O devrimi, Bu devrimi, Şu devrimi, Kahkahalanmalarında Dikişe tutuldu gergef üzerinde -çapa ile sığır- -üreticiyle asalak- -köylüyle efendi- Karşıtlığı.
Şiir
Che nin dediği gibi:Esas devrimcilik sevgidir der.Dürüst olmuşsan, dürüst sevmişsen ,dürüst yaşamışsan, bütün başarısızlıkların zafer demektir.Çünkü dürüst yaşamanın üstünde bir başarı yoktur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sosyolojik anlamda muhafazakârlık ve devrimcilik, toplum olarak bocalayıp durduğumuz düşünsel bir çıkmaz sokağın başını ve sonunu tıkamış, iki önemli kilometre taşıdır..
Eshedü der. Ben sahidim.Yargıçdeğilim,savcıdeğilim,avukatdeğilim
yalnizardiccdergi: Gerçek bir devrimci mi görmek istiyorsun? işte burda gerçek bir devrimci var, Yalnız Ardic. Yüzyldır burda tek basına zamana ve olaylara şahitlik eder. Asla suçlamaz, yarglamaz, savunmaz. Ama gölgesini de kimseden ve hiç bir seyden esirgemez. Bütün devinimi kendi içindedr. Burda böyle tek başına ve dimdik durur. Eshedü der. Ben sahidim. Yargiç değilim, savcı değilim, avukat değilim. iste bu gerçek bi durustur. Devrimci duruşu, Müslüman durușu, insan durușu. Ben de gerçek bi devrimci görmek istedim Bu yalnız ardica geldim. Bunun böyle tek başina ve dimdik durusu çok etkiledi beni. Ben gerçek bir devrici nasıl olur ondan ögrendim. Onun gibi eshedü demeyi öğrendim. Eșhedü. Ben șahidim. Herkes duysun: Yargiç değlim yargılamam, Avukat değilim savunmam, Savcı değilim suçlamam, Herkes ve her sey duysun. Kendime şahidim, zamana şahidim, sonsuzluğa şahidim. Ve herkes ve hersey de sahit olsun ki, bu devrimci duruşumla bütüin evreni selamlıyorum. Ve tıpki bu yalnız ardıç gibi tek başıma dimdik herkesi ve her seyi kucaklıyorum
Suyun kurusun kanadın kırılsın değirmen Yetişir beni üğüttüğün Bırak cahilliğim saflığım gitmesin elden Bilmek yanmakmış büsbütün Ben ettim sen etme kuzum değirmenci baba Boşuna değil bu telâş Öğrettiğin acı şeyler gelmiyor hesaba Mola ver dönmesin bu taş Allahını seversen yarıda kes bu işi Sürmesin bu korkulu düş Rüzgâr dalda bırakır yarı olmuş yemişi Tam olanı düşürürmüş 1. Bilinçaltının Bilinç Düzeyine Çıkışı Cahit Sıtkı Tarancı’nın 1948 yılında yayımlanmış olan Değirmen şiirindeki yoğun ölüm kaygısına dayalı olarak şairin nevrotik kişiliği göze çarpmaktadır. Şairin âdeta kişiliğinin bir parçası hâline gelmiş olan endişenin kökeninde yer alan en önemli olgulardan biri çok sevdiği hayatı kaybetme korkusudur. Onun yoğun üzüntü ve ıstırap duygularının altında ölüm kaygısı yatmaktadır, bu da onda nevrotik bir kişiliğe sebep olmaktadır. Değirmen şiirinde bunun yansımalarını görmekteyiz. Şair hayatın akışını onu an-be-an ölüme yaklaştıran korkulu bir düş olarak nitelemekte, ölmek istemediğini vurgulamaktadır:
Yeni anladım.. Asıl devrimcilik, bir babanın ölürken o son çırpınışında bile karısına,"Çocukların harçlığını verdin mi?.." demesiymiş...