şok etkisi bıraktı Aşırı şaşırmıştım ama bence çok güzel bir şeydii Spoi olmasın diye söyleyemeyeceğim ama okurken sizin de çok şaşıracağınıza eminiim Kitap yan karakter bakımından da oldukça dolu doluydu. Onlar beni ekstra heyecanlandırdı çünkü sürekli okurken özellikle Gülfem ve Mahir’in ayrılmasındaki sebep beni meraktan delirme aşamasına getirdi Levent ve Çiçek isee… ilk başlarda Levent’e çok üzüldüm Çok sevdiği ama kavuşamadığı belliydii Özellikle bir sahne vardı… İkisi için bir dönüm noktası diyebiliriim. Çiçek’e aşırı sinirlendim, Levent’e çok üzüldüm ama neyse ki devran döndü Ben kitabı çok sevdimm. Kendine okutan hızlı bir yazım tarzına sahip! Eğer dönem kurgularını
Sevmenin Zamanı YokAyşenur İnce · Parola Yayınları · 2025117 okunma
Finneganın Baldızı: (+18) Bir Özet
5/10
·672 syf.··
2025 87. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 17:15
[Hem de Ayranım Dökülmesin Babında Bir Sorumluluk Reddi]: Başta Campbell'in "A Skeleton Key to Finnegans Wake" adlı metni olmak üzere çeşitli kaynak eserlerin yalancılığını icra etmekteyim. Şimdi... En başta Finnegan diye bir arkadaş var, merdivenden düşüyor. Ancak o da ne: morte? Sonra curcuna kopuyor tabii, “Vay efendim, nasıl olur da bizim Finnegan ölür?” “Çünkü,” diyorlar, “Finnegan bir efsane ve efsaneler de… Bir de… Yav bak şimdi biz Allah sanıyorduk onu galiba ya; yalan olmasın, Allah da sanmış olabiliriz.” Cenazesinde ise kaç bahtın ahını aldıysa mevta bedenine içki dökülüveriyor; tabii hemen anında (ve çünkü illa ayyaşlığını yapacak ya) “Ahıağğbijm ölmedim yaubijm, içim geçmişm!” diye zıplıyor rahmetli. Gelgelelim etrafındakiler, ha merdiveni devirdi ha beynini dağıttı derken Finnegan’ın götünü toplamaktan sıkıldıkları için, “Şşş, tamam, yat, yok bir şey,” diyerek Finnegan çağını kapatıyorlar. İşte! Eşinizi dostunuzu iyi tanıyın. Finnegan’ın anlatıda bıraktığı boşluğa bu noktada pub işletmecisi Humphrey Chimpden Earwicker’ı (HCE) alıyoruz. Bu adamın adını (paşa keyfiniz uygun görecek olursa) “Here Comes Everybody” diye de açabiliyorsunuz. Sınırsız eğlenceye merhaba. Her neyse, işte bu adam, evet, bu adam yok mu, bu adamın iki oğlu bir kızı var. Kendisi de hem Hür İrlanda devletini hem de Tanrı’yı temsil ediyor. Takılmayın bunlara; gerçek değil bunlar, edebiyat. O değil asıl bak, asıl başka ne oluyor: Bir gün bunun yolunu kesiyorlar, diyorlar ki, "Seni askerler görmüş," diyorlar, "Ha, Humprey? Mahallemizin karısına kızına sırnaşıyormuşsun. Askerler görmüş seni, şahidiz diyorlar. Açıyormuşsun, buyrun bakalım haydiiii diye sallıyormuşsun. Üç askerimiz Humprey, sallıyormuşsun! Bu da ne demek oluyor?!" İşte, kim bilir ne demek oluyor, çünkü HCE de bir türlü
Finnegans WakeJames Joyce · Alma Books · 0104 okunma
Karanlık Sarmal 3
10/10
·696 syf.··
2025 42. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2025 01:17
Karanlık Sarmal 3 Aslıhan Doğa Selam Sevdiğim yazarın dördüncü serisinin son kitabı ile geldim. Bana göre seride en güzel kitaptı.Yazarın kalemini çok seviyorum , kendisi çok iyi naif güzel bir insan . Seri biterken kalbim buruk olsa da yine severek okuduğum bir kitabın sayfalarını gönül rahatlığı ile kapatıp tekrar okumak üzere kitaplığıma kaldırıyorum. Gelelim kitabımıza biliyorsunuz ikinci kitap öyle bir yerde bitti ki son kitaba yüreğim ağzımda başladım. Ama yazar öyle bir hızlı manevra yaptı ki vay be diyorsun. Ah Zoya ah dedim ama bundan bile iyi birşey çıkardılar. Zoya düşmanın elinde derken bir sürü bilgiye ulaştılar. Ulun , Zoya' nın yokluğunda Ferman'la daha yakınlaşır. Onları okurken hem kahkaha attım hemde ağladım. Hele Ferman serzenişleri öyle tatlıydı ki Ulun'un ona ayak uydurması da cabası Ferman sürekli Tuğra dedikçe yüzümde gülümseme eksik olmadı . Keşke Ada'da sizinle olsaydı Sen ne güzel bir babasın be Ferman. Ferman , Toza ,Ulun ve Zoya öyle güzel bir ekip oldular ki kitabı soluksuz okudum. Zeki ekibimiz planlar yaparken tabii ki Yılmaz da boş durmuyor. Öyle narsist bir adam ki insanları o kadar ezik görüyor ki karşısındaki kişilerin ondan daha zeki olduğunu farkedemiyor. Elinde tuttuğu adamları kaybettiğinde bile pes etmiyor. Oysaki hesap döndü devran artık düşmanları için işliyor ve elleri çok güçlü. Selçuk, Ferman'ın gençlik yıllarından arkadaşı ikisinin diyaloglara bayıldım . Ferman'ın sürekli ondan birşeyler saklaması adamı deli ediyor. Kitabın yarıdan sonraki olaylar bomba remen inanamayacaksınız ... Ulun ve Zoya'nın aşkını yine büyük hayranlıkla okudum . Aşk insanı nasıl güzelleştiriyor ve iyileştiriyor değil mi ? Ulun artık Farklı, farklı duyguları yaşıyor. Yazarın eline emeğine sağlık çok severek heyacanla okudum ne yazsa okurum
1000Kitap
Karanlık Sarmal 3Aslıhan Doğa · Theseus Yayınevi · 202530 okunma
Karanlıkta Kalan Aşklar, Göçük Altında Kalan Emeller
9/10
·556 syf.··
2025 17. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2025 00:00
Okurken yer yer nefessiz kaldım, yer yer de gözlerim doldu. Öyle bir deneyimdi ki, karşıma çıkan bu sarsıcı realistik doz karşısında bilincimi kaybedecek gibiydim. Emile Zola'nın çarbıcı ve acımasız diliyle yüzümü madende yükselen suların içine, kanların olduğu yerlere, ölülerin diri diri yakılıp gömüldüğü göçeklere gömdü adeta. Siyasal bir bakış açısı sunmadan, olaylara müdahil olmadan, soğuk ama mercek altına alan bir anlatımla bizi gerçek denen garabetle buluşturdu Zola. Evet, gerçekte halen de var olan şeyler, kurgu olsa da gerçekteki hadiselerin yanından bile geçmeyecek sarsıcı gerçekler. Etienne Lantier denen gencin çırpıntılarıyla başlıyor roman, kayıp kayıp dolaşıyor gecenin köründe, mekanist sıfatıyla kendine bir iş yakıştırmanın peşinde, ailesine bir lokma götürmenin derdinde, ama nerede o hayat... Gitmiş işe başlamış dünyanın en anti-insani mesleğine: madencilik. Madencilik denen sektörden hep nefret etmiştim. Ta Soma faciasından beri kin doldum bu maden işletmeci burjuvalara. Ki benim muhalif yapım da o zamanlar şekillenmişti. İşçilerin güvenliğini sağlamayan devlet yok olsun. Hani seçimler kazandınız ya, işçi kesimin oylarını ve gönlülerini kazandınız ya, keşke bu sevgiyi karşılıksız bırakmasaydınız. Ne keşkesi be! 301 ölü ve daha diğer facialardan bahsetmiyoruz bile. Bunların vebali sizlerin üzerinizde, er ya da geç devran dönecek, göçüğün enkazında sizler kalacaksınız. Etienne tam bir devrimci ruhuyla, işçileri hayvan yerine koyan bu düzene ateşi yakmıştı. Ama ne işçilermiş be! Bize böyle dirençli, sinirli işçi kesim lazım idi. Adamlar ölmeye razı teslim olmak yerine. Kaç ay sürerse sürsün, direnmeye devam dediler. Zayıf düşenler, kendi yararının peşinde koşanlar olmuştur ama kendi öz mahallelerinden geçmeyecek kadar rezil konumdalardı toplumda. Bana
Edebiyat
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma