Leylim Leylim
Leylim - leylim dünyamızın yarısı Al - yeşil bahar, Yarısı kar olanda Gene kavim - kardaş, can - cana düşman, Gene yediboğum akrep, Sarı engerek, Alnımızın aklığında puşt işi zulüm Ve canım yarı geceler Çift kanat kapılarına karşı darağaçları, Mahpusanede çeşme Yandan akar olanda, Gelmiş yoklamış ecel Kaburgam arasından. Yoklasın hele... Çağıdır, can dayanmaz, Çağıdır, en çatal, en ası, Cehennem koncası memelerinin. Çağıdır, kırk gün - kırk gece Kolların boynuma kement, Ha canım kötüye inat... Vah ki ne desem, Kurşunları namlulara sürülü, İ'kelleri kan, Baskıncılar uykumuzu yıkar olanda, Alır yüreğim: Yankın yasak, aynalara. İnemem bahçende talan, Tam, boş yanı bu, derim namussuzun,
Şiir
Aynen kanka küçükken çok güler yüzlüymüşüm evrim değil devrim geçirmişim sjgdsjdg
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“İnanç devrimleri de var-dır. Şey hayır yoktur. Çünkü her konuda devrim olur mu? Çünkü her konuda devrim olmaz. Orneğin, dinde devrim olmaz, reform olur. Çünkü din bir kere elden giderse bir daha geri gelmez diye korkulur. Bir de toprakta reform olur, toprak reformu olur. Çünkü toprak da bir kere elden giderse bir daha geri gelmez diye korkulur. Biz bazen devrim yaparız, bazen reform yaparız. Ama durmadan koşarız..”
Kitap Alıntısı
Bir denizci, bir hayal, bir devrim
İçimde söylemek istediğim çok şey var sanki. Çok büyük şeyler. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. Hissediyorum... Ama anlatamıyorum... Martin Eden Jack London
Edebiyat
Ruhumu Sardı Bir Telaş
Ruhumu sardı bir telaş, İnsanlık ölüyor yavaş yavaş. Bu ne öfke, ne sinir arkadaş; Bu dünyada kalan mı var? Ay doğsun diye güneş batar, Cehennem ateşi yürek yakar. İnsan, ne hikmet edip de hâşâ, Kula tapar; Rab’den başka bilen var mı? Sarılır aklıma fikrim, şükrüm kadar, Ne çalışırsan çalış, yazılan kader var. İnsan, fikri ve zikri kadardır; Dilsiz şeytan olup mutlu olan var mı? Ekmek almaya başladı eken biçenden, Hesap sorulur oldu hak için serdengeçenden. İnsan olur mu kendini bilen susandan? Suskun denizde dilsiz olan var mı? Hakikatin üstüne perdeler çekilmiş, Vicdanın terazisi çoktan eğilmiş. Nice doğru, eğri yolda tükenmiş; Eğrilikten hayır bulan var mı? Bir gün gelir, son nefeste durulur, Defter açılır, hesaplar görülür. Mal da mülk de bir avuç toprak olur; Kabirde makam soran var mı?
Şiir
Umut Denizinde
Derdimiz yok değil mi? Tertemiziz değil mi? Ellerinizi çekin kirli günahlarınızdan, umutlarımız hâlâ aklın ve vicdanın elinde. Günahımız kendimize, derimiz zehirli belki. Ama kimsenin hayatını karartmadık, umudumuz hâlâ dimdik ayakta. Çaldığımız bir türkü mü vardı? Dinledik biz de. Allah’a isyan etmedik ki, ruhumuz temizdi yine de. Adalet deyip içtiğiniz yeminler, haramla ördüğünüz saraylar... İnsanlığın üstüne attığınız yükleri bir gün taşıyamayacaksınız. Bu denizde büyüdüm ben. Çocukluğumu anlatamam; umudun içinde açan bir papatya gibiydi, ihanetin ortasında ezilen. Nasır tutmuş ellerim var, hasımların arasında büyüyen. Gel otur yanıma, belki anlarsın dilimden.
Şiir